Dolar 32,9243
Euro 35,8003
Altın 2.558,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 37°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
37°C
Parçalı Bulutlu
Cum 35°C
Cts 35°C
Paz 36°C
Pts 36°C

Benim Güzel Diyarbakır’ım…

Benim Güzel Diyarbakır’ım…
A+
A-
10.11.2016
379
ABONE OL

Nejat TAŞKIN

Şimdi yaşanan olaylar dolayısıyla 13 yaşında Gaziantep Sanat Okulunu 1. sınıfta bırakıp Diyarbakır’a gittiğim ve tam 5 yıl bu güzel tarihi surlar şehrinde kaldığım hatırıma geldi.

Evet, tam beş yıl 18 yaşında bu güzel şehirden ayrılırken nice güzel hatıralarım ve maalesef çoğu artık hayatta olmayan nice güzel insan ile olan şairane dostluklarımla bu tarihi şehirden ayrılıyordum. Hangi birisini anlatsam? Sonradan milletvekili de olan sevgili Reşit İskenderoğlu ve okul müdürü Mehmet Erdem. Hangisi unutulur? Hepsi unutulmazlar arasındaki eşsiz yerlerini aldırlar. Merkeplere yüklenip Dicle Nehri kıyısında yapılan piknikler. Onlarca kilo ağırlığındaki eşsiz tatlı karpuzlar. Tadına doyum olmayan o karpuzları Diyarbakır sıcağı altında okulun bahçesinde Dicle Nehri’ni izlerken doyumsuz sohbetlerle yemelerimiz.

Ziya Gökalp Lisesi, Diyarbakır ve arkadaşlarım çocukluk günlerimin en güzel örneklerini teşkil eder. Çok yetenekli bu Kürt kökenli arkadaşlarımdan addı aklıma gelenler Celal Canlı, Ali Bayram Keskin, Mehmet Tanış ve daha niceleri. Şimdi yaşayanlar, yani ben yaşta olanlar bir yana diğerleri hayat veda ederek bizlerden binlerce rahmet ve dua beklerler.

Kürt, Alevi, Arap, vs. vs. nereden çıktı bu ayrışmalar ve daha önemlisi kim çıkardı? O Sur şehrini, o güzel tarihi şehri yaşadığım 5 yılı hatırlıyorum ve şimdiye baktığımda içimi derin bir keder kaplıyor.

Yapmayın, etmeyin beyler diyorum. Bu güzel halkla el ele vererek ülkeyi müreffeh yarınlara taşıyınız. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyetini bölmeye yeltenmeyiniz. Evet, ben tam 5 yıl o şehirde yaşadım, nefes aldım, gezdim ve birincilikle mezun oldum. Bir gün o okuldayken Milli Eğitim Bakanı Sayın Hasan Ali Yücel okulumuzu ziyarete gelmişti. Elini sıktım, öğrenci temsilcisi olarak kendisini okul pilavına davet etmemle öğretmenim ve okul müdürüm takdirini aldım. İşte Diyarbakır ve ben…

O köy enstitüleri o köylere bu yolla verilen büyük destek. Oralardan yetişen nice değer ülkenin daha feraha ermesi için yapılan eşsiz hizmetler.

Peki şimdilerde ne oldu da sürekli şehit haberleri alarak bizi üzüntülere gark ederken bir şehir oldu. Daha doğrusu bu hale getirildi. Atatürk çizgisinden, Cumhuriyet çizgisinden vazgeçmeyelim lütfen. Diyarbakır bizim, Sur bizim, bu tarih bu medeniyet hepimizin. O halde geliniz Devletimize sahip çıkalım. Lütfen karanlık yola düşenleri uyaralım. Laik Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.