Dolar 15,8769
Euro 16,8435
Altın 942,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 24°C
Az Bulutlu
Kilis
24°C
Az Bulutlu
Pts 26°C
Sal 28°C
Çar 31°C
Per 33°C

Bilgelik İçinde Yaşlanma

Bilgelik İçinde Yaşlanma
A+
A-
16.01.2015
123
ABONE OL
Metin MERCİMEK

"YAŞLANMA; İYİ, ADİL, DÜRÜST, TEMİZ, SEVGİ DOLU BİR İNSAN İÇİN YILLARIN UÇUP GİTMESİ DEĞİL; OLGUNLUK, BİLGELİK VE SAYGINLIK DÖNEMİMİN BAŞLAMASI DEMEKTİR."
Birçok arkadaşım gibi ben de 70'li yaşların ilk yarısında yaşamın kazandırdıklarını değerlendirmeye çalışırım. Kimseye nasip olmayan ve hayırseverlik duygusuyla kümeleşmiş Kilis Vakfı gibi değerli dostlarım vardır. Hemen hemen her gün bu dostlarımla geçer günlerim. Yazıyorum, çiziyorum, okuyorum ve bunun yanı sıra sosyal, kültürel, sanatsal etkinlikler düzenleniyorum. Kendi huzurlu yaşlanmamın coşkulu renklerini ve güzelliklerini yaşamaya çalışıyorum. 
Bizler 65 üstü yaşa ister yaşlı, ister olgunluk diyelim. Ancak ortada yadsınamaz bir gerçek var ki, artık 65 yaşın üstündeyiz. Belki de hayatımızın en güzel, en verimli dönemindeyiz. Bu yaş kesinlikle mücadele, emek, çaba, acılar ve sıkıntılar içinde geçen yılların meyvelerini toplama zamanıdır. Eğer yaşamımız kin, nefret, kapris, kompleks, kıskançlık içinde geçmişse ve yaşlılık döneminde hala bu alışkanlıkları sürdürme çabası içinde isek, ömür boyu cehennem ateşi içinde yanar dururuz. Ama geçmişteki hatalarımızı, kusurlarımızı, hırslarımızı, kavgalarımızı gözden geçirip pişman olup da “ARTIK BU YAŞTAN SONRA, BU GÜNE KADAR SEVEMEDİĞİM İNSANLARI DAHA ÇOK SEVECEĞİM, DİLEDİĞİM KADAR GÖSTEREMEDİĞİM İLGİYİ, SAYGIYI, DAHA ÇOK GÖSTERECEĞİM. BAŞKA İNSANLARI DAHA ÇOK DÜŞÜNECEĞİM, DAHA ÇOK PAYLAŞACAĞIM, AFFEDECEĞİM, KISKANMIYACAĞIM, KİN TUTMUYACAĞIM" gibi kararlar verirsek, yaşlılık günlerimizde kendi cennetimizi kendi ellerimizle kurmuş oluruz. 
Şu var ki, emekli insan tüm hobilerini gerçekleştirebilir, dilediği kitapları okuyabilir, özledikleri müzikleri dinleyebilir, günün her saatinde arzu ettikleri spora katılabilir, seyahatlere çıkabilir. Gençken zaman bulamadığı dost ziyaretlerine doyasıya zaman ayırabilir; başta yakınları olmak üzere herkesi kucaklayabilir, sevebilir. Tüm bunların yanı sıra, yaşlılığın büyük ödülü gelin, damat ve torundur. Özellikle torun, yaşamın en tatlı bir meyvesi olup, bizlere yaşam sevincini tam olarak aşılayan bir varlıktır. 
Ayrıca gençliğimizde olmayan birçok şeyler yaşlılığımızda vardır. Yaşlılıkta yılların verdiği büyük bir bilgiye ve deneyime sahip oluruz. Çünkü yıllar boyu biriktirdiğimiz dostların, arkadaşların, sevgilerin varlığı ile kendimizi güçlü hissederiz. Hem de emeklilik bizi telaştan, mücadeleden, karmaşadan kurtarır, huzura kavuşturur. 
Unutmayalım ki, ağaran saçların aklığı içinde tertemiz, huzurlu, mutlu yaşayan; kinden, hasislikten, hırstan uzak; geçmiş günlerin bilgi, birikim ve deneyimlerini başkalarının mutluluğu için kullanabilen insanlar için YAŞLILIK BÜYÜK BİR ZENGİNLİK'tir. 
Hoşça kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.