Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)

29 Eyl 2020 Sal 10:07
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar

 

Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)

 

Hasan BİTKEN

 

1889 Kilis doğumlu Ahmet Rami Atan Beyefendi, Hocazadelerden Hacı Mehmet Efendi’nin oğludur. İlköğrenimi ve Rüştiyeyi okuduktan sonra, Çalık Camii’nde Salih Efendizade Ahmet Hocanın derslerine katılmıştır.

Kilis Belediyesinde Başkâtip olarak görev yaptığı Milli Mücadele yıllarında, Kuvayı Milliye adına Kilis ve çevresinin istihbarat grup başkanlığını yapmıştır.

Kendini Kuvayı Milliye dâvasına adamış olan A. Rami Atan, Fransız işgali sırasında Milli Mücadele saflarında yer almış, bazı önemli bilgileri Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak Paşa’ya ulaştırmakla tanınmıştı.

Bu bilgilere önem veren Fevzi Çakmak Paşa, Ahmet Rami beye gönderdiği bir mektupta, “Her türlü hurafe ve efsaneden arındırılmış olan bu bilgilerin, gelecekte hazırlanacak milli harp tarihinin yazımında önemli yer tutacağını ve geçen savaş olaylarına ait bilgilerin Erkân-ı Harbiye-i Umumiye riyasetine iletilmesini”  talep etmişlerdir

Fevzi Çakmak Paşanın, Ahmet R.Atan beye yazdığı mektubun orijinali ile Türkçe alfabeye çevrilmiş hali, 2015 senesinde basılan ve yayınlanan Kilisli “Ahmet Rami Atan Müştâk-ı Hürriyet” kitabında mevcuttur.

Ahmet Rami Atan, Kilis’in işgali sırasında Fransız işgal kumandanlığına gönderdiği mektuplarda, “Müştaki Hürriyet”  rumuzunu kullanarak, yapılan mezalimleri şiddetle protesto etmiş, işgale karşı başkaldıran Kilis halkının öncülüğünü yapmıştır.

28 Ekim 1918 de Kilis’e teşrif eden Mustafa Kemal Paşa ile Mevlevihane binasında, Kilis’e ait bilgileri yüz yüze görüşmüş olmaktan duyduğu mutluluğu her zaman dile getirmiştir.

Aynı zamanda iyi bir şair olan Ahmet Rami Atan, emekli olduktan sonra Cumhuriyet Meydanındaki dükkânında arzuhalcilik yapmaya başlamıştı.

Ahmat Rami Atan’ın o günlerde yaşadığı enteresan bir olayı aşağıya aynen alıyorum:

Arzuhalci dükkânında vatandaşın resmi dairelere müracaatlarında dilekçelerini yazarak, onlara yasal yollardan yardımcı olmaya çalışmış ve şairliğini de devam ettirmiştir.

Kilis’in işgal yıllarında yazdığı şiirlerini inceleyen Edebiyat Öğretmeni Sayın Uğur Elhan’ın belirttikleri gibi  “gazel, kaside, mesnevi, müstezad” bendlerle yazdığı “terci-i bend, rübai, kıt’a ve murabba gibi nazım biçimlerini kullanmıştır.

Bazı tanınmış kişilerin mezar taşları için Huruf-i Ebced usulü ile ölüm tarihini bildiren dörtlükler yazmıştır.

Onun bu maharetini duymuş olan top sakallı, cübbeli ve sivri külahlı Suriyeli bir kişi, Ahmet Rami Atan’ın dükkânına gelerek, “Ben Suriye’nin falanca köyündenim. İyice yaşlandım, benim mezar taşım için bir dörtlük yazar mısınız?” deyince, adama bir saat sonra gelmesini söyler ve o sene ölecekmiş gibi hazırladığı dörtlük mısrayı adama verir.

Adam o sene ölmez. Bir sene sonra tekrar gelir ve “Ben ölmedim, bana tekrar bir dörtlük mezar taşı yazar mısınız?” der. Adama yine bir saat sonra gelmesini söyler ve yeniden yazdığı dörtlük mısrayı kendisine verir.

Adam yine ölmez. Bir sene sonra üçüncü defa yine gelen top sakallı, cübbeli ve sivri külahı ile kendini şeyhe benzetmeye çalışan bu adam, “Üstadım ben yine ölmedim, sana da zahmet veriyoruz ama şu benim mezar taşım için yazdığınız mısrayı yeniler misiniz?” deyince, bu kere adama üç saat sonra gelmesini söyler.

Üç saat sonra gelen adamın eline, yeniden yazdığı dörtlük mısrayı verir.

