15 Temmuz Kahramanları

13 Tem 2018 Cum 22:05
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Nursena İNAL

 

Bugün 14 Temmuz 2018 Cumartesi. Darbe girişiminin üzerinden yarın 2 yıl geçmiş olacak.  O gece, 15 Temmuz gecesi… Hainlerin, o pis cuntacıların erlerimize iç savaş olduğunu söyleyerek kışlalarından tanklarla çıkarıp Türkiye Cumhuriyetine darbe yapmaya kalkıştıkları gece…

İçi dışı imanla kaplı insanların yaşadığı, vatanını vermeyip canlarını vermeyi tercih edecek insanların sahip çıktıkları Türkiye Cumhuriyeti’ne darbe yapacaklarını sanıp halkı F-16 ile taradıkları o gece…

İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nde darbe girişimi esnasında zor şartlarda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la telefon bağlantısı kuruldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan halkı meydanlara davet etti. Halk Cumhurbaşkanının çağrısına uyup meydanlarda demokrasi nöbeti tuttu.

O gece Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’a suikast düzenlendi. Ancak çok az bir zamanla Cumhurbaşkanımız suikasttan korundu. Maalesef o sırada Sayın Erdoğan’ ı korumak üzere görevlendirilen 2 polisimiz şehit edildi.

Boğaziçi Köprüsü’nde o gece halk tanklara tırmanarak o hain girişimi engellemeye çalışırken Astsubay Ömer Halisdemir, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ele geçirmek isteyen Semih Terzi’yi öldürmüş ve oradaki hainler tarafından şehit edilmişti. O geceki hain girişimin engellenmesinde en çok etkisi olan Ömer Halisdemir’e çok şey borçluyuz.

Halkımız tanklara çıktı, eli silahlı hainlerin üzerine yürüyerek bu girişime karşı çıktı. Bir vatansever, kalbindeki imandan başka gücü olmadan, o an vatanına bir şey olmasın diye kendi canından vazgeçip; yüzyıllık tarihini, kültürünü, geleneklerini, örf ve adetlerini, güzel vatanımızın topraklarını korumak için tankın onu ezebileceğinden korkmadan tankın tekerinin önüne uzandı. Tankın onu ezmeden oradan geçemeyeceklerini bilmelerini istedi. Tanktakiler bu iman dolu vatanseverin üzerinden geçemedi. Korktular. Evet, yapamadılar çünkü bu cesaretten korktular. Onlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını çok hafife aldılar. Baktılar o zaten canından vazgeçmiş, baktılar kalkmayacak, yapamadılar!…

Bir ablamız aldı kamyoneti, doldurdu arkasına iman dolu gençleri, bu girişime karşı çıktı. Halkımız köprüde ülkemizi korumaya çalışırken o pis cuntacılar F-16’mızla halkımızı taradılar. Köprüdeki savunmasız halkımızı canlı yayında şehit ettiler. Ancak vatandaşımız vurulmuş yere düşerken bile elinde bayrak, “Ben düşerken şanlı bayrağımız yere değmesin!” düşüncesiyle son nefesine kadar bayrağı elden bırakmadı. Yere düşse de bayrağı düşürmedi. Şehit olana kadar bayrağı bırakmadı. Zaten ne o bayrak ne de şehidimizin kanı yerde kaldı!

O vatan hainleri halkımızı kurşunlarla korkutabileceklerini, geri çevirebileceklerini sandılar. Halkımızın kalbinin “VATAN” diye attığını, vatanı için şehit olmayı çoktan gözden çıkarmış olduğunu ve vatanını koruma isteği ile yanıp tutuştuğunu kurşunlar yağdıktan sonra bile köprüden ayrılmadığında anladılar.

Haber ajanslarının yayınını engellemeye çalıştılar ama halkın direnişine dayanamadılar ve canlı yayınlar tüm ekranlarda izlendi. Ekran başında canlı yayını izleyerek bu hain girişimden haber alan halkımız ellerinde Kur’an Fetih suresini, Yasin suresini okudular. Avuçları semaya yönelmiş, dillerinde Fatiha, İhlas, Felak, Nas…

Vatanını canından çok seven ve koruyan sadece köprüde değildi. Meydanlarda demokrasi nöbeti tutan halkımız da Türkiye Cumhuriyeti’ ne darbe yapılamayacağını göstermiş oldu.

