Atatürk’ün Bağımsızlık Anlayışı

01 Tem 2020 Çar 15:24
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Murat YILDIRIM*

Çanakkale Onsekiz Mart Üni.

Atatürk İlk. ve İnk.

Tarihi Öğr. Gör.

 

Unutmayalım, herhangi bir toplumsal olguyu anlayabilmek için, onu kendi zamanının koşulları içinde, onu yaratan tarihsel düzlemde değerlendirmek gerekir. Bu, özellikle de tarih bilimi açısından çok önemlidir. Bugünkü yazımıza konu olan Atatürk’ün bağımsızlık anlayışı da kendi döneminin tarihsel koşullarında ortaya çıkmıştır. O dönemdeki tarihsel koşullara baktığımızda ise şunu görürüz: İşgal altında bir ülke, silahları elinden alınmış ve dağıtılmış bir ordu, on yıldır savaştan bitkin düşmüş bir millet ve her şeye egemen olmuş bir karamsarlık.

Atatürk’ün bağımsızlık için yola çıktığı 19 Mayıs 1919’da, İstanbul’da bile, bağımsızlık düşüncesi bir yana, tek kurtuluş çaresi olarak manda görülmekteydi. Mustafa Kemal’i döneminin diğer önemli kişiliklerinden, askerlerinden ve aydınlarından ayıran belki de en önemli özelliği burada ortaya çıkmaktadır. O, İstanbul’da kalıp manda tartışması yapmak yerine, Anadolu’ya bağımsızlığa giden gemiye binmeyi seçmiş ve Kurtuluş Savaşı’nın parolasını da en baştan koymuştur: “Ya İstiklâl, Ya Ölüm”. İstiklâl yani bağımsızlık…

Şimdi gelelim Atatürk’ün bağımsızlık anlayışına…

“Tam bağımsızlık, bizim bu gün üzerimize aldığımız vazifenin asıl ruhudur… Biz yaşamak isteyen, onur ve şerefi ile yaşamak isteyen bir milletiz… Bilgin, cahil, istisnasız bütün millet kişileri, belki içinde bulundukları güçlükleri tamamen anlamaksızın, bugün yalnız bir nokta etrafında toplanmış ve kanını sonuna kadar akıtmaya karar vermiştir. O nokta, tam bağımsızlığımızın sağlanması ve devam ettirilmesidir. Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, ekonomik, adli, askeri, kültürel vs. her hususta tam bağımsızlık ve tam özgürlük demektir. Bu saydıklarımızın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, millet ve memleketin gerçek manası ile bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir” (1).

Atatürk bu sözleri Fransızların, Ankara’ya gönderdikleri özel temsilci olan Franklin Bouillon’a söyledi. Buradan hareketle soralım; Kurtuluş Savaşı niye yapıldı? Bağımsızlık için. Ama bağımsız olmak için yalnızca düşmanı yurttan atmak yeterli değildir, aynı zamanda her alanda ve her anlamda ülkenin bağımsız olması gerekir.

İsterseniz açıklamaya çalışalım: Atatürk’ün yukarıdaki konuşmada öncelikle sözünü ettiği siyasi bağımsızlıktır. Siyasi bağımsızlık, Türk Devleti’nin egemen, aldığı kararlarda ve bu kararların uygulanmasında özgür, uluslararası ilişkilerde ise eşit olmasıdır. Devlet, her durumda ve yalnızca, gücünü aldığı tek gerçek olan Türk Ulusu’na karşı sorumludur, ona dayanır, varsa verilecek bir hesabı ona verir. Atatürk bu gerçeği; “Temel ilke, Türk Ulusu’nun onurlu ve şerefli bir ülke olarak yaşamasıdır. Bu ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve gönençli olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan kendisini kurtaramaz” (2) sözleriyle ifade eder.

