Biz Doğayı Özledik, Doğa Da Bizleri Özledi

30 May 2020 Cts 11:29
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Metin MERCİMEK

“BU SENE İLKBAHAR BİR RÜZGÂR GİBİ GELDİ GEÇTİ. NE AÇAN ÇİÇEKLERİ, NE DALINA KONAN KUŞLARI, NE DE TOPRAĞI EŞELEYEN BÖCEKLERİ GÖREBİLDİK.”

Evimizin penceresinden sokaklara bir göz attığımız zaman, kimi ağaçlar tepeden tırnağa çiçeklendiğini, kimilerinin tomurcukları çatlama yarışına girdiğini ve kimi dallarda arıların vızıltılarını hissettik. Hele kuşlar, karakıştan camlarını kurtarmanın sevincinden mi bilinmez, ortalığı cıvıltıları ile boğmaya başladılar. Biz düşünen insanlar ise gözü gönlü dışarda, sadece pencere önlerinde doğayı özlercesine seyredip durmaktayız. Ya çocuklar, herkesten çok kır özlemi çekmekte ve bir an önce kendilerini o çimlerin ortasında bulmak istiyorlar. Belki de çocuklar, büyüklerden daha çok kendilerini dışarıya atmak ve bahar özlemini gidermek peşindeler.
Kim bilir çocuklar, bu illet korona virüsten kurtulduktan sonra, çiçekli çayırların üzerinden yuvarlanıp takla atmayı ve çiçeklerin kokusunu, kuşların cıvıltısını doya doya hasret gidermeye çalışacaklardır. İşte o zaman doğanın ne kadar elzem olduğunu ve doğasız insan olamayacağını bir kez daha hepimiz anlamış olacağız. Çocukların doğaya karşı sevgisi ile ilgili olarak bir öğretmen arkadaşım, öğrencilerine bahar gelince onları kıra götüreceğine dair bir anısını bana şu şekilde anlatmıştı:
“Kış mevsimi sona erince öğrencilerimi kıra götürmeyi söylemiştim.  Öğrenciler, bu gezinin düşüyle avunarak karakışı sabırla geçirip, Nisan ayının son haftasına gelindiğinde bana hatırlattılar. Bir gün önceden su ve yemek çıkınlarımızı hazırladık.  İstanbul’un Belgrat ormanlarına gitmek üzere, bir otobüs kiralamayı ayarladım.
Ertesi günü çocuklar, otobüse binerken öylesine coşkuluydular ki! Sanki İstanbul dışındaki bir koruya değil, başka bir ülkeye gider gibi çok mutluydular. Yol boyunca bildikleri şarkıları, türküleri dile getirdiler. Oturdukları koltuklardan arkaya veya yan tarafa uzanarak, birbirlerine bilmece soruyor, fıkralar anlatılıyor, gülüyor ve söyleniliyordu. Hatta ceplerinde taşıdıkları kuru yemişleri ikram ederek dağıtıyorlardı. Daha piknik yerine ulaşmadan, çocukların bu sevinç ve neşeleri beni de çok mutlu etti.

Belgrat Ormanlarına yaklaştığımızda çocuklar otobüsten büyük bir hevesle indiler. Ayak bastıkları yerler sanki bin bir renkli çiçeklerle bezenmiş, uçsuz bucaksız bir halı gibi kaplanmıştı. Güneş ışınlarıyla kamaşan gözlerini kırpıştırarak çevreye şöyle bir bakındılar. Sabırsızlıkla koşup çimenlerin üstüne uzandılar. Sonra çevreye dağıldılar. Bir koşu, bir kovalamaca başladı ki, koru şenlik yerine dönüştü. Ayrı ayrı oyunlar sergileyip, bir kısmı çayırların üstünden yuvarlanırken, diğer arkadaşları güreş tutmaya başladı. Hele takla atanların sesleri ve neşeleri, kuş cıvıltılarını bile geride bırakmıştı.
Bu coşku iki saat boyunca devam etti. Sonra midelerinin kazınmaya başladığını anlayınca, yemek çıkınlarına koştular ve tahta masalara yayılıp karınlarını doyurmaya başladılar. Öğrencilerimle mutluluk içinde geçirmiş olduğum bu günü, hiç bir zaman unutamadım. Anladım ki bizler doğasız, doğa da bizsiz olamaz.”
Öğretmen arkadaşımın anlatmış olduğu bu anısında görüldüğü üzere, ister çocuklar olsun, ister biz büyükler olalım, ister hayvanlar ve bitkiler olsun, doğa ile kaynaşıp, doğa ile nefes almaktayız. Çünkü doğa insana, insan ise doğaya muhtaçtır.
Hoşça kalın.

 

Benzer Haberler

Metin MERCİMEK “KARPUZ ŞARABIN GÜMÜŞTEN TASI GİRDİĞİ KAPTA BIRAKMAZ PASI KEŞFEDEN...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   “Bizim dinimiz en tabi ve en makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son...

Yorum 
0

Hayattan Kesitler–II   Yolculuk   Memik KÖMEKÇİ   14 Ekim 1986 Salı günü Kilis’te...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Kilis’in Tarihi Karpuz Şarabı

Metin MERCİMEK “KARPUZ ŞARABIN GÜMÜŞTEN TASI GİRDİĞİ KAPTA BIRAKMAZ...

Atatürk’ün Din Anlayışı

M. Yahya EFE   “Bizim dinimiz en tabi ve en makul dindir ve ancak bundan...

Yolculuk

Hayattan Kesitler–II   Yolculuk   Memik KÖMEKÇİ   14 Ekim 1986 Salı...

Hakaret ve Şiddet

Harika ÖREN   Son günlerde ülkemizde, sağlıkçılarımıza “Hakaret...

Allah’ı Görmek Mümkün mü?

Uğur KEPEKÇİ   İslam itikadında sosyal yaşamda karşılaştığımız...

FAKİRLİK

Bir fakirlik geldi garip başıma, Git diyorum ama gitmiyor işte. Gözyaşını...

ŞAH ve MAT

Dünya çok özelinden bir satranç tahtası sanki.   Bizler de üzerine...

ÇEKTİĞİM KAHRIN

Aşk imiş sebebi çektiğim kahrın Ne dermanı vardır ne de merhemi Dolaştım...

Oylum Höyük’te kazı çalışmaları her...

Kilis Valisi Recep Soytürk ve Belediye Başkanı M. Abdi Bulut’un Kültür...

Baro başkan adayı Fazlıağaoğlu yoğu...

Kilis Baro Başkanlığına yeniden aday olan Av. H. Muammer Fazlıaoğlu, gazetemizi...

Odun-kömür satışları başladı

Kilis’te vatandaşlar, kış ayının yaklaşmasıyla odun ve kömür alışverişine...

Hurdacılar ve beton dökümü yapan in...

Kilis Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından kent merkezinde geri...

Kadına karşı şiddet durmuyor [ASAYİ...

Kilis’te ayrı 3 olayda kadınlara karşı şiddet uygulandı. Yedi Aralık...

Okula “Temiz Okul” belgesi

Kilis’te Mehmet Sanlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi  “Okulum Temiz...

Çay ocağı kundaklandı

Kilis’te Sabah Pazarı civarında bulunan parkın içerisindeki çay ocağı...

Covid-19 Virüsüne Karşı Ruhumuzu Gü...

Metin MERCİMEK “COVİD-19′A KARŞI MÜCADELEDE ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR...

Atatürk’ün Balıkesir Hutbesi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Atatürk; tarihin şahit olduğu en büyük...

Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)...

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar   Ahmet Rami Atan (Müştak-i...