Dolar 8,0580
Euro 9,6752
Altın 460,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
31°C
Parçalı Bulutlu
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 27°C

Adalet Savunucuları

Adalet Savunucuları
REKLAM ALANI
A+
A-
08.04.2021
21
ABONE OL

Harika ÖREN

Hakkı, hukuku savunan, adaletin yerine getirilmesi için mücadele eden en önemli kişilerdir avukatlar. Gerek iş, gerek özel yaşamdaki anlaşmazlıkların, adaletin düzeltilmesi, haklının hakkını alabilmesi, gerçeklerin ortaya çıkması açısından bu meslek hukuk sisteminin en önemli yapı taşlarından bir tanesini oluşturmaktadır.

Avukatlık mesleği tarihin yazdığı en eski mesleklerdendir yani kadim bir meslektir. Mevcut bilgi ve belgelerin yeterli olmaması nedeniyle başlangıç tarihi tam olarak tespit edilememiştir. Mitolojiye göre savunma görevini ilk üstlenenler Zeus’un kızları olan ”Litaiter”dir. Günümüzde avukatların yaptıklarını yani insanları suç ve cezadan uzak tutmaya çalışmışlar, suç işlediklerinde ise onları savunmuşlardır.

Elimizdeki kayıtlara göre mesleğin başlangıcı eski Yunan’a oradan da Roma’ya kadar gider. Nitekim “Avukat” kelimesinin kökeni Yunancada üstün, ayrıcalıklı ve güzel konuşan anlamına gelen “ADVOCATUS” sözcüğünden türetilmiştir.

Eski Yunan’da ve Roma’da avukatlık mesleğini icra etme hakkı ve yetkisi sadece özgür erkeklere tanınmıştı. Roma’da Cumhuriyet Döneminde yüksek görevlere giden yol avukatlık mesleğinden geçiyordu. Bu bağlamda Cicero konsül olduğu zaman avukattı. Aynı şekilde Sezar da kendisine imparatorluğa giden yolu açan konsül olmadan önce, Roma Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapıyordu.

Ortaçağda avukatlık mesleği çok fazla gelişme gösterememiştir. İnsanlığın aydınlık çağı olan Rönesans’la birlikte avukatlık şövalyelik gibi bir düzene bağlanır.  Avukatlık mesleği uzunca bir süre lonca sisteminin etkisinde kalmıştır. Ancak Fransız Devrimiyle gelen yasal düzenlemelerle mesleğin önü açılmış, bugünkü klasik yapısına kavuşan barolar da mesleki kazanımlarıyla ilerleme kaydetmişlerdir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde ”avukat” kelimesinin kullanıldığı ilk hukuki metin 1884 tarihinde II. Abdülhamit Han’ın iradesi ile yürürlüğe konulan ”Rumeli Şarki Vilayetine Mahsus Avukatlık Kanunu”dur. Ülkemizde 1900’yıllarına kadar ”avukat” sözcüğü yaygın olarak kullanılıyor fakat yabancı bir kelime olduğu için resmi lisana girmesi istenmiyordu. Bunun yerine ”dava vekili” kavramı veya himaye eden anlamında ”muhami” kelimesi kullanılmaktaydı.

Türkiye’de çağdaş anlamda avukatlık mesleğinin başlangıcı Cumhuriyetin kurulması ile olmuştur. Büyük Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yılında 5 Nisan 1923 günü ‘’Ankara Barosu’’nu açmış ve adaleti Türk avukatlarına emanet ederek bu günü de ‘’Avukatlar Bayramı’’ ilan etmiştir.

İlk anayasası olan 1924 Anayasası da yürürlüğe konulmadan, batı normlarına uygun 3 Nisan 1924 tarihli 460 sayılı Muhamat yani Avukatlık Yasası’nı çıkartmıştır. Türkiye’de avukatlık mesleğini düzenleyen ilk ciddi yasa 17 maddeden oluşan Muhamat Kanunu’dur ve bu yasanın önemi ”baro” ve ”avukat” kavramlarının bu yasada kullanılmış olmasıdır.

3 Ocak 1934’de İzmir’de ”Türk Avukatlar Birliği” toplantısı yapılmış ve bu toplantıda tüm baroların aynı çatı altında toplanması fikri ortaya çıkmıştır. İlerleyen süreçte benzer toplantılar gerçekleştirilmiş; yaklaşık 24 yıl sonra 5 Nisan 1958 tarihinde İzmir Ticaret Odası toplantı salonunda iki günlük toplantı sonunda “Barolar Birliği”nin kuruluş çalışmalarına başlanmıştır.

Yapılan araştırmalar sonucu ilk olarak İstanbul Barosu’nun 70 yıl önce 5 Nisan 1878’de toplanıp genel kurul yapmış olduğu anlaşılarak ”5 Nisan Avukatlar Günü” ilan edilmiştir.

Türkiye’nin dört bir yanında hukuk ve adalet için mücadele veren, adalet, insan hakları, hukuk devleti ve demokrasinin savunucuları olan avukatlar için her yıl aynı tarih ”Avukatlar Günü” olarak kutlanıyor.

Savunma hakkının kutsallığı teriminde kendini bulan avukatlık mesleğinin ÖNEM ve ZORLUĞU’nun dile getirildiği Avukatlar gününde, camianın bir temsilcisi olarak adaletin güçlüden değil, haklıdan yana olması dileğimdir.

Ne zulüm, ne merhamet; yalnızca adalet!

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.