Acı Ama Anlamlı Bir Öğretmenler Günü Armağanı

05 Ara 2017 Sal 9:38
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Aysel Masmanacı BEŞOĞLU

 

Alnımıza yazılan yazının ak mı, kara mı olduğunu okuma şansımız olmadan,sanki gelecekteki günlerimizi güllük gülistanlık yaşayacakmış gibi akıbetimizi bilemeden yaşamak…

Pırlanta gibi bir gençti Cemal… Ailesine, akrabalarına, komşularına, arkadaşlarına kısaca çevresindeki insanlarla diyaloğu çok iyi olan, hoşgörülü, esprili aynı zamanda sakin mizaçlı ve biraz da vurdumduymaz tabiatlı bir gençti. Ailenin 4. çocuğu idi.
Liseden sonra iki yıl üst üste girdiği üniversite sınavlarını kazanamayınca babası O’nu zorla askere yolladı. İstemeyerek gitti askere… Keşke hercai tipli arkadaşlar edinmeseydi, arkadaşlarına uyarak gece hayatına akacağına, oturup sıkı sıkıya derslerine çalışıp, istediği üniversiteyi kazanabilseydi, kimbilir hayatı daha iyi olacaktı.
Edirne-Keşan’da yaptı askerliğini.
Ancak askere gidince anladı okuyamamanın ne kötü birşey olduğunu. Kendinden iki yıl fazla okumuş komutanlarının emrinde emir eri olarak 15 ay onların hizmetinde ve emir altında askerlik yapmanın zorluğunu. Kilis’ten lise kitaplarını ve defterlerini istedi. Askerde boş zamanlarında lise 1,2,3. sınıfların konularını tekrar etti 15 ay.Ben de öğretmen okulu son sınıftaydım.
Eskinin öğretmen okulu değip de geçmemek lazım! Hem lisenin tüm sayısal ve sözel dersleri (Matematik, Fizik, Kimya, Cebir, Trigonometri, Biyoloji,Edebiyat, Tarım, Dikiş, Nakış, Ev ekonomisi, Yabancı Dil, Askerlik dersleri, Meslek dersleri, Uygulama ve bir de tıpkı bir konservatuar eğitimi düzeyinde zorunlu olarak enstrümanlı ve donanımlı bir Müzik eğitiminin yanı sıra, görsel sanatların her dalını içeren, yağlıboya karakalem çalışmaları, kesik uç çini mürekkep ile yazı çalışmaları donanımlı hem kültür hem de sanat eğitimli, şimdinin üniversite eğitimi ile eş düzeyli bir okuldu öğretmen okulları. Sanat donanımlı öğretmen olarak mezun ederdi öğrencileri.)

Bunları neden anlatıyorum? Çünkü sayısal ve sözel ders hocalarımız çok başarılı ve donanımlı idiler. Derslerde aldığım notları ve özet defterlerimi, çözümlü ders kitaplarını abime, Keşan’a yollardım her hafta. O da bunlara çalışır, içlerinde askerliğini öğretmen olarak yapan öğretmenlere bilmediği soruları sorarmış.Böylece sınavlara hazırlanmış.
O yıl Cemal abimle anlaşmalı olarak üniversite sınavlarına girdik. İstanbul Üniversitesi Fen Fak. Jeofizik Mühendisliğinde okuyan Celal abim bize bu konuda yardımcı oldu.
Cemal abim askerden firar ederek :), ben de annemle İstanbul’a giderek sınavlara girdik. Abim Eskişehir Fen ve Tabiat Bilgisi öğretmenliğini mektupla öğretim(şimdinin açıköğretim fakültesi), ben de Ankara Hukuk Fakültesinikazanmıştık.
Abim askerden geldikten sonra, İskenderun Demirçelik Fabrikasında İş buldu. Önce işçi, sonra ustabaşı olarak çalıştı. Bu arada evlendi. Mektupla öğretimini sürdürdü ve üç yılda Fen Bilgisi öğretmeni oldu. Beni de babam Ankara Hukuk’a maddi şartlarımızın iyi olmadığından göndermedi. Zaten Celal abimi bir manav dükkânı çalıştırarak zor okutuyordu. Öğretmenliğimi yapmam için ısrar etti. Her kararında olduğu gibi karşı koyamamıştım.
Önce Ankara Şereflikoçhisar’da çalıştı. Dört yıl sonra Urfa-Birecik Yatılı Bölge Okulu’nda, son olarak da ev kirası vermesin diye İskenderun- Denizciler’de temelden girip yaptırdığı kendi evinde oturmak için, yeniden İskenderun’a tayin isteyerek geldi. Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu’nda çalışmaya başladı. Dünya yüzünde bir tek oğlu vardı: Serkan… Dünya tatlısı bir genç. Tek maaşla O’nu da İstanbul Yıldız Teknik-Fizik bölümünde okuttu.
Çalıştığı okullarda çok sayıldı ve sevildi.Oldukça başarılı bir öğretmendi. Hayat şartları ve askerlikten aldığı derslerdir onu bu yerlere getiren…
Girdiği toplumda kahkaha tufanı yaratan, çevresindeki insanları esprilerle boğan bir yapısı vardı.Yaz tatillerinde, sömestr ve bayram tatillerinde Kilis’e geldiğinde Çalık Camii’ye gider, sabah namazlarını mutlaka yaz olsun, kar kış olsun üşenmez camide kılardı. Caminin imamı dostuydu. Adam bazen kışın soğukta sıcak yatağından kalkmaz, “Hastayım, bugün sabah namazını sen kıldır” derdi. Kıldırırdı…
Hayatta iki ideali vardı…Günün birinde Hacca gitmek, orada vefat etmiş olan babamın mezarını ziyaret etmek(ki, Hicaz’da vefat eden mevtaların mezarları olmazmış! Cesetler Mekke’de Cennet-i Bakiye denilen toplu mezara defnedilirmiş. Kumun sıcağından kemikleri kısa sürede eriyip, kumların arasında kayboluverirmiş)
Bir de oğlunun mürüvvetini görmek…
Sigarayı çok içiyordu. Sanki Londra’da akciğer hastalığından ölen Celal abim ona ders olmamış gibi… Hastalanınca emekliye ayrıldı.
44 yıl devlete hizmet etti. İki yıl önce de akciğer kanseri denilen o illet aldı götürdü zavallı ağabeyciğimi.
Bütün arzuları emelleri içinde kaldı…
Tedavi gördüğü Adana Balcalı Hastanesi’nde yoğun bakımda yatarken emekli ikramiyesi geldi.
Onca yılın emeğinin karşılığı olamazdı ama o para… Ne gözü gördü ne eline aldı… Kendi vefat ettiğinde ikramiyesi bankadaydı…
Bu gördüğünüz foto; en son girdiği sınıfının fotoğrafıdır. Ayrıca biraz kendi imkânlarıyla, biraz da Milli Eğitim’in katkısı ile kurduğu Fen ve Teknoloji Laboratuvarına da adını verdiler.
Okul idaresi o kadar emek verdiği o laboratuvara “Yusuf Cemal MasmanacıFen ve Teknoloji Laboratuvarı” adını verdi.
TSM aşığı, ince ruhlu, sanat meraklısı, merhametli, altın kalpli güzel insan! Sen mezarında rahat uyu…
Ben senin yerine TSM, edebiyat etkinlikleri yapıyorum. Her seferinde seni anmak için… Mekânın cennet, kabrin nur dolsun!…