Arapça harflerle yazılırken, şeyh kelimesi üç harften ibaret olarak “ŞYH” şeklinde yazılır. Adam yazıya bir göz atar:

 

Ş’sini Şeytandan almış, Şeyhimin imanı yok,

Y’sini Yezidden almış, Dergâhı divanı yok.

H’sini harlardan almış, bilvücuh ariyeten,

Gelmiş aldatmaya halkı, Şeyhimin meydanı yok.

 

Adam bu dörtlüğü okuyunca, hemen gider ve Savcılığa şikâyette bulunur. Savcı bu adamın şikâyetini kabul eder ve şikâyet dilekçesini götürüp Sorgu Hâkimi Kenan Yalvaç’a verir. (Hâkim Kenan Yalvaç Gazianteplidir ve aynı zamanda iyi bir şairdir.)

 

Millî Mücadele'de görev alan Kilisli Şair Ahmet Rami ATAN Bey

 

Sorgu Hâkimi önce şeyh kılığındaki adamı dinler, mezar taşı için yazılmış olan Dörtlük mısrayı okur. Üç senedir cereyan eden bu olay hoşuna gider ve adamı bir şekilde yolladıktan sonra Ahmet R. Atan’ı yanına çağırır. Onunla şiir konusunda münazara ederler ve yakın arkadaş olurlar.

 

AHMET RAMİ ATAN’IN ŞERİAT BAŞLIKLI ŞİİRİ

 

Şeriat şehrinin envârı sönmez nuru Kur’an’dır

Anın zıl-ı semâsında gezenler ehl-i irfandır

Güneşlerden de parlaktır kelâm-ı feyz-i rahmandır

Cihanlardan muallâdır tarik-i lütfu suphândır

 

Gönüller başka reng almış silinmez sırr-ı vahdette

Bu ayât-ı ilahidir münakkaş levh-i kudrette

Evet müstakbelin esrâr-ı elhak bu şeraitte

Buna derk-i teyekkun eyleyen hep ehl-i imândır

 

Müsellemdir şerây-ı hükmünün evsâfı uzması

Avâlimden de yüksektir bu Allah’ın tecellası

Kıyamet kopsa da baki anın asâr-ı ulyâsı

Buna münker olan mü’min değil merdûd-i şeytandır

 

Nevâkısdan muarrâdır kitab-ı istikamet bu

Evet dâreyn için mahza bize râh-i saâdet bu

Sıfat-ı zât-ı  tevhiddir serâpâ bir hidâyet bu

Hilaf-ı kastedilmek ateşi Suzan-ı isyandır

 

Ne mümkün söndürülmez hiç çırâğı hak denâetle

Kimin haddi yıkılmaz bu binây-ı din rezaletle

Yönel Râmi heman sultan-ı kevneyne fetânetle

Anın tevcihi ikbal-i hezâra pertev efşândır.

 

Sorgu Hâkimi Kenan Yalvaç, bilahare Ahmet Rami Atan’ın yukarıdaki ŞERİAT başlıklı şiirine nazire olarak, aşağıdaki şiiri yazmıştır:

 

Şeriat nuru girmez ger delalette olan kalbe

Hidayet dâhil olmaz hiç masâible dolan kalbe

Eder mi kâr Kur’anın meânisi solan kalbe

(Anın zıll-i semâsında gezenler ehl-i irfandır)

 

Olur aşk-ı ilâhi eğer gönül olsa gururdan pâk

Ne ayetler semâvat ve zemin ecrâmı mihr-i eflâk

Derûnlar eylemez elbet cehennemden azaptan pâk

(Buna derk-i teyakkun eyleyen hep ehl-i imândır)

 

Yok iman şer’i tasvire onun feyyaz-ı ahkâm

Bugün her fi’lin elbette verir hükmü ve i’lamı

Sayılmakla tükenmez ki bunun asar-ı in’amı

(Ona münker olan varsa o da merdud-ı şeytandır)

 

Nevakıs lafzı hâşa ki yaraşsın lafz-ı Kur’an-e

Kemal ifhâm eder ancak münezzeh ehl-i irfâne

Sıfat-ı zât hak elbet müessir kalb-i insâne

(Anın tevcihi ikbâl-i umuma pertev-efşândır)

 

Tasallut etse de birkaç deni etmez enâ te’sir

Edepsizlik hayâsızlık bunun için güzel tasvir

Yine Râmi şu eş’arın meğer kenân eder tanzir

(Fakat aslı muhakkak binazır fikr-i dırahşândır)

 

AHMET RAMİ ATAN İLE İLGİLİ BAŞKA BİR ANEKDOT

Kilis’in yetiştirdiği mümtaz kişilerden olan Nedim Ökmen, 1950’li yıllarda Tarım Bakanı iken, doğup büyüdüğü memleketini ziyaret etmek için Kilis’e gelmişti. Kilis halkı onu törenle karşılamış ve misafir etmiştir.

