Dolar 32,7682
Euro 35,0901
Altın 2.459,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Açık
Kilis
38°C
Açık
Cts 36°C
Paz 35°C
Pts 37°C
Sal 38°C

9 Nisanların Altıncısı (Bir anma yazısı)

9 Nisanların Altıncısı (Bir anma yazısı)
A+
A-
09.04.2023
301
ABONE OL

Mahmut KANMAZ

Aşık Veysel’e sormuşlar bir gün;

“Baba, ne anladın bu dünyadan?” diye.

“Hiç” demiş, büyük aşık…

“Hiç bir şey anlamadım…”

“Sanki pazara gittim de, üç metre bez

aldım geldim…”

“Hepsi bu…”

Gerçektende öyle…

Her şey çok kısa ve bir göz kırpımı süresinde…

Bir varmış, bir yokmuş gibi…

Bir yere gidip de, dönememiş gibi…

Uyuyup da, uyanamamış gibi…

Ve adına “Ömür” demişler bunun…

Hiçbir şey tamam değildir burada…

Her şey yarım yamalak ve

Hep bir şeyler eksiktir…

Ne, hayaller tamamen gerçek.

Ne de, sevinçler süreklidir…

Bazen, yarısı içilmiş bir bardak çay…

Bazen, tamamlanamamış bir kitap…

Bazen de, giyilememiş bir gömlek kalır geride.

Umutlar, sevgiler, o çok değer verilen eşyalar bir tarafta,

Sen, bir başka tarafta kalırsın…

Buna da, “İlahi yazgı” deniyor.

Bir de, “Veda etmek” var sevdiklerine…

Yüreklere hüzün düşürmek var…

Vakitsiz gitmeler var…

Bir vedaya bile sığdırılamayan, hüzün yüklü gidişler var.

Tıpkı, bundan altı yıl önce, gidip de geri dönmeyen biri gibi.

Demek istediğimi anladınız umarım.

Gözleri yosun yeşiliydi onun.

Yüreği de sevgi dolu…

Herkesin kendisinden razı olduğu ve dünya iyisi biriydi.

Gülünce gözlerinin içi gülerdi.

Adı gibi, gönlü de zengindi.

Dünya malına, hiç tamahı yoktu.

Sevgiydi, şükürdü bütün hülyası.

Ama bu kadarmış her şey.

Allahın takdirine ne denir ki.

Veren de o, alan da.

Hani hep denir ya, “Allah sevdiği kulunu erken alırmış yanına” diye.

Buna çok inanıyorum artık.

Yarınların ne getireceğini kimseler bilemez.

Örnek mi?

İşte, benim de bizzat yaşadığım büyük deprem afeti.

İçinde ders alınması gereken çok şeyler var.

Solup giden nice canlar var.

Ruhları şad olsun.

Bugün gördüğün ve konuştuğun birini, belki bir daha hiç göremeyebilirsin..

Onun içindir bu dediklerim.

Yoksa her şey için çok geç kalmış olabilir insan.

Unutulmasın ki, toprak asla geri vermiyor aldıklarını..

Hiçbir şeyin geri iadesi yok.

Ve demem o ki,

Bugün, hüznümü sizlerle paylaşmak,

onu anmak ve yad etmek amacıyla, yazmaktayım bütün bunları.

Çünkü bugün o gün… 9 Nisan…

Yani, 2017’den bu güne kadar geçen dokuz nisanların altıncısı bugün.

Nur içinde ve huzurla uyu canım.

Mekânın cennet olsun inşallah…

Melekler de yoldaşın…

Rahmetle, sevgiyle, özlemle ve her daim dualarla…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.