Mali ve ekonomik bağımsızlık, tam bağımsız olarak yaşamanın temel ilkesidir. Osmanlı ekonomisinin adım adım çöküşünü ve sömürgeleştirilmesini gören, bunu yaşamış olan, emperyalizmin ekonomik sömürüsünden kurtulmadan diğer alanlarda bağımsızlığın olmayacağını bilen Atatürk için, ekonomik bağımsızlık olmazsa olmazdır. Ancak kendi sanayisini kurmuş, ekonomik olarak hiçbir devlete bağımlı olmayan bir ülke kendi politikasını, kendi kültürünü, kendi ordusunu ve adliyesini, yalnızca ulusal gereksinimlerinden yola çıkarak oluşturabilir. Lozan’da kapitülasyonlar üzerinde bu denli durulmasının nedeni ekonomik bağımsızlığın sağlanmak istenmesidir. Atatürk bu konuda 1923 yılında yapmış olduğu bir konuşmada ekonomik bağımsızlığı şöyle vurgular: “Türkiye’nin bütün felaket sebeplerinin ekonomi alanında uğradığı engellerden doğduğunu tekrara gerek görmem. Yaşam ve tam bağımsızlığın, ekonomiden ve tam bağımsızlıktan ibaret olduğuna inanıyorum. Bunu bütün anlamıyla sağlamak milletimizce kesinkes kararlaştırılmıştır. Tesadüf olunacak güçlüklerin ve tehlikelerin derecesi ne olursa olsun bunu kesinlikle başarabileceğimize inanıyorum” (3).

Hukuk ve adliyede bağımsızlık, tam bağımsızlığın bir diğer önemli boyutudur. Osmanlı döneminde bir hukuk birliği yoktu. Müslümanlara ayrı hukuk uygulanırken, gayrimüslimlere ayrı hukuk uygulanırdı. Üstelik azınlıkların hukuksal konularında Avrupalı devletler sürekli Osmanlı Devleti’nin içişlerine karışırlardı. Adliyede ve hukukta bağımsız olmak demek, kendi kurallarını koymak, bunları uygulamak ve bağımsız hareket edebilmek demektir. Bu durum uluslaşma açısından da önemlidir. Atatürk’e göre “bir hükümet, ancak adalete dayanabilir. Bağımsızlık, gelecek, özgürlük her şey adaletle vardır” (4).

Her devlet, kendi güvenliğini sağlamak için bağımsız bir orduya gereksinim duyar. Atatürk’e göre para vardır ya da yoktur, ancak ordu olmak zorundadır. Emperyalizm çağında, Batı emperyalizmine karşı, Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış bir ülke için ordu bağımsız olacaktır ki ulusal güvenlik bağımsız olsun, devletin ve rejimin sürekliliği sağlanabilsin.

Tam bağımsızlığın bir diğer önemli yönü ise kültürel bağımsızlıktır. Kültür her şeyden önce kendi içimizden çıkmalı ve ulusal olmalıdır. Kendi ulusal kültürünü geliştirip yerleştiremeyen uluslar için emperyalizmin kültürel saldırısına karşı koymanın olanağı yoktur. Atatürk bunun içindir ki Türk tarihine, Türk diline yönelmiş, Türk kültürünü yüceltmeye ve bu yolla ulusuna kendine güven kazandırmaya çalışmıştır (Onuncu Yıl Nutku’nda da “Türk Milleti zekidir, Türk Milleti çalışkandır…” diyerek gösterir bunu).

En başta da söylediğim gibi, Atatürk kendi döneminin tarihsel koşullarında ortaya çıkmış ve büyük Türk Ulusu’nun bağımsızlık mücadelesine liderlik etmiştir. Ancak, O’nun bu liderliği yalnızca kendi çağı ve ülkesi ile sınırlı kalmamış, dünyadaki birçok ezilen ulusun bağımsızlık mücadelesine de esin kaynağı olmuş, onlara rehberlik etmiştir. Üzerinden yaklaşık yüz yıl geçmiş olsa da, hâlâ O’nun düşünceleri, sözleri, yaptıkları önümüzü aydınlatmayı sürdürmektedir.

