Dolar 9,6155
Euro 11,2367
Altın 554,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Az Bulutlu
Kilis
28°C
Az Bulutlu
Paz 27°C
Pts 26°C
Sal 22°C
Çar 23°C

Bir Hayat Kurtarıldı

Bir Hayat Kurtarıldı
A+
A-
26.02.2018
62
ABONE OL

Nejat TAŞKIN

Çocuğun iki ayağı da birden, bir tramvay tekerlekleri arasında yedi yaşında iken kesilmişti. Bugün yirmisine gelmişti, dizleri üzerinde ancak ve ancak sürünerek yürüyebiliyordu. Yirmi senedir onu bu durumdan kurtaracak tek vasıta bulunamamış, bilakis yedi yaşının o körpe çocuğu dilenciliğe itilmişti…
Yukarıdaki haberi bir günlük İstanbul gazetesinde okuyorum. Bütün okuyanları olduğu gibi bu satırlar beni de duygulandırmıştı. Peki, durum böyle olduğuna göre, yaşadığı cemiyet ne yapabilmişti bu duruma? Maalesef cemiyet hiçbir şey yapamamıştı…
Bir gün Almanya’dan bir karı-koca çıktı geldi. Maksatları turist olarak Türkiye’yi gezmekti. Gezintileri sırasında yukarıda tablosunu çizdiğim adama rastladılar. Adamın panoraması onları etkiledi. Onlar da insandı. Bu dizleri üzerinde yürüyen adam da insan… İnsanlar aya gidiyordu. Buna bir çare bulmaları lazımdı. Alman karı-koca, derhal harekete geçtiler. Adamı Almanya’ya evlerine misafir götürdüler. Bir yardım kampanyası ve en son sistem iki takma bacak. Sokağın insanları milliyeti ne olursa olsun, Türkiye’den gelen adamın davası ile ilgilendiler ve adam üç ay sonra, normal bir insana benzer tarzda yürüyecek.
Hayatın böylesine kurtarılışı, yardımın en güzel şekli… Bütün insanlar, gücü nispetinde birbirlerine yardım etmelidir. Ama biz bunu yapmıyoruz. Aziz Kur’an’ımızın bize buyruğu olan önce kendi hemcinsine yardım şeklini çok zaman ihmal ediyoruz. Hep bana diyoruz. Ama düşünmüyoruz ki bu gün ona yarın bana olabilir.
En güzel öykümüz sevmek olmalıdır. İnsanları sevmekle başlar bu öykü. Sen insanları sevmeyeceksin, yardım etmeyeceksin ve sonunda insanlığın nasibinden alacaksın. Olmaz böyle şey. Sevmek sevilmekle başlar duygu şekli. O zaman, ne düşkün, ne düşürülmüş ne de merhametten uzak kalmış insan kalır ülkemizde. O halde gelin biz de, Alman karı-kocayı kutlayalım. Yaptıkları işin önemine kendi çerçevemizde eğilelim… (24 Şubat 1970)

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.