Dolar 33,0018
Euro 35,9460
Altın 2.549,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 35°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
35°C
Parçalı Bulutlu
Cts 35°C
Paz 36°C
Pts 36°C
Sal 36°C

Ailede Saygı

Ailede Saygı
A+
A-
24.05.2018
453
ABONE OL

Ramazan Düşünceleri:

Ailede Saygı

 

Metin MERCİMEK

 

“ANNE GEZİNDİĞİN BAĞ, BABA YASLANDIĞIN DAĞDIR. ÖMRÜNÜN EN GÜZEL ÇAĞI ANNEN VE BABANLA OLANDIR.” (Ataol BEHRAMOĞLU)

Kendilerini gerçekten ya da varsayımlı olarak kandaş sayan ve aralarında toplumca tanınmış karşılıklı hak ve ödevleri bulunan bireylerden oluşan bütüne aile denir. Aile işlevini sürdürebilmesi için, neslinin devamını sağlaması, üyelerin ekonomik gereksinimlerini karşılaması ve çocukların toplumlaşmasını belirlemesi, ayrıca aile içi duygusal gereksinimleri yerine getirmesi gerekmektedir.
Dünyada ilk gözümüzü açtığımız, anadilimizi orada öğrendiğimiz, terbiye ve görgü kurallarını bu mekânda algıladığımız, ayrıca karakterimizi oluşturan belli başlı değerleri kazandığımız yer, yine ailedir.
Ailede normal ve huzurlu bir yaşamı devam ettirmek için, önce aile büyüklerinin çocuklarına karşı sorumluluklarından işe başlanmalıdır. İnsanı insan yapan bu değerler, zamanında çocuklara tanıtılmazsa telafisi zor olan bir devre yaşanır. Bu günün gençliğinde eksik görülen terbiye, görgü kuralları, karakter gibi etkenlerin giderilmesi hususunda, ailenin zamanında müdahale etmesi çok yerinde olur. Çünkü çocukluğunda anne ve babadan almış olduğu sevgi, ilgi, eğitim gibi değerleri öğrenerek büyüyen gençlerden, topluma zarar gelmeyeceği bir gerçektir.
Diğer taraftan ev, sadece büyüyen, olgunlaşan çocukların yatma mahali değildir. Ev, aile fertlerinin gün bitiminde koşa koşa geldiği, orada huzur ve sevgi bulduğu, sıkıntılarını paylaştığı sıcak bir yuvadır. Bunu temin etmek de anne ve babayı, ama en çok anneyi ilgilendirmektedir. Onun için çocuklarımızın büyüdüğü, yaşamını sürdürdüğü evini sevdirmemiz, oraya bağlanmasını sağlamamız zorunlu bir vazifedir.
Aile çemberinde mutluluk ve huzuru doğuran iki etken vardır. Birincisi aile içindeki fertlerin birbiriyle tatlı ve hoş geçinmelerini temin etmek, ikincisi ise sabır ve fedakârlıktır. Aile fertleri her iki yöntemi yerine getirdiği takdirde, o mekânda huzuru yakalayan hünerli bir marifetin olduğunu görürüz.
Ailenin bütünlüğünü, huzurunu devam ettiren bir neden de, Ramazan günlerinde, gerek komşuluk münasebetlerinde, gerek mahalledeki muhtaçların elbirliği ile korunmasını sağlamış olmasıdır. Bu huzur ve bütünlük, ailenin tüm fertleriyle birlikte sosyal ilişkilere saygı, sevgi, hoşgörü etkenlerine yeterince değer vermeyi kapsamaktadır. Özellikle bu Ramazan gününde, yaşlılar ziyaret edilip akrabaların aranması, aile bütünlüğüne güç katacaktır.
Gerek toplumda, gerek aile çevresinde huzur ve bütünlüğü sağlayan “Ramazan Düşünceleri”nin bir başka güzelliğinde yeniden buluşalım diyorum.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.