Tankları; canından, kanından, malından, iman ve vatan sevgisi hariç her şeyinden vazgeçerek o Türk evlatları, o Osmanlı torunları engellediler. Yollarını kestiler, tankların üzerine yürüdüler, elinde silah olan cuntacılara “Haydi sık!”dediler. Hatta bir tanesi F-16’ya atlamak istedi. Eğer atlasaydı ne yapacağı sorulduğunda pilotu öldürüp, uçağın kontrolünü alıp, vatan hainlerini öldüreceğini söyledi. Halkımız bu derece öfkeliyken,  vatanını korumaya cesareti varken nasıl darbe yapabilirlerdi?

81 ilde her mahalleden selalar yükseldi. Halkımız darbe girişimi saatleri boyunca dua etti, Allah’ a yöneldi. Hayrın ve şerrin O’ndan geldiğini bildikleri yüce yaratana tüm kalpleri ile dua ettiler.

Meclise bomba attılar. M

Nursena İNAL

Bugün 14 Temmuz 2018 Cumartesi. Darbe girişiminin üzerinden yarın 2 yıl geçmiş olacak.  O gece, 15 Temmuz gecesi… Hainlerin, o pis cuntacıların erlerimize iç savaş olduğunu söyleyerek kışlalarından tanklarla çıkarıp Türkiye Cumhuriyetine darbe yapmaya kalkıştıkları gece…

İçi dışı imanla kaplı insanların yaşadığı, vatanını vermeyip canlarını vermeyi tercih edecek insanların sahip çıktıkları Türkiye Cumhuriyeti’ne darbe yapacaklarını sanıp halkı F-16 ile taradıkları o gece…

İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nde darbe girişimi esnasında zor şartlarda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la telefon bağlantısı kuruldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan halkı meydanlara davet etti. Halk Cumhurbaşkanının çağrısına uyup meydanlarda demokrasi nöbeti tuttu.

O gece Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’a suikast düzenlendi. Ancak çok az bir zamanla Cumhurbaşkanımız suikasttan korundu. Maalesef o sırada Sayın Erdoğan’ ı korumak üzere görevlendirilen 2 polisimiz şehit edildi.

Boğaziçi Köprüsü’nde o gece halk tanklara tırmanarak o hain girişimi engellemeye çalışırken Astsubay Ömer Halisdemir, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ele geçirmek isteyen Semih Terzi’yi öldürmüş ve oradaki hainler tarafından şehit edilmişti. O geceki hain girişimin engellenmesinde en çok etkisi olan Ömer Halisdemir’e çok şey borçluyuz.

Halkımız tanklara çıktı, eli silahlı hainlerin üzerine yürüyerek bu girişime karşı çıktı. Bir vatansever, kalbindeki imandan başka gücü olmadan, o an vatanına bir şey olmasın diye kendi canından vazgeçip; yüzyıllık tarihini, kültürünü, geleneklerini, örf ve adetlerini, güzel vatanımızın topraklarını korumak için tankın onu ezebileceğinden korkmadan tankın tekerinin önüne uzandı. Tankın onu ezmeden oradan geçemeyeceklerini bilmelerini istedi. Tanktakiler bu iman dolu vatanseverin üzerinden geçemedi. Korktular. Evet, yapamadılar çünkü bu cesaretten korktular. Onlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını çok hafife aldılar. Baktılar o zaten canından vazgeçmiş, baktılar kalkmayacak, yapamadılar!…

Bir ablamız aldı kamyoneti, doldurdu arkasına iman dolu gençleri, bu girişime karşı çıktı. Halkımız köprüde ülkemizi korumaya çalışırken o pis cuntacılar F-16’mızla halkımızı taradılar. Köprüdeki savunmasız halkımızı canlı yayında şehit ettiler. Ancak vatandaşımız vurulmuş yere düşerken bile elinde bayrak, “Ben düşerken şanlı bayrağımız yere değmesin!” düşüncesiyle son nefesine kadar bayrağı elden bırakmadı. Yere düşse de bayrağı düşürmedi. Şehit olana kadar bayrağı bırakmadı. Zaten ne o bayrak ne de şehidimizin kanı yerde kaldı!

