Dolar 8,6580
Euro 10,1795
Altın 488,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 32°C
Az Bulutlu
Kilis
32°C
Az Bulutlu
Paz 33°C
Pts 34°C
Sal 35°C
Çar 34°C

21 Mart Dünya Şiir Günü

21 Mart Dünya Şiir Günü
REKLAM ALANI
A+
A-
22.03.2016
45
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“ŞİİR, BÜYÜK ZEKÂLARIN RÜYALARIDIR.”
(Alphonse de la Martine)

Artık her yıl 21 Mart Dünya Şiir Günü kutlanmaya başlamış, zor ve acı günler yaşadığımız şu zamanlarda şiir bizlere nefes açan bir pencere haline gelmiştir.
Şiir, tüm insanlarda güzel duyguları uyandıran, onu bir ruh halinden başka bir ruh haline çeviren; serbest, kafiyeli ve ölçülü sözler olarak tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla şiir, duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısraları içinde bulundurup aktarılmasıdır.
Şiir kendi arasında bir çok türlere ayrılır. Kimi bilim, sanat, felsefe ve din alanlarında öğüt vermek için kullanılır. Kimi tabiat güzelliklerini ele alır. Kimi şiirler bir milletin hayatında izler bırakan yiğitlik, kahramanlık, mertlik ve vatan sevgisini yansıtır. Kimi şiirler de eleştirici bir anlatım olarak ortaya çıkar. Ayrıca şiirin bir başka türü var ki, o da toplumun her kesimini ilgilendiren sevinç, acı, aşk, özlem, hasret gibi bireysel duyguların işlendiği şiirlerdir.
Şiir hakkında birçok şair ve edebiyatçılar ayrı ayrı görüş ve düşüncelerini şöyle dile getirmişlerdir:
Yahya Kemal Beyatlı, “Dizenin ayakları yerden kopmazsa ve uçmazsa, ya da ister en hafif perdeden olsun, ister İsrafil’in borusu kadar gür olsun, kulağı bir ses gibi doldurmazsa, o halis şiir değildir” demiştir.
Hocamız Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca, “Musikiye soyunmak için, önce musikinin ikiz kardeşi durumunda olan şiiri çok iyi  bilmemiz ve daha sonra beste yapmamız gerekmektedir” diye ifade etmiştir.
Bazı edebiyatçılar şiirin sadece işlevi olduğunu öne sürmekte. Oysa işlevinin yanı sıra, görevlerinin de olduğuna inanmak gerekir. Çünkü son yıllarda dünyayı saran kan, dehşet, ölüm gibi olumsuzlukların devam ettiğini hepimiz yakından biliyoruz. Aslında tüm bu olumsuzlukların temel nedeni SEVGİSİZLİKTEN ileri gelmektedir. Bu tutum içinde bunalan insanlar, bir sığınacak ve karşı koyacak bir güç bulamayınca, umut verecek olan güveni ise şiir de bulmaktadır.
Şiirin Türk toplumu üzerindeki önem ve mahiyetine bir göz attığımız zaman, insanlarımızda büyük gelişmeler gösterdiğini görmekteyiz. Yüz yıllar boyunca şiirin gelişmesini şairlerimiz önemsemiş ve toplumun bir zarafeti olarak yorumlamıştır. Hatta şiir o kadar büyük bir önem kazanmış ki, Türk Sanat Musikisi dalında hayli ilerlemeler kaydetmiştir. Ayrıca şiir, halkımızın  duygularına da etki yaparak türkülerimizin daha da artmasını ve şekillenmesini sağlayarak bir sistem halini almıştır.
Yaşam sürecimizde, duygularımızı coşturan, ruhumuzu yücelten şiirlerin, gerek etkinliklerde, gerek bir başka toplantılarımızda SEVGİ’yi öğreten bir duygu olduğuna inanıyor ve şiir sevenlerin, 21 Mart Dünya Şiir Günü’nü candan kutluyorum.
Hoşça kalın.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.