Bir Derginin Hikâyesi ve Çöküşü: Zeytindalı

12 Tem 2017 Çar 23:27
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Hasan ŞAHMARANOĞLU 


Uzun yıllar önce başlayan bir serüveni anlatmak istiyorum. Ankara’da Kilisliler bir dernek kurarlar; Kilis Kültür Derneği.Bu dernek uzun yıllar Kilis’in kültürüne hizmet eder, çeşitli etkinlikler yapar, kitaplar yayınlar, dergiler yayımlar, hâlâ da en iyi şekilde çalışmaktadır.

Buhranlı yıllarda, dernek çeşitli başkanlarla çalışır, sağcısı olur, solcusu olur, şarlatanı olur. İşte o kaos durumunda derneğin başkanlığına merhum Şinasi Çolakoğlu gelir. Zar zor derneği düzene koyar. Bu düzene koymak ayrı bir hikâye… İşte o sıralarda bakar ki, Kilis’te derneğin şubesi yok. Bir gün merhum Avni Keçikhoca ile bana,Kilis şubesinin kurulmasını teklif eder, mecburen kabul ettik ama ne Avni Bey ne de ben Başkan olacak durumda değildik. Müteşebbis heyeti kurarak, bir bankanın müdürünü başkan yaparak, Derneğin Kilis şubesini kurduk, merhum bir müddet sonra öldü. Bu kez başkanlığa, aynı bankada vezneci olan Sayın Muhlis Salihoğlu’nu getirdik.

Bu sırada bir dergi çıkarmak isab etti, merhum Avni Bey’le ben birçok ad üzerinde çalışarak, merhum Seyfettin Başçıllar’n bir şiirinde “Zeytindalı sunam Zeytindalıhey”den esinlenerek derginin adını ZEYTİNDALI koyduk. Şunu da eklemek istiyorum, daha önce ben bir dernek kurmuş, birçok dergi çıkartmıştım.Gökdeniz, Çağrı, İrfan gibi, yani tecrübemiz var. Zeytindalı’nı da yürütmeye başladık. Benim Türkiye genelinde birçok yazar, akademisyen arkadaşlarım var, onlardan şiir alıyorum, tarihi yazı alıyorum, edebi yazı alıyorum, dergi yürüyor. Dergi tutundu ama dergi ilmi, ağır başlı merhum Avni Bey’in kontrolünde gidiyor. Daha önce kurulmuş olan derneğimizi de feshederek, yeni derneğe kattık. Ben Ankara’dan, İstanbul’dan yazılar, şiirler getirtiyorum, adam biraz dergiciliği öğrenmeye başladı. Sağa sola gidiyor, Gaziantep’e, Ankara’ya, İstanbul’a gidiyor, bunu herkes takdir ediyor. Adam kendisinde bir şeyler görüyor, kıskançlık başlıyor, benim ve Avni Bey’in yazılarını düzeltmeye kalkıyor.

Bir gün İstanbul’dan Sayın SeraceddinZıddıoğlu vasıtasıyla Süleymaniye Kütüphanesinden Kilisli eski şairlerimizden birinin hayatını ve şiirlerini getirttim.Makaleyi yazdım, baktım yayınlamıyor. Nedenini sordum, bu şiir Osmanlıca imiş, çıldırdım! O zaman özTürkçe şiir mi vardı? Divan şiiri Türkçe, Arapça, Farsça karması, bir baktım merhum Avni Bey’in bir makalesini bölük pörçük etmiş, terk ettik artık büyük bir “EDİTÖR” olmuştu. Gelen yazılardan kafasına göre düzenleme yapıyor. Bu Arapça, bu Farsça diye kelimeleri değiştiriyor. Bu söylediklerim yalansa, yalanlayabilir. Bu kez başka arkadaşlardan yardım alıyor, dergi çok iyi gidiyor. Biz Kilis’e hizmet diye Avni Bey’le sesimizi çıkarmıyoruz. Şunu da söylemekistiyoruz, bizim olduğumuz zamanın dergilerinin kalitesini herkes takdir ediyor.
Gel zaman, git zaman bu kez Sayın Uğur Elhan Hoca’ya takılıyor. Uğur Elhan Hoca titiz, hem edebiyat hocası, yıllarca dergiyi o idare ediyor ama adam büyük “EDİTÖR” burnundan kıl aldırmıyor. Aslında hiçbir edebi değeri yok, yazıları düzeltilmeye muhtaç ama adam şair de şiirleri var, şiir kitabı yayımladı ama şairliği kendinden menkul.

