Dolar 32,9142
Euro 35,3447
Altın 2.466,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 37°C
Açık
Kilis
37°C
Açık
Sal 38°C
Çar 37°C
Per 36°C
Cum 33°C

Atatürk’ü Bir Anlayabilseydiniz

Atatürk’ü Bir Anlayabilseydiniz
A+
A-
14.11.2018
369
ABONE OL

Uğur KEPEKÇİ

 

İlkokullarda okunan andımızın kaldırıldıktan sonra mahkeme kararıyla tekrar okutulması gündeme gelince, tatsız tartışmaların devam ettiğini önceki yazılarımızda dile getirmiştik.

İtiraz eden kişilerin andımızda geçen Türk ve Atatürk kelimelerine itirazı konusunda sarf ettikleri cümleler, milletimizi gerçekten rahatsız etmektedir.

Andımızın ilkokullarda okutulması kaldırılırken siyasilerin savunduğu tez: “Okullarımızda okuyan farklı ırka mensup çocuklar vardır ve Türk olmadığı halde her gün Türk olduğunu söylemesine gerek yoktur.”

Bu tez milli devletten, ulus devletten bahseden hiçbir milletin kabul edebileceği bir şey değildir. Altında yatan sebepler, küresel güçlerin oyunudur ve “Türk milletini aidiyet duygusundan koparmaktır.”

Dünyada hiçbir devlet yoktur ki kendi milletine, o milletten olduğunu hatırlatmasın. Ya da kendi milli kimliğini unuttursun. Aksine her fırsatta kendi milli değerlerini hatırlatan sözleri, kıyafetleri, örf ve adetlerini, tarihini, hafızasına kazımak ve unutturmamak için her yolu denemektedir.

Türk milletinin her ferdinin asırlardan beri hangi etnik kökten gelirse gelsin Türküm demekten hiçbir sıkıntısı yoktu. Çünkü Türklük kavramı, bu millet tarafından asla ırki manada kullanılmamıştır. Türküm demekle, kimlik olarak kendini hangi etnik kökten gelirse gelsin Türk kabul etmek duygusuyla hareket edilmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Ne mutlu Türküm diyene” ifadesini kullanırken bu topraklar üzerinde etnik kökleri farklı olduğu halde herkesin kendini bu milletten saymasını, bu devlete ve millete sahip çıkmasını sağlamak maksadını taşımıştır.

Bugün tek devlet, tek bayrak, tek millet kavramını savunanlar; bu duyguyu millete nasıl aşılayacak. Ayrışan bu milleti, tekte toplamak (birleştirmek) o kadar kolay değildir. Bunun yolu, beşikteki ninniden, okuldaki andımızdan, eğitimdeki millilikten geçmektedir.

Eğitimde hala bir teklik sağlayamadık. Bilmem kaç vizyonu, bilmem kaç hedefleri diye hala yol arıyoruz. Hal bu iken, yavrularımızın her sabah heyecanla ve gururla okuduğu andımızla oynuyorsunuz. Bırakın kuru inadı da andımızı hem siz okuyun, hem de yavrularımıza okutun, ne manaya geldiğini öğrenin ve öğretin.

Cumhuriyet şöleninde salonu dolduran binlerce kişiyle, Prof. Dr. Haydar Baş’la birlikte, çoluk çocuk okuduğumuz andımızla biz o kadar duygulandık, o kadar heyecanlandık ki…

Adımızın okunmasına itiraz edenlere tavsiyem, çekilin bir köşeye, girin bir odaya, geçin aynanın karşısına ve andımızı okuyun. Sizde aynı heyecanı duyacaksınız ve belki de bu anlamsız inattan vaz geçmenin yolunu arayacaksınız. Belki de siz de çocuklarımızla birlikte andımızı okumaktan zevk alacaksınız.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.