Alâeddin Yavaşca İle İlk Tanışmam

08 Ara 2017 Cum 21:37
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:

Alâeddin Yavaşca İle İlk Tanışmam

Metin MERCİMEK

“BAŞARILI VE ÜRETKEN BİR YAŞAMIN ANAHTARI, HEM SEÇKİN İNSANLARLA TANIŞMAK HEM DE SOSYALLEŞMEKTİR.”
(Felsefe Prof. Dr. NermiUYGUR)
Kilis’te Orta Okul yıllarımda, Şef Hakkı Tar yönetiminde, Başkan Nahit Ulusoy (keman), nota ve solfej çalışmaları Salih Özçelebi (cümbüş), nota ve arşiv sorumlusu Metin Mercimek (ud), muhasebe işlemleri Çerkez Ali (ney), Boyacı Fiko (ritm saz) ve musiki danışmanı Mithat Yaşar ile birlikte, ilk “Kilis Musiki Cemiyeti”ni kurduk.
O yıllarda ben keman çalıyordum. Kilis Musiki Cemiyeti’nde ud çalabilen kimse olmadığı için, bu görev bana teklif edildi. Ancak, ud’um olmadığını bilen Cemiyet danışmanı Mithat Yaşar, evinde yıllarca saklamış olduğu Arap dünyasının meşhur “Cilcilhayık Ustası” yapımı kıymetli ud’unu, uzun bir çalışmam için bana verdi. Böylece, hem ud’la ilerlememi sağladı hem de onunla her türlü dostluğumuzun devam etmesine vesile oldu.
Kilis Lisesi’ni bitirdikten sonra, üniversite sınavında İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü kazandım. Tahsilimi İstanbul’da yapacağımı duyan Kilis Musiki Cemiyeti danışmanı Mithat Yaşar, bir gün Kilis’teki evimize geldi ve bana şunları söyledi:

“Kilis Musiki Cemiyeti’ne başladığın gün, sana verdiğim ud’u hemen kavradın, üstelik keman da çalıyorsun, ayrıca bas’la bariton arası farklı bir sesin var. Bu meziyetini İstanbul’da gösterebilmen için, seni hemşehrimiz Dr. Alaeddin Yavaşca’nın çok yakın dostu olan ve aynı zamanda benim de yakınım sayılan Avukat Abdullah Mazhar Baytaz’a göndermek istiyorum. Özellikle seninle ilgilenmesi için geniş kapsamlı bir mektup yazdım. İstanbul Sultanahmet’te avukatlık bürosu var. Sen selamımı söyle ve mektubu kendisine ver, gerisine karışma. İşin rast gelsin, sana çok güveniyor ve inanıyorum.”

Yaşar, bu sözlerin ardından, kapalı zarf içindeki mektubu bana verdi.
İstanbul’a gelip yerleştikten sonra, ilk işim Sultanahmet’teki Av. Abdullah Mazhar Baytaz’ın yazıhanesine gitmek oldu. İlgili adrese varır varmaz, Abdullah Bey’e, Mithat Yaşar’ın selamını söyledikten sonra mektubu takdim ettim. Beni o kadar güzel karşıladı ki, sohbete başlarken aç olmadığımı söylememe rağmen, zorla bana yemek ısmarladı.
Abdullah Baytaz’ın Fikret Bey isminde yaşlı bir kâtibi vardı. Ona seslenerek daktiloya bir kâğıt taktırdı ve Dr. Alâeddin Yavaşca’ya hitaben güzel cümlelerden oluşan bir mektup yazdırdı. Yazılan metni bir zarfa koyup, Alaeddin Yavaşca’ya verilmek üzere beni Taksim’deki muayenehanesine gönderdi.
Abdullah Mazhar Bey’e teşekkür ettikten sonra, o zamanın önde gelen toplu taşıma aracı olan troleybüse (Boynuzlu otobüs) bindim. İlk kez tanışma fırsatı bulacağım bu musikişinasın, daha makamına varmadan ben de büyük bir heyecan başladı. Kendi kendime, “Alâeddin Yavaşca, belki bana bir şarkı söyletmek ister düşüncesiyle, rahmetli babamın gramofonundaki taş plakta dinlediğim ve benim de çok sevdiğim “Bir İhtimal Daha Var O da Ölmek mi Dersin” Nihavend şarkısını, Taksim’e varıncaya kadar tekrarlayıp durdum.
Nihayet Taksim’e vardım. Otobüsten iner inmez, elimdeki adresle Alaeddin Yavaşca’nın muayenesine gittim. Kapının yan tarafında “Jinekolog Dr. Alaeddin Yavaşca” yazılı levhanın altındaki zile basınca kapı kendiliğinden açıldı. Ancak sekreter hanımın yanına varabilmem için, arka arkaya sıralanmış çiçekler ile üç ayrı kanarya kafesi bulunan bir koridordan geçmem gerekiyordu.

