Aşı Düşüncelerim

21 Ara 2020 Pts 9:10
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Dr. Mustafa TEKÇE

 

Değerli dostlarım, pek çok takipçim, dostum, hastam, Kilisli hemşehrilerim ve Mardinli dostlar çeşitli iletişim yollarıyla arayarak, yazarak ya da yakınlarıma danışarak bugünlerde hep aynı şeyi soruyorlar:

- Mustafa Hocam aşı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Sayıları nice yüzbinleri bulan hastalarım iyi bilirler, sağlık konusunda her zaman empatiyle davranır, aynı durumda kendi yakınıma yaptırmayacağım bir şeyi hastalarıma yapın demem mümkün değildir.

İşte bu sorumluluk duygusuyla Covid-19 aşısı konusunu bütün yönleriyle kendi çapımda araştırdım.

Bu konuda bugünkü ölçekte kendi tecrübe, bilgi ve öngörülerimi içeren kanaatlerimi yazacağım.

Kendim ne yapacağımı da yazacağım. Ancak kimseye gelin böyle yapın, şunu yapın ya da şunu yapmayın demeyeceğim. Bu yazımız bugünkü bilgiler ve tecrübelerim ışığında tamamen kendimi bağlar.

Eğer bugünden sonra bilimsel veriler ve gelişmeler, tecrübeler ve zaman benim kanaatimi değiştirecek bir düzeyde olursa derhal bunu da paylaşacağımı açık yüreklilikle gerekirse özür dileyeceğimi de bilmenizi isterim.

Dostlarım,

Şimdi bizlere sunulan Covid-19 Pandemi aşılarını iki ana grupta toplayabiliriz.

Birincisi, inaktif dediğimiz aşı, yani şimdiye kadar hemen hemen yapılan tüm aşılarda uygulanan klasik aşı teknolojisiyle üretilmiş virülansı ve canlılığı yok edilmiş bakteri ya da virüsün, aşı yapılan kişide oluşturacağı immun yanıtı sağlamak amaçlı aşıdır. Böylece vücudun antikor üretmesi sağlanıyor. Bu aşıların içeriği insanın dışında hazırlanıp üretiliyor ve bu aşı insana enjekte edilip kan dolaşımına karışıyor ama insan hücresinin içine girmiyor hücrenin yapısında ya da yeni oluşacak hücreye aktarımda bir değişikliğe neden olmuyorlar.

Covid-19’un bu aşısına şu anda halk arasında ‘Çin aşısı’ deniliyor.

İkincisi, halen üç firma tarafından geliştirilen hücrenin mRNA’sı yerine virüs mRNA’ını kullanarak yapılan yeni bir teknolojidir. Zira bu yeni mRNA aşıları geleneksel aşılardan çok farklı bir işleyişe sahiptir.

mRNA aşılarıysa, virüse ait RNA dizisinin sentetik olarak oluşturulmuş bir parçasını yani virüs mRNA sını doğrudan insan hücresinin içine yerleştiriyor. Bu virüs mRNA sı insan hücresini yeniden programlayarak kendi viral antijenlerini üretmelerini sağlıyor. Bunun üzerine immun sistem harekete geçiyor, yeni antikorlar üretiyor ve bu antikorlar gidip antijene bağlanarak, T-hücrelerini aktive ediyor.

Etki mekanizması bu… Ayrıca mRNA aşıları, geleneksel aşılardan çok daha hız ve sayıda tasarlanıp üretilebiliyor.

Şimdi her iki teknolojiyi kabaca anlattım. Birinci olarak yazdığım geleneksel aşı teknolojisinin her yönünü ve etki mekanizmasını biliyoruz.

İkinci yazdığım yeni bir teknoloji ile ilk kez üretilmiş mRNA aşıları konusunda ise ne kısa vadede ne de uzun vadede etki ve yan etkilerinin neler olabileceği konusunda yeterli veri bulunmamaktadır. Acil kaydıyla FDA onayı almıştır.

Bu bizi derin düşünceye sevk edip mRNA aşısı hakkında araştırma yaparken Nisa suresi 119. ayetini birden hatırladım: “Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: Hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah’ın yaratışını değiştirecekler! Kim Allah’ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyana uğramıştır.”

