Biz Şire Yaporuk-1

12 Eki 2018 Cum 10:31
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

Kalaycılar Mehellesinde bir telaş, bir telaş! E’lem (herkes) şire yapor. Bes biz yapmoruk. Babamın eli daralmış bu yıl. Emmimden ortak oldukları kamyonu Nurdağı’nın yanında devirmiş. Ben o zaman 1 yaşındaymışım. Şöför olduğunu anlatırdı annem. Emmimle ortak oldukları uçun Emmim tabakaya çıkar, sabahın köründe babama ağzı dolusunca bağırırmış.
- Lan Hesan!… Hesan!… Kaksene lannn!… Daha ne yaton? Kak çalış da devirdiğin kamyonun zerarını öde!
Çok gururluydu benim babam! Dürüstlüğü, efendiliği, datlı dili, güler yüzü ile mehallede komşular, çarşı bazarda esnaflar genni yeğin sevellerdi. Her yerde hetiri sayılırdı.
Çaresiz kalmış, üzüm bağını satmış. Emmimin eline bağın parasını tutuşturmuş. Birez elinde kalan para ile de Abuşağa Kesteli’nin karşısında Mehemet Eli’ning Halnıng dibine bir bakkal düğmeni açmış. Allah’a şükürler olsun ki işleri eyyi getmiş.
Ablalarımı ve abilerimi okutmuş o düğenin kazancından. Annem de en birinci kız cehizi işlermiş. Ben öğretmen okulunu bitirenece de nakış işledi. O zamanın en eyyi nakışını işlerdi. Kılbe evimizin (havuşlu evimizin kuzey tarafındaki oda) baş köşesinde koyduğu Singer marka nakış makinesinde mongol kumaş üstüne kasnağa gerdiği kumaşa kabarma nakışı beyaz renkli İngiliz ipliği ile ustaca karanfil, ciğer deldi motiflerini bir ressamın ustalıkla çizdiği bir tablo kimi nakşeder, kasnaktaki motifi bitirdiğinde kasnağı söker, onun dibine kasnağını gererek kumaşın kenarını bitirenece tekrar gerer, kumaş üstüne kurşun kalemle çizdiği motiflerin üzerini işlerdi. Bitince de Nakışçı E’li (Ali) devlisi günü gelir, nakışı teslim alırken, annemin göz nurunu tüketip işlediği nakışın parasını verirdi. Ablalarım, abilerim bağın satıldığına yeğin çalkanollardı (üzülüyorlardı). Artık at arabasına binip bağa üzüm kesmeğe, seybana (piknik) etmeye, sergi sermeye gidemoruk deği!
- Deee… Çalkanmayın uşaklar, ben nakış işliycim, babangız da düğende çalışıcı, bize yeni bağ alıcı, deği bizi teselli ederdi.
İlkokul üçüncü sınıftaydım. Okuldan gelirken komşularımız masmanada yere şal açmış, serin kabaltının altına oturmuş ceviz saplollardı. Elimdeki okul çentemi yere bıraktım. Anneme:
- Anne ben acıktım, dedim.

- Yeri eve get, abin evde. Söyle senge yimeği kozdırsıng, otur da yi. Tel dolapta da kuşhananıng içinde teze tandır ekmeği vardı (küçük bakır tencere). Onu da çıkar yi.

