Dolar 33,0848
Euro 36,0668
Altın 2.554,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 36°C
Açık
Kilis
36°C
Açık
Sal 36°C
Çar 38°C
Per 38°C
Cum 36°C

Akıl ve Kalp

Akıl ve Kalp
A+
A-
06.03.2015
390
ABONE OL
Metin MERCİMEK


“AKIL İNSANIN EN KIYMETKAR CİHAZI OLUP, KÂİNATIN HAZİNELERİNİ AÇAN BİR ANAHTARDIR. KALP İSE, MANEVİ ÂLEMİMİZİN MERKEZİDİR.”
Çocukluk yıllarımızda, büyüklerimiz bizlere sürekli “AKILLI OL” diye nasihat verirlerdi. Evlilik zamanı da gelince “MANTIK EVLİLİĞİNDEN İYİSİ YOKTUR” derlerdi. Böyle bir girişim söz konusu olduğunda “AMAN İYİ HESAP ET” diye uyarıda bulunurlardı. Bu nasihatleriyle bizleri yönlendireceklerini zannederlerdi Oysa hiç farkında olmadan kendi elleriyle kendi düştükleri hesap, çıkar çukurunun içine bizleri de çekmiş oldular.
Hepimizin bildiği üzere akıl dış dünya ile ilgilidir. Oysaki sevgi duygularla yaşanan ruhsal bir deneyimdir; iç dünya ile ilgilidir. Akıl sevgiyi isteyebilir, yol gösterebilir ama sevgiyi uyaramaz. Onun bu ustalığı, gönlün bu isteğine ilgi göstermenin veya zaman ayırmanın değip değmeyeceği üzerinedir. O hesap yapar, yargılar, değerlendirir, hükümler verir. İnsanın iç dünyası aklın egemenliği altına alınmaya çalışıldıkça çok etkilenir, içine kapanır; o zaman meydan akla kalır. Aklın egemenliği altında ise sevgi yaşanmaz, âşık olunmaz. Duygular açıksa, insanlar birbirlerinin kalplerinin sesini duyuyorsa, birbirine doğru kanatlanıyorsa sevgi, ulaşmak için alan bulur. Uyanık duyular, sevgi içinde yaşamanın ön koşuludur.
Çevremize bir göz attığımızda pek çok insan, duygularını maddenin, paranın veya toplum baskısının ağır yükü altında ezdiği için duygusal canlılığı ve ruhsal aydınlığı yaşayamaz. Hayatları kapalı hapishaneler içinde sevgiden, aşktan uzak, maddenin bağımlılığı altında geçer. Maddeyi tek değer olarak gören, aile ilişkilerini maddeye göre kuran, taşamayacak kadar çok parası olan birçok insan vardır. Bu insanlar geçmişin acıları, geleceğin korkuları içinde bu günü, bu anı yaşayamazlar. Kurtuluşu içkide, kumarda, sigarada, cinsellikte ararlar. Bunlarla kurtulamayacaklarını hiç bilmezler, her gün biraz daha batağa saplanırlar. Maddeye olan aşırı ilgileri bir zırh gibi bedenlerini sarar. İçte ayrı bir dünya olduğundan habersiz yaşarlar. Hâlbuki üzerlerindeki yükleri temizleyebilseler, o zararlı zırhlarını kırsalar, putlaştırdıkları madde bağımlılığını yıksalar, duygularının zenginliği içinde yaşayabilme cesareti gösterseler, ne güzel, ne mutlu insan olurlar.
İşte akılla, zekayla, çıkar hesaplarıyla belki zengin olunur ama, kesinlikle mutlu olunmaz. Bir örnek olarak ele alırsak, belki bir evlilik kurulur, ama eşler arasında sevgi oluşmaz. Sevme yeteneğinin gelişmesi, insanlar arasında sevgiye dayalı birliklerin kurulabilmesi için duyarlılığın geliştirilmesi, akılla kalbin yaşama birlikte yön vermesi gerekir.
Unutmamalıyız ki, akıl dünyasal bir araç olup, gerektiği yerlerde kullanılmalı; duyguları baskılamamalı, ruhu egemenliği altına almamalıdır. Biri dış dünyamızla ilgili, diğeri iç dünyamızla ilgili olan AKIL ve KALP’in birlikte yol almaları halinde, yaşamın önemimi, güzelliğini daha da iyi anlar ve ona göre mutlu oluruz.
Hoşça kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.