Bize Has Çözümler

03 Haz 2020 Çar 10:22
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Şenel ÖZKÖSELER

 

Kilis… Adı bile bizim kulağımıza hoş geliyor. Herkesin doğduğu yer kendine güzeldir.
Kilis, sağlık sorunlarına basit çözümler üretmiştir. Bildiklerimi, aklımda kalanları paylaşacağım. Yanlış bildiğim ya da sizlerin bildiği varsa hatırlatırsanız ekleyeceğim.
Mesela Kilis, üşütmüş, midesinde sorun olanları, peryavşanı dökülmüş sıcak su ile sabunlayıp çimdirir. Kesinlikle lif kullanılmaz, yeşil sabun direk vücuda sürülür. Köpürmeyip sünüyorsa kesin üşütmüştür. Köpürünceye kadar sabunlanır. Denenmiş olup, gerçekten faydalıdır.
Yemekten tiksinmiş, yemekleri içi almıyorsa, sabunlanma işlemi eline yüzüne uygulanır. Elini, yüzünü çalmak denir.
Eğer midede şişkinlik ya da hazımsızlık varsa, peryavşanı bir avuç suyla yutulur. Bu da çok iyi gelir. Özellikle emziren anneler, yemekten sonra içip çocuğa yemeğin dokunmasını önlerler. Bu da garantilidir. Kimyon ya da zahter çayı da iyi gelir.
Öksürük olunca, eğer mikrobik değil veya başka sorun yok, yalnızca üşütmeden mütevellit ise; bir gece göğsüne, bir gece sırtına ılık zeytinyağı sürülür, (kesinlikle iki tarafa sürülmez) bir bez konulup yatılır. Bu da garantilidir. Boğmaca olunca, kazanın karası kulak ardına sürülür. Cengin köyündeki delikli taştan geçirirler, iyi geldiği söylenirdi. Kasap oğlu kasap belleğeye yatırır, bıçağın sırtıyla boğazlarmış gibi yapar. Bu, üç gün tekrarlanırdı.
Boğaz ağrısına (bademcik) ekşi nar fırınlanır, ikiye kesilip boğaza sarılır. Sabah hiçbir şey kalmazdı.
Bağ budam zamanı, budanan daldan sızan su toplanır yanık merhemi olarak kullanılır. Yanan yere zeytinyağı sürerek havayla teması kesilir, iyi gelirdi.
Başı ağrıyanlar, bu işte eli iyi olduğu söylenen biri tarafından başına bir örtü konup, ipe geçirilmiş kıble odanın anahtarı ile sıkılır bırakılır, tekrar sıkılır. İyi geldiği söylenir.
Böbrek taşı düşürenlere, sabah akşam yarım fincan zeytinyağı içirilir. Taşın düşmesine yardımcı olur. Hiçbir yan etkisi yoktur ve denenmiştir.
Midesinde ülser, gastrit olanlar. Aksatmadan kırk gün, kahvaltıdan yarım saat önce, közlenmiş kuru soğan yerler. Buda iyi gelir, birçok kez denenmiştir.
Gözü kızaranın gözüne, kız bebeği olanın sütünden damlatılır. Önemli bir sorun yoksa iyi gelir.
Sertleşip bir türlü baş vermeyen yaraya, közlenmiş soğan veya lokum bağlanır. Yaranın sağalması sağlanırdı.
Dudağı uçuk olanın uçuğuna tahta kaşık ısıtılıp, basılırdı.
Parmakta görülen dolama için, mayalı hamur sarılır, iyi de gelir. Ayak ve ellerde görülen kabartlamaza (kaşıntı) şeb ile (şap) kına yakılır. İyi gelir.
Gözde çıkan kütküt (arpacık) için kütküt dedenin toprağından sürülür. Ayrıca sarımsak sürülür.
Kas ağrılarında, tuzlu hamur beze yayılıp, üzerine zeytinyağı sürülüp ağrıyan yere bağlanıp yatılır.
Kulak ağrısında, gece sadeyağ veya zeytinyağı ısıtılıp kulağa damlatılır. Pamuk tıkanıp üzeri bağlanır. Sabah geçer.
Sinizüt için ‘cırtatan aciri’nin suyu, çok az buruna damlatılır. Burnu açar.
Annem süt verirken, mişmiş yiyince birkaç tane acı çekirdeğinden yerdi. Bebeğe dokunmasın diye.
Bir yere vurup, başımız şişerse, ekmek çiğneyip bağlanır iyi gelir.
Korkunca, kasıktan korkuluğu tutulur. Aç karnına sandal yağı içirilir. Damağı parmakla kaldırılır. Aç karnına üç gün limonata içirilir. Küçük mavi bir bez, az yakılarak, gizlice boynuna basılır. Tekrar korkutulur, iyi gelir. Dabaz (kaşıntı) olanın başına kalbur tutulur, soğuk suyla çimdirilirdi.
Sarılık olanın damağı yarılır, sarı tastan su içirilirdi.
Rüyasında köpek ısırılan, uyutulmaz, sabaha kadar kuduz kınası yapılırdı.
Siğil oluşunca, Ocak olan birine üç cuma okutulur. Demreği olan için, demirci oğlu demirciye buğda yağı çıkartılıp sürülür.
Geçmeyen kaşıntı için, hafif çizilerek kanatılıp, pis kan çıkarılır veya bu işi bilenlere dağlatılırdı.
Sulu yara olunca, üç çarşamba çıra çevriltilir.
Nazar değmiş ise, cuma günü selada, bakır kaşıkta kurşun eritilir. Başına bir örtü kapatılıp, üstünde bir tas içindeki suya dökülür, sonra yere aktarılır (ağırlığını yer alsın diye) çıkan şekillere bakıp, yorum yapılır. Kurşun dökülürken, azara bozara, göz edenlerin gözü bozara denilerek, işlem tamamlanırdı. Baş ağrısı için sirkenin ebesi beze konup başa bağlanırdı.
Ocak olanlar bu işlerden maddiyat almaz, sadaka verin derlerdi. Yoksa bir hayvana ekmek verilirdi. Ocak olanlar erkek çocuklara el verirler, böylece ocak olmak devam ederdi.
Nazar olduğundan şüpheleniliyorsa, dış kapının girişine katran sürülürdü.
Nazarı önlemek için, iğde dalından seğ yapılır (şekil verilir), şeb, üzerlik, ufak kurumuş kaplumbağa kabuğu, mavi boncuk bağlanıp, çocuğun omzuna, beşiğine at, kıymetli mallara vs. asılır. Özellikle evin görünen yerine çarpana (eski ayakkabı teki) asılırdı.
Düğünde geline damada, oynayanlara, muhtelif zamanlarda herkese, ateş üzerinde üzerlik tütsülenir. Ağırlığını alsın denirdi. Üzerliksin evasın, her dertlere devasın, cızır cızır ettikçe, kazayı-belayı savarsın, tekerlemesi söylenirdi.
Ağzı dili yara olana, bal ısıtılıp sürülürdü.
Yeni gelinlerle, lohusalar kırk basmasın diye iğne değiştirirdi. Ayrıca, lohusalar bebekleri de, kırk basmasın diye birbiri ile değiştirilir sonra görüşürlerdi. Al basmasın diye lohusa yalnız bırakılmaz, kırk gün beklenirdi.
Ölünün yıkandığı suya basılmaz, üstünden hoplanırdı.
Herhalde daha bir yığın şey vardır. Aklıma gelenler bunlar.
Sağlıkla kalınız.

