Atıf Erçıkan Paşa Anektodlu Bir NATO Öyküsü

03 Ara 2019 Sal 8:37
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

 

Kısa adı NATO olan Kuzey Atlantik İttifakı Antlaşması’nın kuruluşun 70. Yıldönümü (04 Nisan 1949) dolayısıyla Londra’da yoğun diplomatik ve askeri bir çalışma var. NATO üyesi ülke temsilcileri İngiltere’de bir araya gelerek yeni bir durum değerlendirmesi yapacaklar.

Türkiye NATO’ya Demokrat Parti zamanında (18 Şubat 1952) dâhil oldu. Daha önce Türkiye (1951) Birleşmiş Milletler denetiminde 721 askerimizin şehit olduğu Kore’ye bir tugay göndermişti. Ankara, Amerikan askerleriyle birlikte komünizme karşı savaşarak, NATO’ya üye olmak için bir jest yapmıştı. NATO üyeliği de Kore Harbi’nin bitiminden daha sonra kabul edildi. Bundan amaç ise SSCB yayılmacılığının önüne geçmekti.

DARBELERDE BATI KATKISI VAR MI?

Fakat aynı NATO ve ABD, Türkiye’nin yükselen yıllarına çomak sokan 27 Mayıs 1960 Askeri darbesine yeşil ışık yaktı! Oysa Başbakan Adnan Menderes Türkiye’yi küçük Amerika yapacağını bile iddia ediyordu. Menderes iki bakan arkadaşıyla birlikte idam edildi. Sosyalizme açık bir anayasa ile darbe sonrası ABD ve NATO Türkiye ile daha fazla sarmaş dolaş oldu. 1966 yılında NATO Türkiye’de 112 yerde haber alma tesisi kurdu; Karadeniz’de Sinop’tan, Ege’de Karaburun’a kadar. 35 kilometrelik NATO tesislerine, bakan dâhil NATO komutanının izni olmadan hiç bir Türk yetkili sokulmuyordu.

12 Eylül Askeri Darbesi sonrasında ise ABD ile yeni bir Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalandı. Bununla ABD, NATO tesislerini beş yıl kullanabilecekti. Öyle de oldu ve bu anlaşma halen yürürlükte devam ediyor. NATO’nun 70. Yaşına girmesi dolayısıyla şimdi yeniden gündemde. Üyesi olduğumuz NATO’nun Türkiye’ye dost olup olmadığı, müttefik ülkeler dayanışması gösterip göstermediği hala anlaşılamadı. Bir nalına bir mıhına vuruyorlar. Ülkemizin stratejik önemi batılı müttefiklerimizi hep düşündürüyor. Ayrıca çok ciddi bir nüfus artışımız ve gençliğimiz var. Askeri gücümüz de NATO’da ABD’den sonra ikinci, dünyada ise sekizinci sıradayız. Savunma sanayimiz de her geçen gün büyüyerek dikkat çekiyor.

KİM DOST, KİM KARŞI?!

Türkiye’nin son olarak terör örgütleri PKK ve YPG’ye karşı sınır güvenliği konusunda Suriye’de başlattığı “barış pınarı harekatı” sonrası NATO üyesi ülkeler, Arap Birliği Teşkilatına mensup Müslüman devletler, İran ve hatta her imkanımızla destek olduğumuz Filistin bile ülkemiz aleyhinde tavır aldı! Teröre karşı amansız mücadele veren Türkiye’nin artık günümüzde Suriye ile birlikte, bu ülkeye yerleşen ABD ve Rusya da komşumuz oldu! Gidecek gibi de görünmüyorlar. Devlet adamlığı azlığımız burada kendini gösteriyor.

İşte NATO 70. Yıl Kutlamaları bu fotoğrafa denk geldi. Denk geldi ama NATO üyesi ülkeler Türkiye’den rahatsız. Allahtan Ankara NATO ve Avrupa Birliği’nden çıkmak gibi bir tavır sergilemiyor. Yoksa büyük ve fahiş hata olur. Ama görünen o ki bu konuda Türkiye’ye değişik tuzaklar kuruluyor.

“NATO İÇİNDE TÜRKİYE ZOR BİR MÜTTEFİK” ÖYLE Mİ?

Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Berlin’deki parlamento konuşmasında NATO’nun en az soğuk savaş dönemindeki kadar Avrupa için hayati öneme haiz olduğunu belirterek şöyle diyor;

- Avrupa bugün kendini tek başına savunacak durumda değil. NATO’nun varlığı bizim temel çıkarlarımız önemli. NATO için çalışmamız ve daha fazla sorumluluk almamız gerekir.

