Dolar 32,8782
Euro 35,8370
Altın 2.537,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Sal 37°C
Çar 35°C
Per 34°C
Cum 35°C

Alçak Gönüllü Olalım

Alçak Gönüllü Olalım
A+
A-
26.02.2019
415
ABONE OL

Metin MERCİMEK

 

“YÜKSEKLİĞİ  İSTEDİM, ONU ALÇAK GÖNÜLLÜLÜKLE BULDUM.” (Hazreti Ali)

Erdemin önemli parçalarından biri olan ve de insan ilişkilerinde çok etki yaratan alçak gönüllülük kısaca, eylem ve düşüncelerimizde hangi konuda olursa olsun, karşısındaki güçsüz, zayıf insanları kendisiyle aynı seviyede tutması ve o tavrı göstermiş olmasıdır. Aslında alçak gönüllülük kavramının içinde de başka etkenler vardır. Bunlardan biri bağışlamak diğeri merhamettir.
Günlük yaşantımızda alçak gönüllülük duygusuna sahip olmayan birçok kişileri görmekteyiz. Örneğin, bazı kişiler güç ve kuvvet sahibi olunca, bağışlamak duygusu azalmakta ve merhamet duygusu da kaybolmaktadır. Böyle bir duyguya sahip olan kişiden nasıl bir alçak gönüllülük bekleyebiliriz. Ayrıca bu kişiler, yaradılışını unutur, iyilik yapanı unutur, verilen sözleri unutur, hatta Yaradan’ı da unutur. Oysa alçak gönüllü insanların hiçbir zaman böyle bir tavırları olamaz. Kimseyi sömürmezler, herhangi bir şeyi istismar etmezler. Çünkü onların düşüncelerinde, nefret eden yürek yerine ağlayan bir kalp, lanet sarfeden bir dil yerine daima güzellikleri konuşan dudakları vardır. Aynı zamanda bu düşünceye sahip olanlar, toplum tarafından çok sevilir ve de çok tutulur.
Bu konuda düşünürlerin görüş ve düşüncelerine bir göz attığımız zaman, onların alçak gönüllülük etkenine ne kadar önem verdiklerini görürüz. Örneğin, M.Ö. yaşamış olan Büyük Düşünür Sokrates, bakınız alçak gönüllülüğü ne güzel ifade etmiş: “Ben bir şey bilmediğimi biliyorum” derken, aslında alçak gönüllü bir tavırla “Ben bilmediğim şeyler olduğunu biliyorum” anlamında söylemiştir.
Ayrıca Büyük Türk Düşünürü Mevlana, alçak gönüllülüğü kendi iç dünyasında, şu şiirsel güzellik çerçevesinde dile getirmiştir:

“CÜBBEMİ, SARIĞIMI, BAŞIMI
ÜÇÜNÜ BİRDEN TARTIYA VURDULAR
BİR DİRHEMDEN AZ TUTTU DEĞERİ…
ÂLEMDE DUYMADIN MI ADIMI?
HİÇ OLAN BİRİYİM BEN, HİÇİN BİRİ…”

Yine Mevlana’nın alçak gönüllülük ile ilgili bir de anısı vardır. Bir gün Mevlana yıkanmak için hamama gider; girmesiyle giyinip çıkması bir olur. Hamam sahibi merak eder ve sorar: Sevgili Mevlana, daha yeni geldiniz, yıkanmadan neden gidiyorsunuz? Mevla’na hamamcının yüzüne bakmadan, “Hamamdan içeri girdim, tellak bana yer ayarlamak için birilerini dışarı çıkarmaya başladı, çok mahcup oldum ve utandım.” diye çok anlamlı bir cevap verir.
Büyük halk şairimiz Yunus Emre ise, alçak gönüllülük düşüncesini en güzel bir şekilde aşağıdaki mısralarda göstermiştir:

“HANİ YUNUS HANİ CÜMBİŞ HAREKÂT
NE SERMAYEM OLA, NE VAR NE YOKUM.”

Düşünen bir varlık olan insan, iyiyi ve kötüyü ayırt edebiliyorsa, alçak gönüllülük duygusunu da mutlak ve mutlak göz önünde tutacaktır. Ancak Usta Düşünür Necip Fazıl Kısakürek’in, “Bazı insanlar alçak gönüllüdür. Bazıları ise alçak olmaya gönüllüdür” diye yorumunu da unutmamamız gerekir.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.