Değerli Dostlarım, ayette söz edilen “hayvanların kulaklarını yaracaklar” ve “Allah’ın yaratışını değiştirecekler” kısmını tefekkür edelim.

Bunun için 100 trilyon hücrelerimizin içindeki biyolojik yaşama bir bakalım. mRNA yani açık adıyla Türkçesi elçi olan messengerRNA’lar hücrenin içinde bulunan ve tüm donanımın devamına doğru yolu gösteren elçilerdir. Bu elçiye uyularak onun mesajını işiterek hücrenin içindeki bilgi, transferRNA ile gerçekleşen bir yolculukla hücrenin çekirdeğine ulaşır ve orada ribosamalRNA sağlıklı bir replikasyonu ve sentezi gerçekleştirir. Tabiri caizse hücrenin içinde doğru yolu gösteren elçi ya da hücrenin tebliğci peygamberi elçiRNA olan mRNA’lardır.

 

corona asi

 

Son yıllarda hücre içinde bu yol gösterici elçi yani messengerRNA dışında yoldan şaşırtıcı, yanlış yollar gösterici RNA’lar olduğu bulunmuştur. Hücredeki bilgilerle, yapılması gereken sentezler ancak mRNA’lara uyularak gerçekleşir. Yoldan şaşırtıcı RNA’lara uyularak hücrenin hayatiyetinin devamı ve kuşaklara aktarılması mümkün değildir.

İşte böyle bir durumu hücrenin içinde “hayvanların kulağının yarılması” yani gerçek tebliğcinin işitilmesi yerine şaşırtıcı tebliğciye kulak vermek olarak düşünebiliriz. İşte bu kulak verişle ayette söz edilen “yaratılışın değişmesi” gerçekleşir.

Aziz Dostlarım,

Hücrenin kendi özündeki mRNA yerine Covid-19 virüsüne ait mRNA ile yolculuğa çıkacak hücrenin şaşırtıcı bir RNA ile yolculuktan farklı bir sonuca ulaşabilmesi için tatmin edici bulgulara henüz ikna olmuş değilim.

Bugünkü bilgilerimizle henüz çok geniş bir tecrübemiz olmayan mRNA aşılarının bu ayette söz edilen Allah korusun “halkiyetin değişimine” neden olabileceği endişesi taşımaktayım.

Bu nedenle tecrübeler ve bilgilerimiz olumlu olarak değişinceye kadar bu mRNA orjinli aşılara sıcak bakmıyorum. Hatta bu ayetin spektrumuna, kapsama alanına girme ihtimalinden dolayı da maalesef ürküyorum.

Öte yandan halkımızın Çin aşısı diye isimlendirdiği aşıyı bu teknolojik nedenle daha güvenli buluyorum.

Bu konuda da çevremizde ve insanların kafasında bazı endişeler var.

Bir karşı çıkış: virüs Çin’den, ilaç Çin’den, aşı Çin’den bu işte bir tuhaflık yokmu sorusudur.

Çinliler insanlarda tüketildiğinde genetik kırılım yapma olasılığı olan et yiyen memeli hayvanları çiğ çiğ yiyip bu hayvani virüsü aktive ederek insanlığın başına bela etmişlerdir. Ancak denediği ilaçlar da halen tedavinin vazgeçilmezleridir. Çin, salgında askeri güçle insanları evlerinde kapatarak inanılmaz bir karantinayla hastalığı ülkesinde durdurmuştur. Bizim vatandaşımız maalesef sokağa çıkma yasağına, maske ve mesafeye halen böyle bir uyum ciddiyeti duymamaktadır. Üzülerek ifade ediyorum İlaç kullanma konusunda da aykırı davranmakta bazı hastalar sırf bu nedenle kaybedilmektedir.

Bir kısım dostlarım da Çin’in mallarının kalitesiz olduğunu ifade ederek, Çin’in bir tırnak makasının dahi işe yaramadığını dolayısıyla Çin aşısının güvenilmez olduğunu öne sürerek Çin aşısına karşı çıkıyorlar.