Almanya Başbakanı Angela Merkel NATO’nun Türkiye tartışmalarına da değinerek, Ankara’nın NATO’da kendisinin dışlandığı öne sürdüğünü belirterek şöyle diyor:

- Elbette Türkiye, NATO içinde zor bir müttefik… Soru şu: Türkiye’yi NATO içinde tutacak mıyız, tutmayacak mıyız? Türkiye mutlaka NATO üyesi kalmalı. Bunun için de çaba sarf etmemiz gerekir. Çünkü Türkiye’nin üyeliği ve NATO’da kalması ittifak açısından jeostratejik bir öneme sahip.

Bu gelişmeler olurken yaklaşık 20 yıl kadar önceki bir yazımı günlük bir takvim sahifesi arkasında “Dost Oyunu Müttefik numarası” başlığı altında buldum. Yazım şöyleydi;

ÇOK GİZLİ DOSYA GERİ İSTENİYOR

“Emekli Tümgeneral görevde iken, Atıf Erçıkan Paşa yaşadığı bir anekdotu anlatıyor: O günlerde Atıf Paşa 3. Ordu İstihbarat Başkanıdır. Emekli Korgeneral Atıf Erçıkan’ı Geçenlerde İlhan Atabaş Paşa Ankara’da ziyaret ederek bu anekdotu hatırlatır. Atıf Paşa “doğrudur” der, “Öyle bir olay yaşamıştım.” Bu olayı İlhan Atabaş Paşa’dan dinleyelim;

Yıl 1961. Atıf Paşa o günlerde Albay rütbesiyle NATO Askeri Karargâhı’nda. Karargâh henüz Waşhington’dan Paris’e taşınmamış. Proje subaylarıyla bir toplantı yapılır karargâhta. SSCB’ye karşı psikolojik savaş gözden geçirilir. Hedef; Sovyetleri çökertmek… Toplantı biterken proje subaylarına birer dosya verilir. İnceleyerek görüşleri istenir. Atıf Erçıkan’a da verilir dolayısıyla. Herkes odasına geçer. Ancak bir müddet sonra Atıf Erçıkan’ın odasının kapısı çalınır. Bir İngiliz ve bir ABD subayı gelir. Selamlaşırlar. Atıf Erçıkan’a verilen dosyanın yanlışlıkla gönderildiğini anlatır ve geri iadesini isterler! Atıf Paşa itiraz eder. Tartışma başlar. Sertleşmeler görülünce Atıf Paşa dosyayı alır, çekmecesine kilitler. İki subay kesinlikle dosyayı okumamasını isteyerek tehdit ederler. Dosya “Çok Gizli”dir.

YA TÜRK DÜNYASI BİRLİKTE HAREKET EDERSE?

Atıf Erçıkan dosyayı okuyacağını ve gerekeni yapacağını ve bu konuda Türk Genel Kurmayına bilgi vereceğini belirtince, iki subay hiddet ve şiddetle çekip çıkarlar.

Dosyanın özeti; SSCB nasıl çökertilecek? Çökertmek sorun değil, NATO iddialı. Ancak, “SSCB dağıldıktan sonra ne olacak? İşte bu konuda görüş isteniyor, ihtimaller sıralanıyor. Bugünkü durum ile aynı bir yaklaşım var, o günkü NATO raporunda. Türk Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan vs.) istiklallerini kazanıyor, bağımsız oluyorlar. Mesele de burada başlıyor. Ya bağımsız Türk Devletleri birlikte hareket ederlerse ne olur? Bu konuda tedbir ve görüş isteniyor. Değerlendirmeler alınıyor proje subaylarından. Türk Dünyasının önü kesilmek isteniyor. Türk Dünyasına ve Türkiye’ye karşı bir tedbir dosyası.(Ayhan Katırcıkara 27 Şubat 2000 Türkiye Gazetesi). 20 yıl önce yazmışım bu hususu ve hala aynı şeyleri konuşuyoruz.

NATO GENEL SEKRETERİ NE DEMİŞTİ?

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra hatırlarsanız NATO Genel Sekreteri bir açıklama yaparak, “Komünizm çöktü, artık yeni hedef İslam’dır” biçiminde haddini aşan, İslam coğrafyasına mütecaviz bir demeç vermişti. NATO demecini o günlerde cılız birkaç tepkiye rağmen geri almamıştı. Komünizmden sonra böylece yeni düşman da bulunmuştu!