Neyse, biz bu yazıyı niye yazdık? İşte bu önemli… Sayın Uğur Elhan hocayı da kıskanarak,dergiyi tek başına idare etmek için ne kumpas kurduysa, hocayı da küstürdü. Şimdi dergiye bakın yayın kuruluna bakın, bir ilim adamı yok, bir edebiyatçı yok.Dergi magazin dergisi oldu, ancak resimlerle albüm oldu.
Dergi Kilis’te Kent Matbaasında basılıyordu. Büyük editör baskıyı beğenmedi, şimdi Gaziantep’ te basılıyor, neymiş? Dergi parlak basılmıyormuş. Ben yıllardır edebiyat dergilerini okurum, çoğuna aboneyim, Zeytindalı gibi bir dergi görmedim. Mütevazı bir derneğin dergisi birinci sınıf kâğıda, birinci sınıf kapağa ne gerek var? Üstelik Kilis Kilis diye ağlayan, kalkınması için öneriler sunan bu adam dergiyi Gaziantep’te bastırıyor.

Gelelim bu güne, Ocak-Şubat-Mart 2017 sayısına.Şöyle bir başlık: “Kilis’in adı ve arkeolojik eserler”. Bu yazıyı duyunca, işte büyük editöre göre, büyük bir tarihçi dedim. Bu tarihçi birkaç günlük Belediye Yazı İşleri Müdürlüğünden sonra İstanbul’a kaçmış,yıllarca orda gizlenmiş, Oda orada bir dernek kurmuş, bir gazete çıkarıyor, ama bakıyor ki bu işte büyük rant var, reklam veren bol,adını duyurmak için tarihçiliğe soyunmuş. Şimdi bu yüksek tarihçinin herzelerine bakalım. Tabi bu herzelere büyük editör de ortak. Ortadoğu’nun kadim şehirlerinden olan, elde edilen bulgulara göre M.Ö. 4000’li yıllara dayanan arkeolojik kalıntılar bulunan ve Yurdumuzun 783,562 Km. alanı içerisinde 1428-Km.kare yer alır Kilis şehrimiz.” Buyurun cenaze namazına!Şimdi Türklerin bir benzetmesi var, deveye demişler neren eğri, nerem doğru ki demiş. Şimdi biz doğruları bırakalım da, eğrilere bakalım, cümle ve imla hatalarını da büyük editöre bırakalım.
Diyor ki, Ortadoğu’nun kadim şehirlerinden olan, yani Şam, Halep, Beyrut, Bağdat gibi Kilis’te kadim imiş. Milattan Önce 4000 yıllarına dayanıyormuş. Şimdi bunu nasıl düzelteceksin? Kilis 1071’den sonra bir aşirettarafından kurulmuş, önce çadır, sonra köy,sonra kasaba.Bugün Kilis’te Osmanlı eserlerinden başka eser yok denecek kadardır.Nasıl Milattan Önce 4 bin yıllarına dayanır, ispatlaması gerekir.
Yazıya devam ediyoruz, “Abideleri ve Kitabeleri ile Kilis Tarihi, karanlık sayfaların aydınlanmasını sağlamış”.Buyur bir sigara yak! Kilis’in hangi karanlık sayfaları var, açıkla bakalım babayiğit, sana büyük editör de yardım etsin…
Yine yazıya-yardım edelim “Kilis tarihsel süreç içerisinde Roma döneminden bu yana birkaç isimleanılmştır. Roma,Bizans ve İslami devirlerde zaman zaman 100 binleri aşan kent durumuna gelmiş iken, sonradan köy durumuna düştüğü de olmuş”. Yine yazının imla ve cümle
hatalarını büyük editöre havale edelim, çünkü o Türkçeyi çok sever, hiç bozulmasını istemez. Diyor ki, Kilis birkaç isimle anılmış, anılan isimleri say bakalım. Yine diyor ki:“Nüfusu 100 binleri aşan ama sonra köy durumuna düşen…”Açıkla bakalım Kilis’in nüfusu hangi tarihte yüzbin olmuş, hangi tarihte köy olmuş, bu kadar saçmalık ancak editöre yakışır.
Devam edelim, “Bilmesek de, gitmesek de o Kilis bizim Kilis misali.” Sayın büyük tarihçi, benim Kilis adı üzerine yazdığım yazıda, Siirt’in bir köyünün adının Kilis olduğunu yazmıştım, o Kilis köyüne sahip çıkıyor. Buyurun büyük Kilis tarihçisini dinleyelim: “Hırvatistan’ın Adriyatik kıyı şeridinde Kilis kasabası ve kalesi Osmanlı İmparatorluğunun 1527-1648 yılları arasında 111yıl egemenliğinde kalmış, 2000yıllık tarihinde birçok Prenslik, Krallık ve İmparatorluklar egemen olmuş. Bosna eyaleti Kilis sancağının merkezi olmuştur.” Yine bu bozuk Türkçe yazıyı büyük editöre havale edelim, ancak o bu Türkçeden anlar.
Şimdi diyor ki: “Hırvatistan kıyı şeridinde…” Oysaki aşağıda Bosna eyaleti diyor. Hem Hırvatistan’da, hem Bosna Hersek’te, iki yerde bir şehir nasıl olur? Yine onu da büyük editöre havale edelim, o büyük coğrafyacıdır, Resul Osman Dağı’ndan (biz Otman Dağı diyoruz) Halep ovasını seyreder.
Büyük tarihçinin anlatmak istediği yine benim bir yazımda sözünü ettiğim Kilis Palangasıdır, bu büyük tarihçi Yılmaz Öztuna’nın tarihinde geçer ve “Ka” harfi ile yazılan Palanga’dır. Palanga, akıncıların eğleştiği bir kuledir. Ne sancaktır, ne merkezdir. 2000yıllık tarihi varmış, bu Prenslikleri, Krallıkları, Devlet ve İmparatorlukları açıklasın bakalım.
Bu büyük tarihçinin saçmalıkları, dört dolu sayfa devam ediyor.Hepsi de yukarda açıkladığım yanlışlıklar, uydurmalar, oradan-buradan çalmalar ile dolu. Ben bu yanlışlıkları yazmaktan usandım, sayın editör ve sayın büyük tarihçi bana cevap verirlerse memnun olurum.
Bu yazıları Kilisli tarihçilere havale ediyorum, eğer onlar bu saçmalıklara ses çıkarmıyorlarsa, ne diyelim. Kilis’in tarihi buymuş diyerek, boynumuzu büküp oturalım.