Çin’de üretim yaptırarak ülkemize çok iyi kalitede mal getiren emin bir dostumuza bu durumu sordum. Cevap verdi:

“Çin, biz ne kalitede ve fiyatta mal istersek onu yapar. Yüksek teknolojinin yanında harcıâlem merdiven altı tabir edeceğimiz imalathaneler var. Çin’in kabahati yok. Kötü mal İthalatçı firmanın ucuz mal siparişidir. Biz sadece işçilik ucuz olduğu için tercih ediyoruz.”

Bana verdiği cevap bu konudaki endişemi de tamamen dağıttı. Zira aşı ucuz mal siparişi değil yüksek teknoloji siparişidir.

Değerli Hastalarım, takipçilerim, fikrimi soran Dost ve Yakınlarım;

Bu şartlarda Çin’den gelen CoranaVac adlı aşıyı herkese tavsiye ediyor ve inşallah kendime ve aileme bu aşıyı yaptıracağımı açık kalplilikle ifade ediyorum.

C. Allah’tan bu virüsü öncelikle hayırlı bir mutasyonla hastalık yapmaz hale dönüştürmesi; tüm insanlığı bağışlayıp, eski huzurlu günleri yeniden lütfetmesi;

Ülkemizi bolluk, bereketle nimetlendirmesi, kahraman fedakâr doktorlar, hemşireler ve sağlık çalışanlarını esirgeyip koruması; Hastalara acil şifalar vermesi; cümlemizi bu hastalıktan Hafız ismi hürmetine muhafaza etmesi…

Bu aşının ülkemizde komplikasyonsuz başarılı bir korunma sağlaması niyazıyla hepinize kalbi selâm ve muhabbetle saygılarımı sunuyorum.

Benzer Haberler

işte iki mavi arasında süren sevgimizi gök ve denizi, cemreler gelir peş peşe yenileyen bizi....

Yorum 
0

Kim bilir kimler yaşamıştır Kilis’in taş evlerinde binlerce anı saklıdır dört duvar,...

Yorum 
0

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!… *** MANŞET Türk...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Hasan Hüseyin Bayram Dede

Uğur KEPEKÇİ   Dünya bir handır. Gelen geçer, konan göçer. Gelenlerden...

CEMRE

işte iki mavi arasında süren sevgimizi gök ve denizi, cemreler gelir peş...

ESKİ EVLER

Kim bilir kimler yaşamıştır Kilis’in taş evlerinde binlerce anı saklıdır...

DUYURU

ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı Beyoğulları Yumurta Tarım Hayvancılık...

60 yaş üzeri erkek ve kadınlara Akt...

Kilis Valiliği, GAP İdaresi Başkanlığı, Kilis Belediyesi ve Birleşmiş...

Kilis’te kan donduran cinayet! [ASA...

Kilis’in Musabeyli ilçesinde yaşlı bir adamı, ellerini ve ayaklarını bağlayarak...

Kilis’te yüz yüze eğitim başladı...

Kilis İl Milli Eğitim İl Müdürü Mehmet Emin Akkurt, yüz yüze eğitim uygulamaları...

Kilis heyeti Ankara’da temaslarda b...

Kilis heyeti, kente yapılacak yatırımlar ile projelerin takibi için Ankara’da...

Hüseyin Bilgen’i kaybettik

Gazetemiz eski yazarlarından emekli öğretmen ve avukat Hüseyin Bilgen vefat...

Almanya Büyükelçiliği Müsteşarı Bel...

Kilis’e gelen Alman heyetiyle bir araya gelen Belediye Başkan Yardımcısı...

Genel Sekreter Sümer 2020 yılı faal...

Kilis İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ramazan Sümer, 2020 yılı içerisinde...

Rektör tebrikleri kabul ediyor

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun’a,...

Gebze Teknik Üniversitesi’ne ...

Gebze Teknik Üniversitesi Çayırova Kampüs alanı içerisinde bulunan Kocaeli...

Organize Sanayi Bölgesi altyapı işi...

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının kredi desteği ile Müteşebbis Heyet Başkanlığı...

KİLİS BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDA...

Basın İlan Kurumu ilan portal ilan.gov.tr internet sitesinde yer alan ilana...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!…...

Kadın Dayanışması

Metin MERCİMEK “BİR KADININ FARKINDALIK VE GÜÇLENMESİ DEMEK, BULUNDUĞU...

Hangi Yüzle Geliyorlar Meclise?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve...