Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 720,04
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 20°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
20°C
Parçalı Bulutlu
Cts 13°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

ATATÜRK KİLİS’TE!

ATATÜRK KİLİS’TE!
A+
A-
27.10.2021
27
ABONE OL

Mustafa Kemal, Güney bölgelerini savunmak amacıyla Katma-Raco hattından başka, Toroslardan güney batıya doğru ikinci bir savunma hattı hazırlamayı ve bu yöne yönelmiş birliklerle dağınık kuvvetleri toplamayı ve güney bölge halkını düşmana karşı silahlandırmayı düşünmektedir. Bunun için de Kilis’i ve Adana’yı dolaşmak, incelemek kararındadır. Atatürk, 28 Ekim 1918 tarihinde Kilis’e geleceğini dönemin Kaymakamı İbrahim Bey’e bir telgrafla bildirir. Atatürk’ün imzasını taşıyan bu telgraf mealen şöyledir:

“Kilis Kaymakamlığına;

Kilis’e geleceğim. 28 Ekim 1918 tarihinde Kilis’in ileri gelenlerini ve eşrafını Kaymakamlıkta toplayınız. Not: Telgrafın saniyyen tehiri idamı muciptir.)

7. Ordu Komutanı Mustafa Kemal”

ATATÜRK’ÜN KİLİS’TE SARAÇ MEHMET ÇAVUŞ’LA KARŞILAŞMASI

Ancak bu telgraf, henüz Kilis Kaymakamlığı’na ulaşmamıştır. Vatanlarını, bayraklarını, namuslarını, kentlerini düşman saldırısından kurtarmak için Kilisli gençler, Yahudi Mezarlığı tabir edilen yerde bağırlarını soğuk esen rüzgâra vermiş beklemektedirler. Bu sırada bir otomobil sesi duyulur. Otomobilin süzülen ışıkları çetelere doğru iyice yaklaşmaktadır. Bir ses duyulur:

– Dur, teslim olun, inin aşağıya bakalım!

Otomobilde, Kurtuluş Savaşımızın büyük dehası, meydan muharebelerinin büyük ustası, tarihi yapan ve yazan, muzaffer Başkomutan Kemal Atatürk’ün bulunduğundan Kilisli çeteler habersizdir. Atatürk’ün yaveri Cevat Abbas Bey, derhal silahını çekerek, namluyu önlerini kesen gruba doğru çevirir. Ancak, O bir kez daha yanılmamıştır. Cevat Abbas Bey’e silahını yerine koymasını söyleyerek otomobilden aşağıya iner. Atatürk’le karşısındaki gencin gözleri birbirini süzmektedir. Ama dünya bilir ki engin denizler misali mavi gözler nemlenmiş ise kopacak fırtına da o denli büyüktür.

Kartal bakışlar süngülenmiş ise silahın kabzasını bir başka türlü kavramak gerek. Herkes bilir ki, O dâhinin kaşları çatılmışsa gözleri bir başka bakar zırhları delercesine.

Evet, Atatürk’ün karşısındaki genç, O’nun Çanakkale Cephesi’nden tanıdığı, yakın silah arkadaşı Saraç Mehmet Çavuş’tur. Kader, iki silah arkadaşını bu defa başka bir cephede yan yana getirmiştir. Saraç Mehmet, Paşasını görünce heyecanlanır, hazır ola geçerek tekmilini verir:

– Burhanoğlu Saraç Mehmet Çavuş. 1311, Kilis, buyurun kumandanım!…

Mustafa Kemal Paşa, Mehmet Çavuşu selamlayarak tekmilini alır, çeteleri başına toplar. Burada ne yaptıklarını, neden silahlı olduklarını sorar. Çetelerden aldığı cevap, O’nun için pek şaşırtıcı değildir. Anadolu’da düşlediği heyecan gerçekleşmeye başlamıştır. Bir ulus kadınıyla, çoluğuyla, çocuğuyla uyanmaktadır. Ve… “Ya istiklal, ya ölüm” parolası ateşlenmiştir.

Mustafa Kemal, doğruca o zaman Tekye Camii’nin hemen bitişiğinde bulunan Kilis postanesine gelir. Kaymakam İbrahim Bey’in nerede olduğunu sorar. Kilis postanesinde görevli telgraf memuru Hamdi Bey, Atatürk’e şu yanıtı verir:

– Paşam, telgrafınızı henüz aldım. Kilis-Halep hattı düşman tarafından bombalandığından telgrafınız Osmaniye üzeri henüz elimize ulaşmıştır. Hemen Kaymakam İbrahim Bey’e iletilecektir.

Kilis Hükümet Konağında o gece yapılan toplantıda, bizzat Mustafa Kemal’in verdiği emirle Kilis Garnizonunda bulunan 1000 kadar silah ve cephaneler Yüzbaşı Ziya Bey tarafından sivil halka dağıtılır. Kilisliler daha sonra tarihe Kuvayi Milliye olarak geçecek bu örgütün kurulmasını sağlayan ilk kent olarak ne kadar gururlansa yeridir. Kilis Kaymakamlığı’nda Mustafa Kemal’in başkanlığında yapılan toplantıda, kurulacak direniş örgütünün çalışma stratejisi de belirlenir. Geceyi Kilis’te geçiren Mustafa Kemal, sabaha karşı Adana’ya gitmek üzere kentten ayrılır.

Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk, daha sonra 28 Ekim 1918’de Kilis anılarını tarihe şöyle aktaracaktır:

– Halep’te gördüğüm vaziyet karşısında sağlam bir Türk toprağına ayak basmadan düşmana karşı koymanın hemen hemen imkânsız olduğunu iyice anlamıştım. 40 asırlık Türk Yurdu düşman eline bırakılamazdı. Şimdi ilk ayak bastığım Türk şehrindeki bu uyanıklığa cidden hayran kaldım. Ve bir daha iman ettim ki bu millet asla ölmeyecektir. Var olun aziz Kilisliler!… (1)

(1) Bu konuya, 1. Dünya Savaşı’nda Kilis bölümünde daha geniş değinilmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.