Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 720,04
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 18°C
Sağanak Yağışlı
Kilis
18°C
Sağanak Yağışlı
Pts 19°C
Sal 20°C
Çar 15°C
Per 11°C

Bir Faruk Dalgıç Mektubu…

Bir Faruk Dalgıç Mektubu…
A+
A-
22.12.2014
68
ABONE OL

Nejat TAŞKIN

Bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü Faruk Dalgıç, İzmir’de yaşıyor. Emekli öğretmendir. İzmir’de Kilis’i temsil eder. Her konuda Kilis der. Onun için bu mektup da bir Kilis’tir.

Sevgili Nejat Taşkın Ağabeyime…

Rahmetli babam Balkan savaşlarında iki yıl, savaş bitip yenildiğimiz belli olunca Kilis’e gelmeden Konya’da trenden indirilip Çanakkale’ye gönderiliyor, dört yılda ona da savaşarak, toplam altı yıl, bu vatan için ölümü düşünmeden, açlığa tokluğa dayanarak, bayrağımızın dalgalandığı bir ülke yaratma çabasında oluyor. Atatürk’ü Çanakkale’de kaç kez görüyor Babamın anılarını 1963 yılında, devrim tarihi öğretmenimiz Adil Tol hocamızın isteği üzerine tez olarak hazırlanmıştım ve bu anılar o yıllarda Kent Gazetesinde yayınlanmıştı. Yıllar sonra ağabeyim öğretmen Ahmet Dalgıç, bir gün, “Baba, askerlik şubesine başvuralım, sen gazisin, senin de bir maaşın olsun” dediğinde, babamın; oğlum, biz oraya vatanı kurtarmaya gittik, para için gitmedik, bir daha bu konuyu açma’’diyerek, ağabeyimi azarladığına ben şahidim. Babam o yıllarda Demokrat Partiliydi ama Atatürk ve silah arkadaşlarını hiç unutmaz, onlar hakkında yersiz konuşanlar hemen uyarır, kızardı. Cumhuriyete sahip çıkalım, dedi.

Artık yazmayacağım, diye başlayan Kent Gazetesindeki yazınızı okuduğum zaman, benim ağabeyim nasıl susar, dedim. O anda seni aramak istedim ve nedenini bildiğim halde sormak istedim.4 Kasım Pazartesi günü, Kent’teki yazınızda; “90. yılında Cumhuriyeti kutlarken duygulandım’’Bu muhteşem günü 83 yaşında gördüğüm için çok mutluyum diyorsun. Biz var oldukça, ülkemiz var olukça daha çok kutlayacağız Cumhuriyeti, Ata’ya koşacağız, Anıtkabir’e koşacağız. Şimdi ne olu da böyle? O’nu unutturmaya çalışıyorlar “Artık yazmayacağım” yazısı beni çok üzdü. Duygularımın sonsuzluğunu, bana nasıl dokunduğunu anlatamam. Bu nedenle seni aradım. 83 değil, 93 yaşına da gelseniz, göreviniz dolmamıştır. O kahramanlar Atatürk ve silah arkadaşlarını unutmayalım, unutturmayalım.

Ayrıca genelde Kent Gazetesinde bana hitaben yazdığınız yazı, sizin de ne derece duygulandığınızı açıkça ifade etmektedir. Çok teşekkür ediyorum.

Saygılarımla…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.