Tarım Bakanı Nedim Ökmen’in etrafında toplananlar, adet üzere herkes bir şeyler talep etmektedir.

Ağcurun halkından “Müştaki Hürriyet” Ahmet Rami Atan da Bakanı karşılayanların arasında idi.

Kalabalığın arasında bulunan Zebani’nin oğlu Mahmut’un hanımı ölmüştü ve dul hayatı yaşıyordu. Nedim Ökmen’i de çocukluktan tanıyordu.

Zebani’nin oğlu Mahmut, Bakan Nedim Ökmen’den aklı başında, eli yüzü yunmuş bir eş istiyordu.

Orada bulunanlardan Derdinne’ nin delisi de, Mısır’da kalan dedelerinin mallarının alınmasını istemekteydi.

Kilis’in tanınmış ailelerinden, o tarihlerde At meraklısı olan Av. M. Sait Daldaban ise, Kilis’e bir at harası ve koşu meydanı yapılmasını talep ediyordu.

Bunları gören  “Müştakı Hürriyet”  Ahmet Rami ATAN, o anda hemen aşağıdaki dörtlüğü hazırlamıştır:

 

Üç kişiydi eylediler Bakan’ıma istida

Dilekleri biri avrat, biri servet, biri at

Şöyle tarif edeyim ki, bu acayip mahlûkat

Biri Şahtır, biri Mecnun, biri Dalo Avukat…

Benzer Haberler

SALAK “Türkiye Salaklar Derneği” kuruluyormuş. Üye sayısında patlama yapabilir!… ***...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KİLİSLİ ÖĞRENCİLERİN STAJ İÇİN BAŞKA İLLERE GİDİP MASRAF ETMELERİNİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, çevrenize bir bakın! Kaç tanesi gülümsüyor? Ne yazık...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

SALAK “Türkiye Salaklar Derneği” kuruluyormuş. Üye sayısında patlama...

Yaşar Aktürk’ten Kilis’...

Metin MERCİMEK “KİLİSLİ ÖĞRENCİLERİN STAJ İÇİN BAŞKA İLLERE...

Hayata Gülümseyebilmek…

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, çevrenize bir bakın! Kaç tanesi gülümsüyor?...

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun

Uğur KEPEKÇİ   Öncelikle önceki gece idrak ettiğimiz Mevlit Kandilinizi...

“Zeytin Yaprağı Yeşil Altında...

Mehmet KILIÇOĞLU Bu günlerde köyümüzde bir telaş bir koşuşturma başlardı....

Hatice ve Mehmet Döğme İlkokulu tör...

Kilisli hayırsever işadamı Mehmet Döğme tarafından yaptırılan Hatice ve...

İlçelerde Cumhuriyet Bayramı törenl...

Kilis’in Musabeyli Polateli ve Elbeyli ilçesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı...

Kilis’e 28 milyon TL destek ve yard...

Kilis Milletvekili M. Hilmi Dülger, Kilis’e korona virüs ile mücadele...

ÇYDD’den öğrencilere burs

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kilis Şubesi öğrencilere burs vermeye...

Yedikleri yemekten zehirlenen 23 ki...

Kilis’te bir fabrikada çalışan 23 kişi, yedikleri yemekten zehirlenerek...

Mesut Yılmaz’ın vefatı Kilis’te üzü...

Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın vefatı, Kilis’te de üzüntüyle...

Öncüpınar ve Çobanbey gümrük kapıla...

GAP Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Bölge Müdür Yardımcıları...

Özel Meltem Okulunda Cumhuriyet coş...

Kilis Özel Meltem İlk ve Ortaokulu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını tüm sınıfların...

“Şekeri bırak, Kilis karası ü...

Kilis Ziraat Odası Genel Sekreteri M. Ümit Deli, “Sağlığınız için çayı...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KORKU Sera üreticileri perişanmış. Seradan yiyenler de!… *** KAFA Maymunlar...

Güven Duymak

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, güven insanın en temel ihtiyaçlarından...

Büyük Yazar Tolstoy’un Bilinm...

Metin MERCİMEK “EĞER İNSAN SEÇME HAKKINA SAHİP OLSAYDI, AKLI BAŞINDA...