Dolar 8,4773
Euro 10,0850
Altın 493,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 41°C
Sıcak
Kilis
41°C
Sıcak
Per 42°C
Cum 39°C
Cts 38°C
Paz 36°C

Aile Düzeni Nedir?

Aile Düzeni Nedir?
REKLAM ALANI
A+
A-
02.04.2021
100
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“AİLE, KRALLARIN BİLE GİRMEDİĞİ BİR KALEDİR.” (Atasözü)
Dünyada ilk gözümüzü açtığımız, anadilimizi orada öğrendiğimiz, terbiye ve görgü kurallarını bu mekânda algıladığımız ve de karakterimizi oluşturan belli başlı değerleri kazandığımız yer, ailedir.
Ayrıca aile, kendilerini gerçekten ya da varsayımlı olarak kandaş sayan ve aralarında toplumca tanınmış karşılıklı hak ve ödevleri bulunan bireylerden oluşan bütüne denir. Aile işlerini sürdürebilmesi için, neslinin devamını sağlaması, üyelerin ekonomik gereksinimlerini karşılaması ve çocukların toplumlaşmasını ortaya koyması ve yine aile içi duygusal gereksinimleri yerine getirmesi gerekmektedir.
Ailede normal ve huzurlu bir yaşamı devam ettirmek için, önce aile büyüklerinin çocuklarına karşı sorumluluklarından işe başlanmalıdır. İnsanı insan yapan bu değerler, zamanında çocuklara tanıtılmazsa telafisi zor olan bir devre yaşanır. Bu nedenle, analarımızın yıllarca sürdürdüğü ‘gergef’ işler gibi, çocuklarımızı sistemli ve eğitim çerçevesinde yetiştirmemiz şarttır.
Diğer taraftan bugünün gençliğinde eksik görülen terbiye, görgü kuralları, karakter gibi etkenlerin giderilmesi hususunda, ailenin zamanında müdahale etmesi çok yerinde olur. Çünkü çocukluğunda anne ve babadan almış olduğu sevgi, ilgi, dostluk, eğitim gibi değerleri çiğneyerek büyüyen gençlerden, topluma bir zarar gelmeyeceği bir gerçektir.
Yine ev, sadece büyüyen olgunlaşan çocukların yatma mahalli değildir. Ev, aile fertlerinin gün bitiminde koşa koşa geldiği, orada huzur ve sevgi bulduğu, sıkıntılarını paylaştığı sıcak bir yuvadır. Bunu temin etmek de anne ve babayı, ama en çok anneyi ilgilendirmektedir. Onun için çocuklarımızın büyüdüğü, yaşamını sürdürdüğümüz evini sevdirmemiz, oraya bağlanmasını sağlamamız zorunlu bir vazifedir.
Aile çemberi dediğimiz bu ortamda, mutluluk ve huzuru doğuran iki etken vardır. Birincisi aile içindeki fertlerin birbiriyle tatlı ve hoş geçinmelerini temin etmek… İkincisi ise sabır ve fedakârlıktır. Aile fertleri her iki yöntemi yerine getirdiği takdirde, o mekânda huzuru yakalayan hünerli bir marifetin olduğunu görürüz.
Yine aile sürecini olumlu yönden devamını sağlayan başka faktörleri de vardır. Çalışmak, birlik ve beraberliği aksatmadan yürütmek ve evin bereketini sağlamaktır.
Aile içinde çalışan bireyler, maddi katkıların yanı sıra, engin huzuru sağlarlar. Birlik ve beraberliği yürütenler ise, ailenin güçlü olmasını ve bireylerin de geleceğe daha iyi baktıklarını ortaya koyarlar. Evin bereketine gelince, ailenin büyüyü durumda olan annelerimiz, çocuklarının hazır yemek, hazır tatlı, hazır reçel, gibi dışarıda yapılmış yiyeceklerin eve girmesini önlerler. Annelerimizin bu düşünceleri, hem sağlık bakımından, hem çocukların eğitimi yönünden hem de evin bereketi bakımından önem taşımaktadır.
Ailenin bütünlüğünü, düzenini devam ettiren sevgi, saygı, ilgi, eğitim, hoşgörü ve evin bereketi gibi değerlerin birbirine bağlı yaşam çemberinin birer halkaları olarak düşünüyor ve Atasözünde olduğu gibi, “Aile, kralların bile girmediği bir kaledir” sözüne katılıyorum.
Hoşça kalın.

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.