Atatürk’ü Ağlatan Şarkı

28 Eyl 2020 Pts 9:46
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

A. Filiz GÖKDEMiR ÖZARSLAN

 

Merhabalar güzel insanlar. Bir yazımla daha sizlerleyim. Bugün konumuz başlıktan da anlayacağınız üzere biraz duygusal. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatmak sayfalara sığmaz bildiğiniz üzere. Her yönüyle örnek aldığımız ve izinden gittiğimiz Atamız dünya ülkelerinin de örnek aldığı büyük liderdir. Ben sizlere bugün Atatürk’ün ülkemiz için kazandığı zaferleri anlatmayacağım. Her Türk genci ve vatandaşı tarihimizi ve bugüne nasıl geldiğimizi ismi gibi biliyordur diye düşünüyorum.

Atatürk sanata ve sanatçılara çok değer verirdi. Bunları geçen “Sanat ve Sanatçılar Güneş Gibidir” köşe yazımda detaylı bir biçimde anlatmıştım. Bugün Atamızın duygusal, naif yönüne değineceğim sizlere. Ayrıca daha önce yapmış olduğum radyo programımda da bahsetmiştim bu hazin hikâyeye.

Atatürk’ü gönülden seven kadın Fikriye Hanım’dır. Çok genç yaşta acı bir ölümle hayata gözlerini yummuştur. Bu Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından çok trajik bir aşk öyküsüdür. Yıllar sonra Atatürk onu düşünürken şöyle diyecektir: “Beni iki kadın çok sevdi, biri yalnız ben olduğum için (o Fikriye’dir), öteki de mevkiim için (o da Latife Hanım’dır).”

Ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Fikriye Hanım için yazdığı şiiri:

 

“İçsem de bir kadeh hayat iksirinden,

Zamansız ayrıldım, bilinsin Fikriye’den.

Bıkmadım ki doyayım o narin ellerinden,

Ümmid-i aşkım saracak seni, cefakâr teninden.”

Latîfe Uşakî ya da nüfus kayıtlarına göre Latife Uşaklı, 17 Haziran 1898 yılında İzmir’de doğdu. 29 Ocak 1923-5 Ağustos 1925 tarihleri arasında iki buçuk yıl Mustafa Kemal Atatürk ile evli kaldı. Hâlit Ziyâ Uşaklıgil ile kuzendir.

Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde siyaset ve hukuk eğitimi aldı, Londra’da dil öğrenimi gördü. İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve Almanca biliyordu. Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılması üzerine, üçüncü sınıfta üniversite eğitimini yarıda bırakarak, Gazi Mustafa Kemal Paşa ve ordusunu karşılamaya İzmir’e döndü.

ata

 

Köşkte babaannesiyle birlikte kalan Latîfe Uşakî, 14 Eylül’den itibaren Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı Uşakîzâde Köşkünde ağırladı. Misafirliğin ardından Mustafa Kemal Atatürk ile Latîfe Hanım, 29 Ocak 1923 tarihinde evlendiler.

1925 yılının temmuz ayında bir akşam, Çankaya Köşkü’nde, Mustafa Kemal ve Latife Hanım’ın evliliğinin sonunu getiren, birçok kişinin de tanık olduğu büyük bir kavga yaşanmıştı.

“Latife Hanım, Ankara’dan ayrılıp İzmir’e, baba evine gitmiş, ancak, sakinleşip, yeniden düşününce, Ankara’ya dönme girişiminde bulunmuş ise de Mustafa Kemal, “Siz benden üç kere ayrılma talebinde bulundunuz zaten. Ben bu talebinizi yerine getiriyorum…” demiş ve İzmir’e boşanma mektubunu göndermişti.”

Biten evliliğin ardından acı çeken ve yalnızlık hisseden bir Mustafa Kemal vardı artık. Musikili akşam toplantılarında söylenen şarkılar onun hislerine tercüman oluyordu.

Ve Atatürk’ün manevi kızlarından olan, dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’in anılarından Atatürk’ün gözyaşları:

Yıl 1934… Çankaya Köşkü’nde bir akşam… Atatürk’ün sofrasının müdavimi konukları… Masanın önündeki saz heyeti, Atatürk’ün sevdiği şarkıları söylemekte… Sabiha Gökçen, o sıralar yirmi yaşlarında ve her zamanki gibi, “Paşa Baba” sının yanı başında, sofrada… Atatürk’ün yakın arkadaşı Kılıç Ali ve Başyaver Salih Bozok da aralarında… Sohbet derin… Memleket meseleleri tartışılıyor… Atatürk çok neşeli…

O sırada, saz heyeti Selahattin Pınar’ın “Gel Gitme Kadın” şarkısını çalıp söylemeye başlar… Birden Atatürk durgunlaşır ve susup şarkıyı dinler… Paşanın ani hüznünü fark eden masadaki konuklar, kadehlerini, çatallarını usulca bırakıp, susar. Atatürk başını tabağa eğer, gözlerinden yaşlar süzülür ve göğsüne doğru akarak, gömleğini ıslatır. Bu onun, konukları yanında ilk ve son ağlayışıdır.