Üç gün önceden kırıp suya koyup ısladıkları ortadan ikiye pölünmüş cevizleri uzun beyaz ve kalın ipliklere aralarına bir başparmak kalacak mesafede saplollardı. Bunu yaparken de henek (sohbet), heket (masal), birez de dedikodu kazanını kaynadollardı.
- Kez Nazmıya cevizleri cip (çok) sıkı saplama! Bir dala (ipe) altı çenet (yarım ceviz) sapla yeter!
- Eyle edorum tamannnn!
- Hah işte eyle!
- Kele Vecihe sen şire etmong mu bu sene?
- Nereden edek bacım! Herif hırtlağınaca borç içinde. Uşaklarıng beşi de mektebe gidollar.
- Deeee… Çalkanma! Allah kerim!
- Hemin zad zehre vaktı. Şire olmasa da olur. Daha eve bulgur, simit alıcık. Bu yıl tamatus (domates) bekmezi bile edemedik. Ne göy biber (yeşil) ne kırmizi biber, ne balcan (patlıcan) kurudabildik! Ne şiresi?
- He anam heeeee…
- Doğru doğru yerindik de sekke sebilimiz mi kaldı (Her şeyi hallettik de bir şiremiz kaldı anlamında)!…
- Anne ben acıktıımmm!…
- Be’ bu ne henek anlamaz kız keleeee! Anang bilakma yardım edor bize! Sen nerden geldin şimdi sarı kız?
- E kızım e… Yeri kak gidek!
Eve geldik kine, hevışın ortasına bir harman şirelik üzüm yığılı…
Meğer babam bize haldan şirelik üzüm almış. Yanında da bir torba havara (kireç) . Anlaşılan babam bize sürpriz yapmış!…

(Devam edecek)

Benzer Haberler

DAİRE Sibel Can’ın İstanbul’da 50 dairesi varmış. Yine de Araplara yetişememiş!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KİLİS’E YAPILAN HER TÜRLÜ HİZMETİ, HAYIRSEVERLİĞİ VE EĞİTİM-ÖĞRETİM...

Yorum 
0

M. Faruk DALGIÇ   “İlk ayak bastığım Türk şehrindeki bu uyanıklığa cidden hayran...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DAİRE Sibel Can’ın İstanbul’da 50 dairesi varmış. Yine de Araplara...

Sayın Valimiz Recep Soytürk, Sahabe...

Metin MERCİMEK “KİLİS’E YAPILAN HER TÜRLÜ HİZMETİ, HAYIRSEVERLİĞİ...

İzmir’de Kilis Kültür ve Dayanışma ...

M. Faruk DALGIÇ   “İlk ayak bastığım Türk şehrindeki bu uyanıklığa...

TBMM’de Bütçe Görüşmeleri

Nejat TAŞKIN    10 Aralık günü başlayan 2019 yılı Başkanlık bütçesi...

İnsan Hakları mı Dediniz?

Uğur KEPEKÇİ   2. Dünya Savaşından sonra devletler; fertlerin hakları...

Öğrendim ki…

Mahmut KANMAZ   Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak, bir yazımda daha birlikte...

ELHÂNÎ’DEN KİLİS AŞKINA DÖRTL...

Kilis’in keçisi, Kilis ineği Kilisli heç sevmez boş laf haneği Aslı...

Valilik’ten karbonmonoksit zehirlen...

Kilis Valiliği, kış aylarında yaşanan karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı...

Kilis’te PKK’ya ağır darbe

Kilis İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekiplerin, PKK terör örgütüne...

Cennet çamurunun patenti Vali Soytü...

Kilis İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Songül Kadıoğlu ve Kilis Baklavacılar...

“Kamu çalışanına şiddet cezas...

Basın açıklaması yapan Kilis Türk Büro Sen İl Temsilcisi Şevket Özdemir,...

“20.00’den sonra sobaya kömür atmay...

Elbeyli Toplum Sağlığı Merkezince Milli Eğitim Müdürlüğü konferans salonunda...

Kilis İl Sağlık Müdürlüğünden uyarı...

Karbonmonoksit zehirlenmesi ve alınması gereken önlemler Ülkemizde bilgisizlik,...

“Toplumda Barış” paneli

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Muallim Rıfat Eğitim Fakültesi’nde Yoksullara...

Öğrencilere “sağlıklı beslenme” eği...

Kilis’te Elbeyli Toplum Sağlığı Merkezince diyetisyen tarafından Elbeyli...

“Kilis Masal Yarışması” sonuçlandı...

Milli Kültür Şurası etkinlikleri kapsamında Kilis İl Kültür ve Turizm...

Kilis’te kadına karşı şiddet [ASAY...

Kilis’te ayrı 2 olayda kadınlara karşı şiddet uygulandı. Osman Gazi Mahallesi’nde...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

SAHİP ABD’nin “Liderlik Programı”na katılan siyasetçiler ülkelerinde...