Artık Ayvalı İstiklal İlkokulu Öğretmeniyim (5. Bölüm)

13 Eyl 2017 Çar 21:18
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutulmayan Anıları

 

Artık Ayvalı İstiklal İlkokulu Öğretmeniyim (5. Bölüm)

 

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

1973-1974 yılında Kilis Kız İlköğretmen Okulu’ndan mezun oldum. Malatya’dan 150 km. uzaktaki Darende ilçesine bağlı Ayvalı Kasabasındaki İstiklal İlkokulu’nda sizin tabirinizle “tek müdür, tek mühür” (hem öğretmen, hem Müdür, hem müstahdem olarak) göreve başladım.

Anılarınızı okudukça 42 yıl öncesi anılarım tazeledi gözlerimde beynimde.Daha çocuk denilecek yaşta genç bir kızın yolu, suyu, elektriği, kalacağı bir evi olmayan, Doğuda bir Anadolu kasabasının bir mezrası ve kerpiçten yapılmış tek gözlü olan, içi tabandan tavana kadar köy kadınlarının ekmek yapmak için kurutup sakladıkları ve adına gazel dedikleri kurutulmuş yaprak ve tezek dolu sözde okul binası. Camı, tahta kepenkleri,kapısı kırık bir devlet okulu… Birkaç kırık ve yere yan yatmış sıra… Masa bile yok, duvarın birini tamamen kaplayan, boyaları dökülmüş bir kara tahta…

İşte benim atanmadan önce hayalini kurduğum, Batı’da deniz sahilindeki Ayvalık, işte denize karşı o güzel okul binası! Okul iki yıldan beri öğretmensiz olduğu için terkedilmiş.Bu manzara karşısında duyduğum hayal kırıklığını tasavvur edin!

Kasım ayının daha ilk günlerinde kar yağar, yollar kapanır. Maaşımı almaya Darende’ye bile gidemem üç ay. Abim askerden yeni terhis olmuş, “Kardeşimi köyden alayım Kurban Bayram’ına birlikte gidelim Kilis’e” demiş. Bir gece kalmış yanımda. Beni köy muhtarının, kocası Almanya’da olan üç çocuklu Eşe bacının geçici olarak yerleştirdiği evinde.Günlük güneşlik bir kasım sabahının ertesi gecesi valizimi hevesle hazırlıyorum.Ertesi günü uyandığımızda yerde 75 cm.’yi bulan bir kar. Köyün ağası Hüseyin Amca’nın oğlu Ahmet Abi, ben ve abim en kalın giysilerimizi, paltolarımızı giyerek, başımızı atkılarla sararak traktörün römorkunun üstüne biniyoruz ve “Bismillah” diyerek yola koyuluyoruz.Köyü birkaç Km. geçiyoruz.Tohma Çayı’nın bitiminde minare gibi yükselen bir dağ yamacında kara saplanıyoruz… Bir tipi ki,göz gözü görmüyor. Tipinin, rüzgârın sesine bir de uluyan kurt sesleri, kar soğuğundan titriyoruz.Traktörden iniyoruz, ittiriyoruz traktörü yerinden oynatamıyoruz.

Aradan 9 saat geçiyor. Kollarımız bacaklarımız, yerinde yok sanki… Vücudumuz uyuşmaya başlıyor.Ahmet abi elinde küreklerle karı eşeleyeeşeleye bir çukuru farkediyor. Önümüze karanlık bir kapı açılıyor.Karda koyunlar donmasın diye eşilmiş bir ağıl. Bu bize Allah’ın bir mucizesi sanki! Yuvarlanarak giriyoruz karanlık bir mezara sanki. Birkaç çalı çırpı bırakılmış içinde. Ateş yakıyoruz donmaya yüz tutmuş ellerimizi ateşe tuttuğumuzda vücudumda acayip bir karıncalanma ile yığılıp kalıyorum… Gözlerimi açtığımda bir köy odasındayım… Odanın ortasında beyaz bir çarşaf gerilmiş. Başımda Eşe Teyze, Döndü Bacı, Zöhre Teyze ve birkaç öğrencim ağlaşıyorlar. Donarak öldüğümü sanmışlar. Çarşafın öbür tarafında da abim. Köyün erkekleri de oraya toplanmış abimin vücudunu ayılsın diye karlarla ovuyorlarmış. Sesim kısılmış, boğazımda kocaman bir yumruk duyulamayacak bir sesle, Neredeyim? Kilis’e vardık mı? Abi neredesin? Annem, babam neredesiniz?!…”

 

Vücudumun her yeri sızlıyor, sanki o traktör benim üstümden geçmişti. Ayılayım diye yüzüme tokat atanı mı ararsın, çimdikleyerek kendime gelirim diye sarsanı mı ararsın?ZöhreTeyze bir yandan ayaklarımdan, Ayşe Teyze kollarımdan, Döndü Bacı belimden tutarak beni ayağa kaldırmaya çalışmışlar bir odun parçası gibi küt diye tekrar yere düşüyormuşum. Köyün 4 yıl önceki öğretmeni misafir kaldığı bir evden koşa koşa gelmiş. “Kız öğretmen dağda donmuş, ölüyormuş… Koş Müslüm Hoca sen ayılt öğretmeni” demişler. Adamcağız şokta! “Döndü bacı sen karla ayaklarını ov, Eşe Bacı sen de ellerini,kollarını ov. Sonra koluna geçin,sürükleyerek yürütmeye çalışın. Ya kızcağıza niye sille-tokatlagiriştiniz?” diye bağırmış.