Üstelik günümüzde NATO ve batı artık demeçlerine gerekçe olarak kendi organize ettiği İŞİD veya DEAŞ gibi dehşetengiz bir terör örgütünü fırsat bilip, referans vererek düşmanlığını rahat açıklayabilir. Köprünün altından çok sular aktı.

NATO’nun ve batının örtülü bir amacı var; Türkiye ne ölmeli ve ne de olmalıdır. Bunu ferasetli her aydın ortaya çıkarabilir. Ama asıl ortaya çıkarma ve tedbir alma, ufuk gösterme görevi devlet adamlarınındır. Atın önüne et, itin önüne ot atılarak liyakat ve uzmanlık dışlanırsa böylesi konuları her zaman tartışır dururuz. Fatin Rüştü Zorlu gibi Dışişleri Bakanlarını, Atıf Erçıkan gibi Paşaları özlemle bekleyip dururuz. İnsana yatırım yapıp, demokrasi, hukuk devleti, insan hakları ve bilim gibi evrensel hususları öne çıkarmazsak böylesi sorunları her zaman yaşamak mukadderdir. Dilerim olmasın.

 

Benzer Haberler

UMUT Gençlik gelecekten umutsuzmuş. Umut, Kaf Dağı’nın ardında!… *** MEZAR  ...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KİLİS İNSANI, SADECE FRANSIZLARA KARŞI DİRENİŞ GÖSTERMEKLE KALMAMIŞ,...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Kuvay-i Milliye adının bilinip duyulmadığı kara bir günde,...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

UMUT Gençlik gelecekten umutsuzmuş. Umut, Kaf Dağı’nın ardında!…...

Kilis’in 24 Ay Süren Karanlık...

Metin MERCİMEK “KİLİS İNSANI, SADECE FRANSIZLARA KARŞI DİRENİŞ GÖSTERMEKLE...

7 Aralık Kutlu Olsun!

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Kuvay-i Milliye adının bilinip duyulmadığı...

BUGÜN 7 ARALIK KUTLU OLSUN GÜNÜN…...

Kalkar bir gün sisler boşuna sorma, Güneştir her zaman karanlık boğan Tutsaklık...

Kilis’in Kurtuluş ve Gurur Günü...

Uğur KEPEKÇİ   7 Aralık Kilis’imizin düşman işgalinden kurtuluş...

KİLİS İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ- MERKEZİ ...

12 AY SÜRELİ LİKİT OKSİJEN (TIBBİ GAZ SIVILAŞTIRILMIŞ OKSİJEN %995 SAFLIK)...

BİLGE KİLİS’İM

Gövdeniz yolları summaklı taşlı Zeytin ağaçları zümrüt nakışlı İnciri...

7 ARALIK DESTANI

Seher vakti yine Cengin yolunda, Yurdu kurtarmaya koştu ÇETELER. Müslüman...

Vali Soytürk’ten 7 Aralık Kurtuluş ...

7 Aralık Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıldönümü nedeniyle...

Kilis’in Kurtuluşu ve Ağlayan Anala...

Ahmet BARUTÇU   Kilis ve yöresi işgal kuvvetleri komutanı General Guobot,...

Kilis’te ‘Kurtuluş’ yürüyüşü...

Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıldönümü nedeniyle kortej...

Vali Soytürk Musabeyli’de vatandaşl...

Kilis Valisi Recep Soytürk, Musabeyli ilçesi ile köylerinde ziyaretler yaparak,...

“Terörü Hep Birlikte Durdurabiliriz...

Kilis’te emniyet birimleri, resmi kurumda görevlilere “Terörü Hep Birlikte...

Kilisli şairlerden şiir dinletisi

Kilisli şairler, 7 Aralık Üniversitesinde bir araya gelerek şiir dinletisinde...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ÇAT Gürültü kirliği mercek altına alınmış. Merceği de çatlatırlar!…...

Kışın Doğa Yatar, İnsan Düşüncesi İ...

Metin MERCİMEK “KIŞ MEVSİMİNDE DOĞA TAMAMEN UYKUYA YATARKEN, DUYGU...

Türkü Şairi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, yaşarken büyük işler yapmak ve yaşarken...

Engelli Bir Çocuğun Öğretmeni Olmak...

Gülseren FEDAKÂR YALAZA   Empati kurarak başlamak istiyorum sözlerime....