O vatan hainleri halkımızı kurşunlarla korkutabileceklerini, geri çevirebileceklerini sandılar. Halkımızın kalbinin “VATAN” diye attığını, vatanı için şehit olmayı çoktan gözden çıkarmış olduğunu ve vatanını koruma isteği ile yanıp tutuştuğunu kurşunlar yağdıktan sonra bile köprüden ayrılmadığında anladılar.

Haber ajanslarının yayınını engellemeye çalıştılar ama halkın direnişine dayanamadılar ve canlı yayınlar tüm ekranlarda izlendi. Ekran başında canlı yayını izleyerek bu hain girişimden haber alan halkımız ellerinde Kur’an Fetih suresini, Yasin suresini okudular. Avuçları semaya yönelmiş, dillerinde Fatiha, İhlas, Felak, Nas…

Vatanını canından çok seven ve koruyan sadece köprüde değildi. Meydanlarda demokrasi nöbeti tutan halkımız da Türkiye Cumhuriyeti’ ne darbe yapılamayacağını göstermiş oldu.

Tankları; canından, kanından, malından, iman ve vatan sevgisi hariç her şeyinden vazgeçerek o Türk evlatları, o Osmanlı torunları engellediler. Yollarını kestiler, tankların üzerine yürüdüler, elinde silah olan cuntacılara “Haydi sık!”dediler. Hatta bir tanesi F-16’ya atlamak istedi. Eğer atlasaydı ne yapacağı sorulduğunda pilotu öldürüp, uçağın kontrolünü alıp, vatan hainlerini öldüreceğini söyledi. Halkımız bu derece öfkeliyken,  vatanını korumaya cesareti varken nasıl darbe yapabilirlerdi?

81 ilde her mahalleden selalar yükseldi. Halkımız darbe girişimi saatleri boyunca dua etti, Allah’ a yöneldi. Hayrın ve şerrin O’ndan geldiğini bildikleri yüce yaratana tüm kalpleri ile dua ettiler.

Meclise bomba attılar. Meclise bomba atsalar ne olurdu? Meclis, sadece üst üste tuğlalardan oluşan bir yapı mıydı ki meclisi bombaladılar?

15 temmuz

Türkiye Cumhuriyeti halkı ölmekten korkmadığı kadar vatanının elden gitmesinden korktuğu için, ezanların dinmesini istemediği için; o hainlere, o FETÖ mensuplarına, o Amerika piyonlarına vatan aşkı ile karşı çıktı. Bu karşı koyuşla, bu imanla, bu cesaretle başa çıkamayan hainler direnemediler, korktular, esareti seçtiler. Ne yapabilirlerdi ki başka? Allah’ın, meleklerin korumasıyla kuşanmış Ademoğlu’na ne yapabileceklerdi? Ne yapacaklarını düşünmüşlerdi? Nasıl böyle bir hataya düşmüşlerdi? Ama anladılar ve cezalarını çekiyorlar.

Evde ailesini bırakıp ülkesini savunmayı seçenlerin kimi şehit oldu, kimi gazi. Ama bu ülke onlar sayesinde kurtuldu. Onlar eğer canlarını ortaya koymasalardı kim bilir ben şu anda bu zaferi yazamazdım.

O koca yürekleri vatanı için imanla çarpan vatanseverlerimiz, işte onlar Türk tarihinin “15 TEMMUZ KAHRAMANLARI!”

eclise bomba atsalar ne olurdu? Meclis, sadece üst üste tuğlalardan oluşan bir yapı mıydı ki meclisi bombaladılar?