Evin avlusunda her kolumda bir kadın, sürükleniyorum.Aynı şekilde ağabeyim de… Yataktayım… Eşe Teyzenin elindeki bir kâse sıcak çorba, dumanı çıka çıka elleri titreyerek, korku, heyecan ve kendime gelmemin sevinciyle kaşığı ağzıma koyuyor… Sonra adeta sürünerek abim yatağımın başına geliyor ağlamaktan şişmiş, kızarmış gözlerle ağlamaklı boynuma sarılıyor,“Özür dilerim bacım seni ben zorladım illa gidelim diye, benim yüzümden oldu. Affet. Allah’a kurban olayım bizi birbirimize bağışladı!” İki gün yataktan çıkamadım.Rahmetli abimin bünyesi benden kuvvetliymiş ki o benden daha az yatmış…

Sevgili emekli meslektaşlarım; Kuş uçmaz, kervan geçmez bu köyde 2 yıl çalıştım. Yine karlı bir kış günü, anılarını yazdığı meslektaşım gibi, kardan mahsur kalıp ilçeye diş doktorugidemediği için benim de sancıyan dişimi Ali Osman Amca kerpetenle çekmişti. Acıdan, bağlıklarımdan Ayvalı’nın dağları nasıl yıkılmadı, düşündükçe hayret ediyorum!

Aradan 42 yıl geçti. Hayatımı o köyün güzel ve iyi insanlarına borçluyum. Beni kızları gibi bağırlarına basmışlardı.O köy ile ilgili daha o kadar çok anım var ki yazsam eminim ki “ÇALIKUŞU” romanı gibi olur…Ne dersiniz yazayım mı?…

Bu yıl emekli oldum. Daha önce birkaç öykü ve şiir denemelerim oldu.Okuldayken Edebiyat hocamız ve arkadaşlarım çok beğenmişlerdi. Belli olmaz belkide bir gün yazarım. Kalın sağlıcakla…

ayvali-1 ayvalı2 ayvalı3 ayvalı-4

Benzer Haberler

SİLAH Öldürmeyen ama süründüren silah yapılmış. Adını “Emekli maaşı” koysunlar!…...

Yorum 
0

Kilis’in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 96. Yıldönümü Bu Yıl Çeşitli İllerimizde...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “İNSAN KALBİ BİR SANDIKTIR; DUDAKLAR ONUN KİLİDİ, DİL İSE ANAHTARIDIR....

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

SİLAH Öldürmeyen ama süründüren silah yapılmış. Adını “Emekli maaşı”...

Kilis’in Düşman İşgalinden Ku...

Kilis’in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 96. Yıldönümü Bu Yıl Çeşitli...

İnsan Kültürünün En Önemli Mirası: ...

Metin MERCİMEK “İNSAN KALBİ BİR SANDIKTIR; DUDAKLAR ONUN KİLİDİ,...

Her Şeyin Sahtesi Çoğaldı

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, günümüzde tahrifçi, düzenbaz, kalpazan ve...

ÜLKÜ’YE KENDİ DİLİNDEN…

Ülkü ümitlerin bitmesin sakın! Zindan gecelere yıldızlar sakla! Gelse de...

CENAZE, DEFİN VE TAZİYE HİZMETİ ALI...

KİLİS BELEDİYESİ MEZARLIKLAR MÜDÜRLÜĞÜ Cenaze, Defin ve Taziye Hizmetleri hizmet...

Suriyeliler ülkelerine dönüyor

Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Kilis’e sığınan Suriyeliler, ülkelerine...

Öğrenciler Yerli Malı Haftası’nı ku...

Mehmet Zeki Taşçı İlkokulu öğrencileri, 12-18 Aralık tarihlerinde yapılan...

Musabeyli’de yapımı süren okul inşa...

Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alagöz, Musabeyli ilçesinde yapımı...

7 Aralık Mersin’de coşkuyla kutland...

Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 96. Yıldönümü, Mersin’de yine...

Başkan Kara’dan çat kapı ziyaret...

Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, halkın içinde olamaya devam ediyor. Başkan...

İl Eğitim Tarihi Müzesi’ne zi...

Kilis’e açılan İl Eğitim Tarihi Müzesi’ne giden İl Milli Eğitim Müdürü...

Belediye’den yaşlı ve bakıma muhtaç...

Kilis Belediyesi Kadın Meslek Zenginleştirme Merkezi personeli, “Yoksullarla...

“Aile” üzerine söyleşi

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kilis İl Müftülüğü koordinesinde Fen...

Temel UMKE eğitimi başladı

Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi temel eğitimi, Kilis Devlet Hastane Konferans salonunda...

Emniyet Müdürü Şenses’ten ‘ayın pol...

Kilis İl Emniyet Müdürü Günter Şenses tarafından başarılı polis memuru...

Kilis’te hırsızlık olayları arttı [...

Kilis’te işyeri ve evlerde hırsızlık olay yaşandı. Ebulüle Mahallesi’nde...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YASAK Irak’ta futbola yasak gelmiş. Tabii, top yerine bombayla oynasınlar!…...