sınıf

Benzer Haberler

ATASÖZÜ Türk çocuklarının boyları uzamaya başlamış. İnşallah akılları kısalmaz!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “YAŞAMAK: BİRER BİRER VE HEP BERABER İPEKLİ BİR KUMAŞ DOKUR GİBİ…...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, zaman çok çabuk geçiyor, kıymetini bilmek lazım. Her şey daha...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ATASÖZÜ Türk çocuklarının boyları uzamaya başlamış. İnşallah akılları...

Kültür İlçesi Kadıköy’ü Tanıy...

Metin MERCİMEK “YAŞAMAK: BİRER BİRER VE HEP BERABER İPEKLİ BİR KUMAŞ...

Yıllar Sonra Öğrendim ki…

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, zaman çok çabuk geçiyor, kıymetini bilmek...

İntikam!

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU   Atlar sadık hayvanlardır. Onlar da bir bakıma...

Ben-Sen-2

Mahmut İ. KANMAZ   “Siyah beyaz tuşlarında piyanomun Seni çalıyorum şimdi...

ELHANÎ’ye

Elhan Uğur Elhan Hocam annesini kaybetti, çok acı günler geçirdi biliyorum....

SABAH

Penceremi açınca, Yemi bırakıp kaçınca, Havalanan güvercin. Geri çekildim...

50 bin öğrenci karne aldı

Kilis’te okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede eğitim gören 50 bin Türk...

İl İstihdam Kurulu toplantısı yapıl...

Kilis’te İl İstihdam Kurulu 2019 Yılı 1. Olağan toplantısı, Vali Recep...

Bomba, silah, uyuşturucu ile yakala...

Kilis’te polisin bir garaja düzenlediği operasyonda el bombası, tabanca,...

Yangında mahsur kalanlar kurtarıldı...

Kilis’te 4 katlı apartmanda çıkan yangında mahsur kalan 14 kişi itfaiye...

2023 Eğitim Vizyonu Çalıştayı ünive...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nin katkıları, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün...

Dar gelirli vatandaşlar semt pazarl...

Kilis’te vatandaşlar ucuz olması sebebiyle semt pazarlarına ilgi gösteriyor....

KİTSO’dan dijital ehliyet hizmeti...

Kilis Ticaret ve Sanayi Odası’nda(KİTSO) Sayısal Takograf (Dijital Ehliyet)...

Temel aile bilinci eğitimi semineri...

Kilis İl Müftülüğü Aile Ve Dini Rehberlik Bürosu tarafından merkez ve...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ÇÖP Çöp torbası kullanmasını sevmiyormuşuz. Evet… Çöpleri caddeye...

Kilis Vakfı’nın Onursal Başkanı Say...

Nejat TAŞKIN   35 senedir İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki Laleli semtiyle...

Vuslat Nedir ve Vuslat Hakkındaki G...

Metin MERCİMEK “BİZE GÖZÜN DEĞİL, GÖNLÜN GÖRDÜĞÜ YÜREK GEREK....