Dolar 8,0580
Euro 9,6752
Altın 460,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
31°C
Parçalı Bulutlu
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 27°C

Aile Olmak…

Aile Olmak…
REKLAM ALANI
A+
A-
08.04.2021
20
ABONE OL

Zehra ERASLAN

Kıymetli okurlar, aile denilince, dışarıdan baktığımızda, bir çatı altında, karı-koca ve çocukların yaşadığı küçük bir topluluk aklımıza gelir öyle değil mi. Bir aile, iki yetişkin insanın büyük hayallerle, özenle başladıkları bir ömür yolculuğudur. Hepimiz bu aile çatısı altında yaşamlarımızı sürdürüyoruz. Bu birlikteliğe başlandığımızda her şey tozpembedir. Ne çok şey hayal ederiz ve beklentilerimiz olur yeni adım attığımız bu başlangıçtan. Mutlaka eğer mantıklı bir seçim yapmış isek hayallerimiz de tek tek gerçekleşmiştir. Umarım sizlerin de hayalleri gerçekleşmiştir.

Bir aile düşünelim, çekirdek aile: Anne, baba ve çocuklar…

Sizce bu ailede en büyük görev kime düşmektedir? Hiç bu düşünce içerisinde oldunuz mu? Tabii ki anneye öyle değil mi. Baba ailenin geçimini temin etmek için sabah işe gider, akşam döner. Anneyse hem babaya hem çocuklarına bakar. Temizlik ve yemekten tutturun da alışverişe kadar hep anne koşturur. Aslında bu yönüyle anne ağır bir işçidir. Bu işleri yaparken, çocuklarıyla da ilgilenmek zorundadır. Başta eğitimleri olmak üzere bütün ihtiyaçlarıyla ilgilenir. Bu koşuşturma içerisinde akşam eve gelecek aile bireyleri için de yemek telaşına düşer bir yandan. Bunları yaparken de asla şikâyetçi olmaz. Çünkü güzel bir yuvası, sevdiği eşi ve çocukları vardır. Onları mutlu etmek hoşuna gider ve akşamları yemek masasındaki mutlu tablo onun zaferidir. Bir ailenin temel taşıdır anne. Bu vesileyle yuvalarında mutluluğun resmini nakşeden tüm annelere de “merhaba, iyi ki varsınız!” demek istiyorum.

Kıymetli okurlar, eğer bir aile eğitimli ve karşılıklı saygı/sevgi içerisindeyse orada mutlu bir tablo görmek zaten mümkündür. Aynı çatı altında yaşayan bireyler, eğer alınacak kararları ortak alıyorlarsa; fikir birliği yapıyorlarsa, aile içinde çocuklara, “Sen çocuksun, anlamazsın” denmiyor ve onların da fikri alınıyorsa, karşılıklı saygı-sevgileri varsa, işte o zaman bu ailenin sağlıklı bir yapısı vardır.

Mutlu olalım sevgili anneler! Kendimize zaman ayıralım. Kendimizi de mutlu edelim ki; ailemize de bu mutluluğumuz yansısın ve onlar da mutlu olsunlar. Öfkelerimizi kontrol altına alalım; yoksa bu öfke, yaşatmaya çalıştığımız ailemize de zarar verir. Mutlaka yoruluyoruzdur. Çünkü bizler, birer ağır işçiyiz aynı zamanda. Zaman zaman bizlerin de nazlanmak istediğimiz anlar oluyor. İşte burada da görev çocuklarımızın babası hayat arkadaşımız olan babalarımıza düşüyor. İşten yorgun gelse de kapıda onu sevgiyle karşılayan eşinin gözündeki yorgunluğu hissedebilmeli eşinin üzerindeki sorumluluğa ortak olabilmeli. Gün boyu eline bir kitap alamadığını ya da televizyon karşısında yorgunluğunu atamadığını düşünmeli. Ona, “Nasılsın, çok mu yordun bugün kendini?” diyebilmeli. Tıpkı eşinin kendisine yoruldun mu günün nasıl geçti sorularıyla ilgi ve sevgisini gösterdiği gibi. Belki, çocuklarınızın annesine yapacağınız bir kahve onu mutlu etmeye yetecektir ne dersiniz. Zira birlikte içeceğiniz bir kahve sayesinde yorgunluklarınızı atacak ve birbirinize zaman ayıracaksınız. Karşılıklı sunulan değerler pekişecek; yarınlarınızı, çocuklarınızın eğitimini, özel ve ailevi ihtiyaçlarını görüşecek ve belki problemlerin çözümüne de katkı sağlayacaksınız.

Ama en güzeli de bir kahve içimi kadar da olsa, birbirinizin gözlerinin içine aşkla bakacaksınız.

Arkadaşlar, sevgi her şeydir! Sevgiyle atılan temeller asla yıkılmazlar. İyi eğitim almış bir ailede saygısızlık olmaz. Eğitimden kastım, yalnızca okuldan alınan eğitim değildir. Aile eğitimi, kültürlü ve terbiyeli olmak da aynı zamanda eğitimli olmak demektir. Bazılarımız, şartlar gereği, daha ileri eğitim/öğretim alamamışızdır belki. Eğitim, bir insanın kendini iyi ve donanımlı bir şekilde yetiştirebilmesidir. Hayat mücadelesi içinde bir şeyler öğrenerek, okuyarak kendisini geliştirmesidir. Ben çocuklarının geçimini temin etmek için inşaatlarda amelelik yapan babaların ve temizlik işlerinde çalışan annelerin evlatlarına ne kadar sevgi verdiklerini ve fedakârlıkta bulunduklarını da gördüm. Çocuklarının da bunun karşısında canla başla çalışarak iyi yerlere ve topluma faydalı bireyler haline geldiğine de şahit oldum. Buradan onları saygıyla selamlıyorum! Belki çocuklarına geniş maddi imkânlar sunamamışlardır ancak bir gecekondunun sarı lambaları altında onlara sevgilerini yeterince vermişlerdir onlara! O gecekondunun penceresinden baktığımızda, örgü ören bir anne, çocuklarla oynayan bir baba… Bundan daha güzel bir tablo olabilir mi? Oysa ne çok yoruluyor o anne-baba gün boyu…

Kıymetli okurlar demem o ki; aile sağlam temeller üzerine kurulduysa, bu kocaman bir servettir. Ailemize değer verelim, sevgi ve hoşgörüyü eksiltmeyim. Dört duvar arasındaki hayatımızı birbirimize zehir etmeyelim. Çünkü o ev, hepimizin en değerli yaşam alanıdır. Onu bir hapishaneye çevirmeden mutlu bir yaşam sürelim. İçerisinde yaşayan bireyler bizlerin en değerli varlıklarımızdır. Bizler mutlu olursak, çocuklarımız da mutlu olur. Çünkü çocuklarımız anne-babadan ne alırlarsa, onunla büyürler. Onlara mutlu bir aile tablosu yaşatalım ki, ileride onlar da mutlu yuvalar kurabilsinler.

“Evlerinizden sağlık huzur eksik olmasın!” dileklerimle, sağlıcakla ve esen kalınız.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.