merc
İçeri adımımı atar atmaz, ilk kafesteki sarı kanarya şakıyarak, sanki bana hoşgeldin dercesine karşıladı. İkinci adımı atarken, dönerek beni izledi. Diğer kafese yaklaştığımda, yine bir başka kanarya, nasılsın der gibi hiç durmaksızın ötüverdi ve bu da dönüş yaparak beni üçüncü kafese doğru yolladı. Son kafese geldiğimde, bu kez kanaryanın dans ederek şakıdığını gördüm. Hatta her üç kanaryanın coşkusu, hol boyunca sıralanmış olan  çiçekleri bana unutturmuş hem de daha önce yoğunlaşan heyecanımı yok etmişti. Böylece birbirinden güzel renkli çiçekler ve şakıyan kanaryalar arasından geçerek kendimi sekreterin karşısında buldum.
Sekreter hanıma Abdullah Mazhar Bey’in mektubunu verirken, beni çok şaşırtan ve heyecanımı yok eden kanaryaların verdiği rahatlığı sorunca, sekreter bana, “Alaeddin Bey, bebek bekleyen veya bebek beklerken sorunu olan ya da hiç çocuğu olmayan ve bu konuda strese kapılan bayanları rahatlatmak için, böylesine bir yöntem uygulamış. Biz bu yöntemin insanlara çok yarar sağladığını gördük. Alaeddin Bey’in bir şair ve bestekâr arkadaşı bu ortama, “Huzur veren kanaryalar” ismini verdi.” dedi ve mektubu alıp Alaeddin Bey’in odasına götürdü.

Kısa bir süreden sonra Alaeddin Yavaşca’nın huzuruna çıktım. Kendimi tanıttıktan sonra, önce hangi okula başladığımı, enstrüman çalıp çalmadığımı ve Türk Mısikisi’ne karşı ilgimi sordu. Okulumu, keman ve ud çaldığımı söyledikten sonra, bana “Kilis’te hiç sabah ezanı dinleme fırsatını buldun mu ve bu ezanın hangi makamda okunduğunu merak ettin mi?” diye sorunca ben de, Ramazan’da Sahur vaktinde dinlediğimi ve Saba makamında okunduğunu söyledim. Gülümseyerek, “doğru, ayrıca Bestenigâr makamında da okunur” dedi ve önündeki not defterine bir şeyler yazdı, üzerine de kartvizitini ekleyerek beni Emin Ongan yönetimindeki Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne gönderdi.
Alâeddin Yavaşca ile ilgili ilk tanışmamda etkilendiğim birinci husus, şakıyan ve dans eden kanaryaların insanları rahatlatması, diğer önemli tarafı ise, benim musiki hayatımda yeni bir dönemin başlamış olmasıdır.
Aradan yıllar geçti, bir ara İstanbul Kilis Vakfı’nın toplantısında, Alaeddin Yavaşca’ya Taksim’deki muayenesinde “Huzur veren kanaryalar”ı hatırlatınca, derin bir ah çekti ve hüzün dolu bir tavırla anlattı:

“Muayenehaneme gelen hastalarımı bir psikolog gibi sakinleştiren bu güzel kanaryalarımı kaybettim. Günlerce muayenehaneme giremez oldum. Şair ve bestekâr Mustafa Nafiz Irmak, muayenehanemin altındaki lokantaya yemek için her gelişinde, benim kanaryalarımı görmeden gitmezdi. Daha sonra kendi de bir kanarya aldı, ancak ona çok bağlandı. Hatta bu bağlılık ona ‘Kanaryam Güzel Kuşum, Ben Sana Vurulmuşum’ eserini bestelemesine neden oldu.”
Musiki hayatımda yeni bir sayfa açacak olan mektubu alarak Üsküdar Valide Sultan Camisi’nin üst tarafında bulunan tarihi Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne gittim. Kapıda beni ilk karşılayan Bestekâr Amir Ateş oldu ve içeri aldı. O yılların Üsküdar Musiki Cemiyeti Başkan’ı Emin Ongan’ın makamına geçerek, Alaeddin Yavaşca’nın mektubunu kendisine verdim. Benimle musiki konusunda anlamlı bir konuşma yaptıktan sonra, hemen cemiyete kayıt işlemimi yaptırdı. Böylece benim gerçek anlamdaki musikiye ilk adım atışımda başlamış oldu.
Bu güne kadar benim gibi, yüzlerce, binlerce kişilere kucak açan ve bizlere musiki sevgisini aşılayan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca’ya sonsuz saygılarımı iletiyor ve onun “Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca’nın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri”nin bir başka güzelliğinde yeniden buluşalım diyorum.
Hoşça kalın.

Benzer Haberler

TRAFİK Kaza yapanlar ilan edilecekmiş. Çoğu ediliyor zaten, “ölüm ilanı” sayfalarında…...

Yorum 
0

Ramazan Düşünceleri: Ramazan’da Akıl ve Kalbin Birlikte Yol Alması Metin MERCİMEK “AKILLI...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN    Merhum Rahim Kesikminare çok sevdiğim sınıf arkadaşlarımdan biriydi....

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

TRAFİK Kaza yapanlar ilan edilecekmiş. Çoğu ediliyor zaten, “ölüm ilanı”...

Ramazan’da Akıl ve Kalbin Bir...

Ramazan Düşünceleri: Ramazan’da Akıl ve Kalbin Birlikte Yol Alması...

Sınıf Arkadaşım Rahim Kesikminare’y...

Nejat TAŞKIN    Merhum Rahim Kesikminare çok sevdiğim sınıf arkadaşlarımdan...

Seçime Sayılı Günler Kala Kilis...

A. Haşim ÖZYURT   Muhterem Kilisliler, 1 Kasım 2015 yılında yapılan...

Kilis’te Eski Ramazanlar

Şenel ÖZKÖSELER   Biz mi eskidik, yoksa zaman mı eskide kaldı? Bize...

ŞEHR-İ RAMAZAN

Mutluluk ayı, Onbir ayın sultanı, Bağlanmalı ağzımız, dilimiz. Oruç tutarak,...

MUSABEYLİ DEVLET HASTANESİ RÖNTGEN ...

KİLİS ÖZEL İDARESİ PLAN PROJE YATIRIM VE İNŞAAT MÜDÜRLÜĞÜ Musabeyli...

LPG yüklü tanker devrildi

Kilis’te devrilen LPG yüklü tankerin sürücüsü hafif yaralandı. Tankerde...

Borçlara yapılandırma imkânı

Kilis Belediyesine Su, Emlak Vergisi, ÇTV, İlan ve Reklam Vergisi ve Kanun kapsamına...

Ak Parti Seçim Koordinasyon Merkezi...

AK Parti Kilis İl Başkanlığı, 24 Haziran seçimleri dolayısıyla Seçim...

Kilis keçisi dağıtıldı

Kilis’ten alınan 300 Kilis keçisi Konya’nın Doğanhisar ilçesinde...

Valilikten Filistin’e yardım çağrıs...

Kilis Valiliği’nce Filistin İnsani Yardım Kampanyası’na katılım çağrısında...

Çiftçi eğitim kursları başladı...

Kilis İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü personellerince çiftçilere...

Çocuk Tarım Kampı düzenlendi

Kilis İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Lider Çocuk Tarım Kampı...

Atletizm müsabakalarında Türkiye bi...

Kilis’te Süleyman Demirel Ortaokulu 8. Sınıf Öğrencisi Özlem Tohumcu,...

Türk Ocakları Kilis Şubesi’nden Rek...

Türk Ocakları Kilis Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri, Şube Başkanı Dr. Öğr....

Öğrencilerle iftar yemeğinde bir ar...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun,...

Kilisli Sanatçı Gözükızıl, Rektör K...

Kilisli sanatçı Kadir Gözükızıl, 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof....