Dolar 8,6580
Euro 10,1795
Altın 488,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 32°C
Az Bulutlu
Kilis
32°C
Az Bulutlu
Paz 33°C
Pts 34°C
Sal 35°C
Çar 34°C

Binbirdirek Sarnıcı ve Yerebatan Sarayı

Binbirdirek Sarnıcı ve Yerebatan Sarayı
REKLAM ALANI
A+
A-
06.04.2016
53
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“BİR TARAFTA AYASOFYA, BİR TARAFTA SULTANAHMET CAMİİ, DİĞER TARAFTA YEREBATAN SARAYI, İSTANBUL SULTAN AHMET SEMTİNE BİR AYRICALIK YARATIR.”
Eskiden evlerin bodrum katlarındaki küçük sarnıçlarda, damdan alınan yağmur suyu biriktirilir, daha sonra bu sular kullanılırdı.
Arkeolojik kazılarda Antik Çağ’da Anadolu’da dağ kalelerinde, su gereksinimin sarnıçlarla karşılandığını gösteren buluntulara rastlanmıştır. Bizans döneminde sarnıç yapımına büyük önem verilmiş ve İstanbul’da üzeri tamamen kapalı sarnıçlar inşa edilmiştir. Bu sarnıçlara su kent dışındaki kaynak ve göllerden “su kemeri” denilen oluklu yapı yoluyla getirilmiştir. Bu sarnıçlardan en büyüyü ise Sultanahmet semtinde bulunan Binbirdirek Sarnıcı ve Yerebatan Sarayı’dır.
Binbirdirek Sarnıcı, tahmini 543 yılında Justinianus tarafından İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak maksadıyla yaptırılmıştır. Bizans devrinden kalan en büyük sarnıca Suya Batan Sarayı da denilmektedir. Cadde ismini Sultanahmet Meydanı kenarında bulunan bu sarnıçtan almıştır. Sarnıcın üstü ilk zamanlar taş döşeli imiş, fakat zamanla buraya Bizans döneminde evler yapılmıştır. Fatihten sonra buraya bu sefer konaklar ve bir de Sultan Fatih’in Satırbaşı Mehmet Ağa tarafından Üskübiye Mescidi inşa ettirilmiştir. Hatta üstündeki tonozlardan delikler açılarak sarnıçtan su çekilmeye başlanmış. Rivayetlere göre 2. Abdulhamit döneminde güneybatı tarafı toprakla doldurulmuştu. 19. yüzyılın başlarında sarnıcın üstüne Vakanicüs Mehmet Esat Edendi tarafından bir konak ve yanında içinde 4000 eser olan bir kütüphane yaptırılmıştı. Ayrıca ölünce de kütüphanesinin yanında defnedilmiştir. Ancak daha sonra kitaplar Süleymaniye kütüphanesine nakledilmiş ve burası önce basımevi sonra da turistik eşya dükkâna dönüştürülmüştür.
Binbirdirek Sarnıcı 1940 yılında tekrar ele alınmış, sarnıç girişindeki evler zamanın belediyesi tarafından istimlak edilerek açılan yere, büyük bir bina inşa edilmiştir. 1985-1988 yılları arasında Büyükşehir Belediyesi tarafından esaslı bir bakım ve temizlik görerek daha bakımlı bir hale getirilmiştir.
Sarnıç 3584 metrekare büyüklüğünde olup, içinde 224 sütun bulunmaktadır. Ancak 2 sütun tahrip olunca geriye kalan 222 sütunla devam etmektedir. Bazı sütunlarda, sütun gövdelerine işlenmiş Yunan harflerinin, sarnıcın yapımında çalışan ve sütunları işleyen taşçıların işaretleri olduğu bilinmektedir.
Yerebatan Sarayı’nın çevresine bir göz attığımız zaman, bir tarafta 1484 yılında Lala Hayrettin tarafından inşa edilen Acem Ağa Mescidi’ni, bir tarafta 1745 yılında Darüs-Saade ağası Hacı Belir Ağa tarafından yaptırılan Hacı Beşir Ağa Camisi’ni, diğer tarafta Sultan Fatih’in sadrazamı Mahmut Paşa tarafından yaptırılan Şengül Hamamı’nı, yine bir tarafta Fatih’in seyisbaşısı Mehmet Ağa tarafından yaptırılan Yerebatan Camisi’ni görmekteyiz.
İstanbul’un tarihi dokusunu ortaya koyan ve her yöresinde antik bir yapıtı bulunan Sultanahmet semtinin bir başka turistik konumunda yeniden buluşmak dileğiyle…
Hoşça kalın.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.