 

Dipnotlar:

1- Atatürk, Nutuk C II, Türk Devrim Tarihi Ens., İstanbul, 1963, s.623

2- Atatürk, Nutuk C I, Türk Devrim Tarihi Ens., İstanbul, 1963, s.13

3- BORAK, Sadi, Atatürk’ün Resmi Yayınlara Girmemiş Söylev, Demeç, Yazışma ve Söyleşileri, Halkevleri, Atatürk Enstitüsü Araştırma Yay., Ankara, 1980,s.204

4- KOCATÜRK, Utkan, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Atatürk Araştırma Merkezi Yay.,    Ankara, 2005,s.222



* Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Rektörlük Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı, e-posta: myildirim101@gmail.com

Benzer Haberler

FIRLA Elektrik fiyatları otomatik olarak artacakmış. Otomatik zamlara alışalım!… *** PAHA...

Yorum 
0

Sabahattin YARAR   Yaşantım boyunca belki de ilk kez bir yazı başlığım hakaret içeriyor....

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KERİMOĞLU EFE, MENTEŞE BEYLİĞİ’NİN ÖNDE GELEN AİLELERİNDEN...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

FIRLA Elektrik fiyatları otomatik olarak artacakmış. Otomatik zamlara alışalım!…...

Hayvanlar Hep Ahırda Tepişmezler!

Sabahattin YARAR   Yaşantım boyunca belki de ilk kez bir yazı başlığım...

Kerimoğlu Efe’nin Öyküsü

Metin MERCİMEK “KERİMOĞLU EFE, MENTEŞE BEYLİĞİ’NİN ÖNDE GELEN...

Akıllı İnsan…

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Allah’ın insana bahşettiği müthiş...

Bumerang Serisi-13

Hasret & Vuslat ya da Özlem-Kavuşma   Mahmut İhsan KANMAZ   “Ertesi...

İslam’a Ters Akımların Ortaya Çıkış...

Uğur KEPEKÇİ   Hz. Osman’ın şehadetinden sonra İmam Ali (a.s.)’a...

SANDIN

Gelince gitmiyor yaşam çilesi, Hülyalara dalıp, nelere yandın? Kirpiğinden...

BEKLEYECEĞİM

Başımda eserken sevdanın yeli Süzülür gözlerden bir hüzün seli Aşkınla...

‘Yılın Ahisi’ seçilen işyeri sahipl...

Kilis Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KESOB) ile Ticaret İl Müdürlüğü...

“Yanıtını merak ettiğim 10 so...

Gazetemiz yazarlarından Mehmet Şenay Taşkent yaptığı açıklama ile Kilis’le...

328 kişi için kura çekilişi yapıldı...

Kilis Milli Eğitim Müdürlüğüne alınacak 250 temizlik işçisi ve 78 özel...

Kilis’e 37 doktor atandı

Kilis Devlet Hastanesine 1 nöroloji doktoru, 2 dâhiliye doktoru diğerleri ise...

Askeri araç devrildi: 16 yaralı

Kilis’te sınırdan kaçak olarak geçerken, yakalanan Suriyelilerin taşındığı...

Covid-19 denetimleri devam ediyor

Kilis Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Covid-19 ile mücadele kapsamında...

84 Suriyeli göçmen yakalandı [ASAYİ...

Kilis’te, Suriye’den Türkiye’ye yasadışı yollarla gelen...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

TEHLİKE 28 kurşun yiyen 55 yaşındaki adam ölmemiş. Allah uzun ömürler...

İstanbul’da Uluslararası Anıt Bir V...

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   Öyle kişiler vardır ki, herkesin hayatında...

Sanat Güneşimiz Zeki Müren ve Sanat...

Metin MERCİMEK   “GÖZLERİNİN İÇİNE BAŞKA HAYAL GİRMESİN BANA...