Dolar 32,7682
Euro 35,0901
Altın 2.459,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Açık
Kilis
38°C
Açık
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 37°C
Sal 38°C

Atatürk İçin Bestelenen Şarkı

Atatürk İçin Bestelenen Şarkı
A+
A-
14.11.2019
371
ABONE OL

M. Yahya EFE

 

Sevgili okurlarım, Atatürk’ün, memleket meselelerinin yoğun temposundan sonra, geceleri Türk Musikisi eşliğinde devlet ileri gelenleri ve arkadaşlarıyla yemekli sohbet toplantıları onun vazgeçilmez dinlencesiydi.

Bu musiki toplantılarında Münir Nurettin Selçuk, Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Mualla Gökçay, Melek Tokgöz gibi ses sanatçıları da yer alırdı.

Böyle gecelerin birinde, Safiye Ayla, alışıla gelen repertuarının dışında ilk defa okunacak olan Sadettin Kaynak’ın hamasi vasıftaki bestesi olan “Yanık Ömer” şarkısını okur. Atatürk ilk defa duyduğu bu eserden çok duygulandığını ve Türk Musikisinde hamasi vasfa sahip bu tür eserlere büyük ihtiyaç olduğunu belirtir ve Safiye Ayla’ya, “Çok merak ettim bunun bestekârı kimdir?” diye sorar.

Safiye hanımda hocam Sadettin Kaynak’a aittir onun yeni bir bestesi olup kendisinden meşk ettiğini belirtince Atatürk “ bu zatı tanımak isterim” der.

Bu toplantın üzerinden bir süre geçtik ten sonra, İzmir’de bir merasimde bulunan Atatürk’e bazı kişiler takdim edilir, takdim edilenlerin arasında, Sadettin Kaynak da vardır. Atatürk Kaynak’a, “Yanık Ömer’in bestekârı sen misin?” diye sorar.

Evet efendim cevabını alır almaz, “seni takdir ediyorum Türk Musikisinde eksik olan hamasi vasıfta bir çığır açtığından dolayı mütehassis oldum, bu yönde çalışmalarını devam ettirmeni istiyorum ve ne zaman ihtiyacın olursa sana kapım açıktır, istediğin an bana gelebilirsin” der.

Sadettin Kaynak İstanbul’a dönünce Fuat Hulusi Demirelli’ye ait bir şiir kitabını incelerken, Gazi’ye hitap eden bir şiire rastlar, İzmir’de Atatürk’le tanışmanın heyecanı içinde bu şiiri Evcara makamında besteler.

Sadettin Kaynak, bunu Atatürk’e arz etme heyecanı ile Ankara’ya gider ve Riyaseti Cumhur kalemi mahsusuna telefon eder Atatürk’le görüşmek ihtiyacında olduğunu belirttir, telefonda beklemesini söylerler, kısa bir fasıladan sonra kendisine, Atatürk’le hemen görüşmek üzere davet edildiğini bildirirler. Büyük heyecan içinde Çankaya’ya giden Kaynak, Atatürk’ün “gel bakalım hafız Sadettin Kaynak bir sıkıntın mı var bir ihtiyacın mı var” sorularıyla karşılar.

Sadettin Kaynak da “paşam sayenizde hiçbir sıkıntım ve ihtiyacım yoktur, teşvikiniz ve takdiriniz heyecanı içinde size hitaben yazılmış bir şiir buldum ve Evcara makamında besteledim size arz etmek için geldim” der.

Sadettin Kaynak eseri okuduktan sonra, Atatürk çok beğendiğini belirterek eseri dört defa tekrarlatır, hissiyatını belirtir ve içeriye gider elinde bir kitapla döner; “Hafız bana hediye ettiğin bu şarkı mukabilinde, bende sana değerini ancak senin anlayıp takdir edeceğin bir hatıra vermeyi uygun buldum. Bu vereceğim hediye mevcudu bulunmayan Hafız Osman el yazması Kur’an-ı Kerim’dir. Sana hediye ediyorum” der.

Sadettin Kaynak; “Paşam Kur’an’ın ilk sayfasını imzalayıp bana vermenizi rica etsem” deyince, Atatürk;

“Bunu benden isteme, ben kim Kur’an’ın içine yazı yazmak kim. Sana hediye ettiğimi belirtecek yazıyı, Cenabı Hak’ın lafzının bulunduğu sayfalara yazamayacağım için ayrı bir kâğıda yazıp imzalamayı uygun buldum, sende bu kâğıdı durak olarak kullanırsın” der. İşte Atatürk’ün Kur’anı Kerime olan saygısı…

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca’nın, hocası Sadettin Kaynak’tan bire bir dinlediği, bu şarkının hikâyesini Sayın Yavaşca’dan dinledim. Ve Ayten Yavaşca’dan aldığım o şarkının sözleri:

 

GAZİ

 

Yıllarca elim kalbimin üstünde eğildim

Gölgen gibi topraklara aşkınla serildim

Sensin emelim başka emelleri sildim

Dünyayı terennümlerinin gülşeni bildim

Ben sevmeden evvel seni kendimde değildim.

 

Göklerde yeşil gözlerinin aşıkı ay gün

Gönlüm gibi olamazlar lâkin sana düşkün

Ruhumda güneş doğdu nedir anladım ülkün

Gazi sana göklerden de büyük sevgisi Türk’ün

Ben sevmeden evvel seni kendimde değildim.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.