Dolar 32,9964
Euro 35,9578
Altın 2.576,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 36°C
Açık
Kilis
36°C
Açık
Sal 36°C
Çar 38°C
Per 37°C
Cum 36°C

Bir Yudum Sevgi…

Bir Yudum Sevgi…
A+
A-
08.05.2015
379
ABONE OL

M. Yahya EFE

 

Sevgili okurlarım, sevgi öyle bir şey ki, kaç yaşında olursanız olunuz eğer sevildiğinizi hissetmezseniz bu beyninizi yavaş yavaş kemiren bir canavara dönüşür.

Kendinizi çok mutsuz ve garip hissedersiniz.

Sevgi mutlaka karşı cinse duyulan aşk değildir. İnsanın kardeş sevgisine, ana baba sevgisine ve arkadaş sevgisine ihtiyacı vardır.

Bazı ailelerin çocuklarına karşı çok ilgisiz ve sevgisiz olduğunu görüyoruz. Ebeveyn ve çocuklar arası iletişim maalesef çok zayıf, bilinçsizce sevgisiz çocuk yetişiyoruz.

Gelecek nesillerden artık korkar olduk, çok boşlar. Hem aile eğitimi alamıyorlar hem de öğretmenden alamıyorlar.

Aslında çok zor bir süreç yaşıyoruz. Eğitim çok önemli ama biz de sadece öğretim var Ailelerin de çoğu cahil ya da duyarsız.

Zengin çocuklarının çoğu da sevgi mahrumu bence… En başta TV kanallarının programları bozuldu. Eskiden filmler olurdu ailelerle ilgili, ya da güzel diziler, insanları düşündüren yarışma programları, belgeseller olurdu.

Şimdi sabah kuşağında cahil insanlar çıkıp mahalle kavgası yapıyorlar. Diziler ise, zaten çoğu aile bağına önem vermiyor Toplumun çoğu TV bağımlısı ve maalesef düşünmeyen toplum olmamızı sağlamak için, bence bilinçli olarak bu tarz programlar yapılıyor.

Doktor arkadaşım Hülya anlattı:

“Ben çocukken elektrik kesildiğinde, TV olmadığı için, ailece radyo açardık ve oradan müzik dinlerken birbirimizle iletişim kurar kelime oyunu vs oynardık, ya da hikâyeler anlatırdık. Radyoda, tiyatro varsa onu dinlerdik.

Ama şimdi aileler TV başında, çocuklar da bilgisayarda. Sömestir de oğlum yanıma geldiğinde, bir gün sitede arıza oldu ve bizim binanın elektriği bir gece verilmedi. Eve geldiğimde annem ve oğlum elektrik kesildi diye mutsuzdu. Ben hava kararmaya yakın gelmiştim eve. Hemen odanın içine bolca, şark odamda bulunan süslü mumlardan yaktım; – Haydi şimdi keyiflenin ve odanın tadını çıkaralım, dedim.

İskambil kağıdı getirdim pişti, papaz kaçtı ve kelime oyunları oynadık. O kadar çok eğlendik ve güldük ki, ‘keşke hep elektrik kesilse’ dedik.

O gün birbirimizle iletişim kurduk başkalarıyla değil. Dizilerde başka hayatları yaşıyoruz sanki bizim gibi ve onlarla üzülüp onlarla gülüyoruz.

Aslında o kadar çok yapılacak şey var ki bu hayatta… Kitap oku desen, zamanım yok ya da param yok derler, ama tüm gün TV başından kalkmazlar.

Ayrıca ceplerinde de en pahalı son teknoloji cep telefonu olur, malum hava atılacak ya.”

Dünyada gerçek sevgi olsa, insanlar birbirlerini sevip anlayabilseler, işte o zaman ne savaşlar olur, ne de düşmanlıklar.

Çocuklarımızdan bir yudum sevgiyi neden esirgiyoruz, esirgemeyelim. Onların sizden istediği sadece ve sadece bir yudum sevgidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.