Türkiye Cumhuriyeti halkı ölmekten korkmadığı kadar vatanının elden gitmesinden korktuğu için, ezanların dinmesini istemediği için; o hainlere, o FETÖ mensuplarına, o Amerika piyonlarına vatan aşkı ile karşı çıktı. Bu karşı koyuşla, bu imanla, bu cesaretle başa çıkamayan hainler direnemediler, korktular, esareti seçtiler. Ne yapabilirlerdi ki başka? Allah’ın, meleklerin korumasıyla kuşanmış Ademoğlu’na ne yapabileceklerdi? Ne yapacaklarını düşünmüşlerdi? Nasıl böyle bir hataya düşmüşlerdi? Ama anladılar ve cezalarını çekiyorlar.

Evde ailesini bırakıp ülkesini savunmayı seçenlerin kimi şehit oldu, kimi gazi. Ama bu ülke onlar sayesinde kurtuldu. Onlar eğer canlarını ortaya koymasalardı kim bilir ben şu anda bu zaferi yazamazdım.

O koca yürekleri vatanı için imanla çarpan vatanseverlerimiz, işte onlar Türk tarihinin “15 TEMMUZ KAHRAMANLARI!”

Benzer Haberler

KAPIŞ Araplar şimdi de Türkiye’ye at almaya geliyormuş. Bazıları da kat almaya!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “GENELDE KIRSAL ALANDA KIŞA HAZIRLIĞI YAPILAN GIDALARDAN BİRİ DE, TURŞUDUR.”...

Yorum 
0

Gülseren FEDAKÂR YALAZA   Bizim bakkal dükkânımız vardı. Babam sabahleyin Hal’e gider;...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KAPIŞ Araplar şimdi de Türkiye’ye at almaya geliyormuş. Bazıları da...

Turşu Kültürü

Metin MERCİMEK “GENELDE KIRSAL ALANDA KIŞA HAZIRLIĞI YAPILAN GIDALARDAN...

Sana Yağı Kutusundan Okul Çantası...

Gülseren FEDAKÂR YALAZA   Bizim bakkal dükkânımız vardı. Babam sabahleyin...

TEZE KİLİS DOLMASI

Kara balcan çıktımı, Karışık dolma edicin. Tüylü acır, heylan kabak,...

GÜN BATIMI

Denizle buluştu güneş, kızıl kızıl son ışıkları, Hüzün kapladı içimi...

Özel güvenlik bölgesi uygulaması so...

Kilis Valiliği’nce başlatılan bazı alanlardaki “özel güvenlik bölgesi”...

İstihdam kurul toplantısı yapıldı...

İl İstihdam Kurulu toplantısı, Kilis Vali Yardımcısı Murat Sarı başkanlığında...

Horozkarası üzüm 5 TL

Kilis’e özgü horozkarası üzüm, 5 TL’den satılmaya başlandı. Tezgâhlardaki...

Kilis’te altı ayda 201 konut el değ...

TÜİK Gaziantep Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada konut...

“Evde Yaşlı Bakım” prot...

Kilis Belediyesi ile İl Sağlık Müdürlüğü işbirliği ile “Evde Yaşlı...

Suriyeli öğrencilerden 15 Temmuz Se...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde düzenlenen ve Diyanet İşleri eski Başkanı...

Öğrencilere kütüphane tanıtımı...

Kilis’te Kur’an Kursu öğrencilerine kütüphane tanıtıldı. Kitap okumanın...

Dondurma ve bebek maması Kilis keçi...

Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Cırnavuk, Kilis...

“Din istismarı ile mücadele” semine...

Diyanet İşleri Başkanlığınca dini, milli ve manevi değerlerimizi istismar...

Halfeti-Şanlıurfa turları devam edi...

Kilis Belediyesinin Kilisli bayanlar için ücretsiz olarak düzenlemiş olduğu...

Elektrik çarpması sonucu ağır yaral...

Kilis’te bir kişi, elektrik çarpması sonucu ağır yaralandı. Şıh Mehmet...

Aramızdan Ayrılanlar

Dursun KARAKUŞ (92) Durdu CIRNAVUK (88) Şaban İMAMOĞLU (68) Necati GÜN (58)...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DİŞ AIDS, diş fırçasıyla da geçiyormuş. Bizim toplum için tehlike yok...