NOT: Bazı arkadaşlar bana, neden herkesi eleştiriyorsun diyorlar. Ben de diyorum ki: Neden herkesi övüyorsun niye demiyorsunuz? Yazılarım meydanda. Övgülerim, yergilerimden çok. Ben kimseyi kıskanmam, kendime yer açmak için kimsenin önünü kesmem. Hayatım boyunca birçok değerleri ortaya çıkarmışım, onları yüreklendirmişim. Herkes şunu bilmeli ki, Yunus Emre’nin bir Molla Kasım’ı var, Şunu da bilmeliyiz ki, başımızda Demokles’in kılıcı sallanıyor. Benim Türk kültürüne ve Kilis kültürüne katkılarımı herkes biliyor. Son olarak şunu söyleyeyim; Hiç kimse mükemmel değil. Lütfen yanlışlarımı düzeltin…

 

Benzer Haberler

BANYO Ömrün 7 yılı banyoda geçiyormuş. Batıda yıkanmakla, bizde suyun gelmesini beklemekle...

Yorum 
0

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri: Hocamızın Haseki Hastanesi...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN Uzun zamandan beri sizi yazmak ve gündeme taşımak istiyordum.Çünkü zaman zaman...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BANYO Ömrün 7 yılı banyoda geçiyormuş. Batıda yıkanmakla, bizde suyun...

Hocamızın Haseki Hastanesi Başhekim...

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:...

Sayın Bayan Dudu Erol

Nejat TAŞKIN Uzun zamandan beri sizi yazmak ve gündeme taşımak istiyordum.Çünkü...

Doğumunun 100. Yılında Türk Âlimi v...

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   Türk Dünyasının gururlanacağı, yeni...

HAYAT

tramvay beklerken, iki kişilik iskender beklerken, akşamı ya da sabahı beklerken,...

MİNNET ETMEM

İstemem eksik olsun eksik olsun istemem Ufak menfaat için takla atmayı bilmem...

Suriye ile ticareti geliştirme topl...

Kilis Ticaret ve Sanayi Odası (KİTSO) ve Azez Ticaret ve Sanayi Odası’na...

Barutçu Dünya Gazeteciler Günü’nü k...

Kilis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Barutçu, 21 Ekim Dünya Gazeteciler...

Yeşil alan pislik içinde

Kilis’te Şehit Sakıp Mahallesinde, Karakuşlar binasının arkasında bulunan...

Sınır kapısı kapatıldı!

Kilis’te bulunan Suriye sınırındaki Öncüpınar Sınır Kapısı geçici...

Elbeyli’nin içme suyu güçlendiriliy...

Kilis’in Elbeyli İlçe Belediyesi, ilçenin içme suyunu güçlendiriyor. Açtığı...

‘Duvar yazıları’na tepki!

Kilis’te binaların duvarlarına sprey ve boyalarla yazılan yazılar, vatandaşın...

“Meme kanserinde erken teşhis hayat...

Kilis İl Sağlık ve Halk Sağlığı Müdürü Dr. Turgay Happani, ekim ayının...

“Kültür Varlıklarını Koruma ve Kaça...

Kilis İl Jandarma Komutanlığı personeline; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne...

Uyuşturucu toz esrar yakalandı [ASA...

Kilis’te iki ayrı olayda uyuşturucu toz esrar maddesi ve iki adet ruhsatsız...

Aramızdan Ayrılanlar

İzzettin KARTAL (74) M. Şahin KUDEYTOĞLU (53) Saliha ANTAKYALI (85) Mehmet...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KART Çalıntı kredi kartları, internette satılıyormuş. Olmaya oldu, ihaleye...

Kilis Vakfı’nda 2017 Ders Yılına Ki...

Nejat TAŞKENT Kilis Vakfı Erkek Öğrenci Yurdu 20. yılını doldururken yüzlerce...