Salih Bozok, saz heyetine “kesin” anlamında işaret verir… Kılıç Ali de konuklara da aynı işareti yapar… Gökçen, gözleri dolu dolu, Atatürk’ün ağlayışını izlemektedir. Az sonra, saz susar ve çekilir, masadakiler sessizce kalkıp gider, Atatürk tek başına kalır… Bir sigara yakıp bahçeye çıkar, saatlerce yürür…

O gece, gözünü bile kırpmayan Gökçen, Atatürk’ün niçin ağladığını ve “Gel Gitme Kadın” şarkısının onu, neden bu kadar duygulandırdığını çok merak eder… “Yoksa bu büyük insan, kalp hazinesinde, çok geride kalmış, yılların küllendiremediği bir aşk masalı mı saklamaktadır…”

Gökçen ertesi sabah Atatürk’ün odasına gider ve çekinerek konuyu açar:

- Paşam, dün gece “Gel Gitme Kadın” şarkısı çalınırken çok müteessir oldunuz… Hatta yanılmıyorsam, ağladınız da…” diyecek olur.

Atatürk, ondan bir sigara ister ve susar. Sonra Gökçen’i ve yaverlerini alarak, araba gezintisine çıkar. Saatler sonra ve ansızın, Gökçen’e dönerek, sabahki sorusunun cevabını, sırrını kendine saklayarak manevi kızına verir:

- Unutma ki, Mustafa Kemaller de insandır!… Onlar da bazen ağlamak ister!

Atatürk’ü bu kadar hüzünlendiren şarkının sözleri şöyledir:

 

Gel gitme kadın, ruhumu hicranına yakma,

İnlet beni, öldür beni, ağyare bırakma,

Karşında esirim, bana düşman gibi bakma.

İnlet beni, öldür beni, ağyare bırakma.

 

Gel, gel, gel… Gel gitme kadın

Ruhumu hicranına yakma, hicranına yakma

Karşında esirim, bana düşman gibi bakma!..

İnlet beni, öldür beni, ağyare bırakma.

 

Gel Gitme Kadın, bestesi Selâhattin Pınar’a, güftesi Celâdet Barbarosoğlu’na ait olan; Kürdîli hicazkâr makamı, Curcuna usulündeki güzel bir eserdir.

 

Latife Uşşaki Hanım ayrılıklarının ardından: “Atatürk ile aramızda en ufak bir kırgınlık, anlaşmazlık yoktu, politik saiklerle mecburen ayrıldık. Benim büyük Atatürk’e karşı duyduğum ebedi sevgi ve saygı eskisinden daha ziyade olarak devam etmektedir, son nefesime kadar da böyle olacaktır.” demiştir.

Bugün bir yazımın daha sonlarına geldim güzel dostlarım. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün duygusal yönüne yer verdim bugün köşemde. Ruhu şad olsun, nurlarda uyusun inşallah. Çok şey borçluyuz, minnettarız Atamıza. Saygı ve rahmetle anıyoruz. Bir başka yazımla sizlerle olmak dileklerimle. Sevgiler, saygılar.

 

Kaynak: Gel Gitme Kadın/OĞUZ AKAY

Benzer Haberler

SALAK “Türkiye Salaklar Derneği” kuruluyormuş. Üye sayısında patlama yapabilir!… ***...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KİLİSLİ ÖĞRENCİLERİN STAJ İÇİN BAŞKA İLLERE GİDİP MASRAF ETMELERİNİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, çevrenize bir bakın! Kaç tanesi gülümsüyor? Ne yazık...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

SALAK “Türkiye Salaklar Derneği” kuruluyormuş. Üye sayısında patlama...

Yaşar Aktürk’ten Kilis’...

Metin MERCİMEK “KİLİSLİ ÖĞRENCİLERİN STAJ İÇİN BAŞKA İLLERE...

Hayata Gülümseyebilmek…

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, çevrenize bir bakın! Kaç tanesi gülümsüyor?...

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun

Uğur KEPEKÇİ   Öncelikle önceki gece idrak ettiğimiz Mevlit Kandilinizi...

“Zeytin Yaprağı Yeşil Altında...

Mehmet KILIÇOĞLU Bu günlerde köyümüzde bir telaş bir koşuşturma başlardı....

Hatice ve Mehmet Döğme İlkokulu tör...

Kilisli hayırsever işadamı Mehmet Döğme tarafından yaptırılan Hatice ve...

İlçelerde Cumhuriyet Bayramı törenl...

Kilis’in Musabeyli Polateli ve Elbeyli ilçesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı...

Kilis’e 28 milyon TL destek ve yard...

Kilis Milletvekili M. Hilmi Dülger, Kilis’e korona virüs ile mücadele...

ÇYDD’den öğrencilere burs

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kilis Şubesi öğrencilere burs vermeye...

Yedikleri yemekten zehirlenen 23 ki...

Kilis’te bir fabrikada çalışan 23 kişi, yedikleri yemekten zehirlenerek...

Mesut Yılmaz’ın vefatı Kilis’te üzü...

Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın vefatı, Kilis’te de üzüntüyle...

Öncüpınar ve Çobanbey gümrük kapıla...

GAP Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Bölge Müdür Yardımcıları...

Özel Meltem Okulunda Cumhuriyet coş...

Kilis Özel Meltem İlk ve Ortaokulu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını tüm sınıfların...

“Şekeri bırak, Kilis karası ü...

Kilis Ziraat Odası Genel Sekreteri M. Ümit Deli, “Sağlığınız için çayı...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KORKU Sera üreticileri perişanmış. Seradan yiyenler de!… *** KAFA Maymunlar...

Güven Duymak

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, güven insanın en temel ihtiyaçlarından...

Büyük Yazar Tolstoy’un Bilinm...

Metin MERCİMEK “EĞER İNSAN SEÇME HAKKINA SAHİP OLSAYDI, AKLI BAŞINDA...