Dolar 8,1546
Euro 9,8169
Altın 466,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
28°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 30°C
Cts 33°C
Paz 33°C

Âlemleri Seyr ve Vuslatın Basamağı Mi’rac-3

Âlemleri Seyr ve Vuslatın Basamağı Mi’rac-3
REKLAM ALANI
A+
A-
15.03.2021
10
ABONE OL

Uğur KEPEKÇİ

 

Mi’rac mucizesinde Peygamberimizin yolculuğu için Yüce Allah’ın takdir ettiği binek hayvanı Burak’tır. Şimdi de Burak’la başlayan Mi’rac yolculuğu hakkında yine Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın tespitlerini aktaralım:

Allah Resulü ‘nün kalbinin iman ve hikmet nuru ile doldurulmasından sonra Halik’a yolculuk başlar. Cebrail (a.s.), Burak’ı hazır bulundurmaktadır. Katırla merkep arası, gemi vurulmuş ve eyerlenmiş bir hayvandır, Burak.

Burak, Allah Elçisi’ni görünce şaha kalkar! Hz. Cebrail bunu itaatsizlik kabul ederek müdahale eder; “Kendine gel ey Burak! Yemin olsun ki, Haşir sabahına kadar Muhammed Mustafa kadar şerefli bir insan senin sırtına ne binmiştir ne binecektir” der. Rivayete göre Burak utanır, tatlı bir mahcubiyetle terler içinde kalır.

O Burak, maneviyat âleminden de gelmiş olsa, neticede bir hayvandır. Hayvanlar bile O’na âşıktır. Bir hayvanın gösterdiği bu edep ve teslimiyete karşılık, Hakk’ın tecelligâhı olan insanın, edepte nasıl tavır takınması gerektiğini takdirlerinize bırakıyoruz.

Resûlullah, Burak’ ın sırtında, Hz. Cebrail ise hayvanın yularını tutmaktadır. Nasipli bir hayvandır, Burak. Zira Peygamberi tanıma, O’nunla tanışmak ve O’na inanmak bir nasiptir. Yıldırımdan hızlı yürüyüşü ile Allah Resulü, müminlerin ilk kıblegâhı olan Mescid-i Aksa ya misafir edilir. Fahr-i Kainatı bu aziz mekânda, Allah’ın Halil’i Hz. İbrahim, İsa Ruhullah, Musa Kelimullah ve insanlığın atası Adem Safiyyullah Efendimiz gibi birçok peygamberle karşılamışlardı. Kutlu Elçi, burada bir bayram şenliği içinde peygamber ve meleklere imam olarak iki rekât namaz kıldırmışlardı.

Bugün, tahrif ettikleri dinlerinin saplantılarından kurtulamayan Yahudi dünyasının gerçek kimliğini bulması, ancak Hz. Peygamberin arkasında safa duran Hz. Musa’nın (a.s.) Mi’rac esnasında vurguladığı mânâyı yakalamalarıyla mümkün olur. Zira Hz. Musa, bir İslam peygamberidir. Dolayısıyla, âlemlere rahmet olan Hz. Muhammed’ in (s.a.v.) arkasında safa durmasıyla Yahudilere de güzel bir örnektir. Ancak, görmek için göz gerek.

Diğer yandan; hiçbir irk ve renk ayırımı yapmadan şunu ifade edelim ki, Mescidi Aksâ mü’minlerin ilk kıblegâhı ve Mi’racın ilk durağı olması münasebetiyle, bugün müminlerin elinde olmalıydı. Yahudi ırkından oldukları için değil, yukarıda belirttiğimiz üzere Hz. Muhammed (s.a.v.) gerçeğine ve davasına ters düştükleri için, Mescid-i Aksâ’nın bu kavmin tahakkümü altında oluşu, bu muazzez davanın harim-i ismetine saplanmış bir oktur.

Mescid-i Aksâ da Burak’ın görevi bitmiştir. Bundan sonraki yürüyüş, yine manevî bir vasıta ile olmuştur ki, buna Mi’rac denmektedir. (Prof. Dr. Haydar Baş / Rahmeten lil âlemin Hz. Muhammed(s.a.v.) / Genişletilmiş 17. Baskı / Sayfa 291-302) (Devam edecek)

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.