Dolar 32,3565
Euro 34,4292
Altın 2.435,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 21°C
Hafif Yağmurlu
Kilis
21°C
Hafif Yağmurlu
Paz 24°C
Pts 27°C
Sal 28°C
Çar 29°C

Benzetemezsiniz; “Hacivat Kafalılar…” (Atatürk…)

Benzetemezsiniz; “Hacivat Kafalılar…” (Atatürk…)
A+
A-
30.03.2017
357
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

Yazı başlığımı, lisede kimya öğretmenim, rahmetli Seyfettin Başcıllar’ın, bir deyimi ile süsledim. Süsledim diyorum, çünkü çok beğendiğim bir söylemi idi hocamın. Mantığa ters, içi boş, öğrenci kurnazlığına kaçan, kandırmaca kokan, gündeme ters sözlere verdiği yanıt idi “Hacivat kafalılar” diye kızgınlıkla söylediği.

Özellikle son dönemlerde, ortamın sağladığı şımarıklarla, kıskançlık, kin, düşmanlık, çekememezlik, aşağılık duygusunun etkileri ile Atatürk’e yapılan saldırılardan söz etmek istiyorum. Yok olmuş, işgallerle paylaşılmış, harap ve perişan bir imparatorluğun enkazlarından, yeniden bir TÜRK devleti çıkarmış olan M.Kemal ATATÜRK’ü her fırsatta kötüleme düşüncesinde olanlar hiçbir zaman eksik olmamıştır.

Halkın cehalet ve din duygularını kullanarak, kendi egemenliklerini sağlama almak düşüncesindeki kimseler, aslında bir inkârcılık, yalancılık, kindarlık, iftira ve vefasızlık içindedirler. Bugün, uygarlık ve kalkınmışlık içinde gelişmesini sürdüren, laik, bağımsız, özgür, demokratik bir ülke konumunda olmanın nimetlerini hem kullanıp, hem de inkâr edenler nankörlük eylemi içindedirler. Şeriat ve din devleti istekleri ile geri kalmış İslam dünyasının bir ferdi olmak istiyorlar sanki… Adının Ahmet, Mustafa, Cemile, Ayşe olmasını, ülke üzerinden ezan seslerinin eksilmemesini,  bilim ve teknoloji ile ülkenin kalkınmasını sağlayan ATATÜRK’e dil uzatıyorlar düşüncesizce…

Son zamanlarda, kötüleme, inkâr ve nankörlükle bir sonuç alamayacakların yeni bir eyleme başvurdukları, ATATÜRK’e benzeme ve benzetme çabasında oldukları da görülmekte.  Siyasi konuşma ve görüşmelerde ATATÜRK demiyorlar ama Gazi Mustafa Kemal Paşa demek zorunda kaldıkları oluyor. Hatta bazı aymazlar, bazılarının(!) başına kalpak koyup, altına da “İzindeyiz…” diye yazmaktan utanmıyorlar. İşin ilginç yanı, benzetilenler de bu eylemi kabulleniyorlar sanki…

Bir ATATÜRK olmak o kadar kolay değildir. Yüzyılın Adamı olmak, tüm dünya uluslarının oylarını almak, birinci seçilmek kimin haddinedir şimdi. Dünya devletlerinden yüzlercesinde HEYKELLERİ yapılmış, okullarda hayatı ders olarak okutulan birisi olmak ne demektir? Yaşamında 3975 kitabı irdeleyerek okuyan kaç kişi var acaba?  Olanaklarını sadece ülkesi için kullanan, TEK ADAMLIĞI, (her türlü olanağa karşın) kabullenmeyen, yıllarca sonrasını değerlendirebilen ileri görüşlü insan kimdir?

Askeri dehasının yanında devlet adamı olmanın, saygınlık ve takdirle anılmanın, barışçı bir söylemle, “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” diyerek ulusların haklı takdirlerini almanın yolunu kaçınız bilirsiniz?

Aramızdan ayrılması ile tüm dünya yayın organlarının, devlet büyüklerinin, bilim adamlarının,(karşı olanların aksine) övgü dolu söylemleri boşuna mıdır? Yüzlercesi olan bu söylemlerden iki örnekle yetineyim: İranlı F. Farjad bir konserinde; “Burası ülkem kokuyor, ama ülkem sizin gibi şanslı değil. Sizin ATATÜRK’ünüz var” diyor. Atatürk öldüğünde, İtalyan Radyosu şu anonsu yapıyor: “Sezar, İskender, Napolyon ayağa kalkın, büyüğünüz geliyor…”

Bu ve buna benzer yüzlerce yayın, hakkında yabancı yazarlarca yazılmış yüzlerce kitap(Türkiye’de yazılanlar hariç) kimseye bir kuruş ödenmeden, ricada bulunmadan, takdir ve hayranlıkların etkisi ile yazılmıştır. Benim ülkemin inkârcıları, iftiracıları bunları biliyorlar mı?

Kalpak giydirip, söylemlerini kullananlar bir yerde ATATÜRK’ü takdir ediyorlar demektir. Ama Atatürk olmanın o kadar kolay olmadığını, inkârla, benzetmelerle bir yere varılamayacağını anlamaları gerekir bu “Hacivat kafalıların”…

Altın semer vurmakla bir yere varılamaz. Bu unvanları halk ve uluslar verir unutmayınız…

Yeniden buluşalım…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.