 

Benzer Haberler

Metin MERCİMEK “KARPUZ ŞARABIN GÜMÜŞTEN TASI GİRDİĞİ KAPTA BIRAKMAZ PASI KEŞFEDEN...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   “Bizim dinimiz en tabi ve en makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son...

Yorum 
0

Hayattan Kesitler–II   Yolculuk   Memik KÖMEKÇİ   14 Ekim 1986 Salı günü Kilis’te...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Kilis’in Tarihi Karpuz Şarabı

Metin MERCİMEK “KARPUZ ŞARABIN GÜMÜŞTEN TASI GİRDİĞİ KAPTA BIRAKMAZ...

Atatürk’ün Din Anlayışı

M. Yahya EFE   “Bizim dinimiz en tabi ve en makul dindir ve ancak bundan...

Yolculuk

Hayattan Kesitler–II   Yolculuk   Memik KÖMEKÇİ   14 Ekim 1986 Salı...

Hakaret ve Şiddet

Harika ÖREN   Son günlerde ülkemizde, sağlıkçılarımıza “Hakaret...

Allah’ı Görmek Mümkün mü?

Uğur KEPEKÇİ   İslam itikadında sosyal yaşamda karşılaştığımız...

FAKİRLİK

Bir fakirlik geldi garip başıma, Git diyorum ama gitmiyor işte. Gözyaşını...

ŞAH ve MAT

Dünya çok özelinden bir satranç tahtası sanki.   Bizler de üzerine...

ÇEKTİĞİM KAHRIN

Aşk imiş sebebi çektiğim kahrın Ne dermanı vardır ne de merhemi Dolaştım...

Oylum Höyük’te kazı çalışmaları her...

Kilis Valisi Recep Soytürk ve Belediye Başkanı M. Abdi Bulut’un Kültür...

Baro başkan adayı Fazlıağaoğlu yoğu...

Kilis Baro Başkanlığına yeniden aday olan Av. H. Muammer Fazlıaoğlu, gazetemizi...

Odun-kömür satışları başladı

Kilis’te vatandaşlar, kış ayının yaklaşmasıyla odun ve kömür alışverişine...

Hurdacılar ve beton dökümü yapan in...

Kilis Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından kent merkezinde geri...

Kadına karşı şiddet durmuyor [ASAYİ...

Kilis’te ayrı 3 olayda kadınlara karşı şiddet uygulandı. Yedi Aralık...

Okula “Temiz Okul” belgesi

Kilis’te Mehmet Sanlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi  “Okulum Temiz...

Çay ocağı kundaklandı

Kilis’te Sabah Pazarı civarında bulunan parkın içerisindeki çay ocağı...

Covid-19 Virüsüne Karşı Ruhumuzu Gü...

Metin MERCİMEK “COVİD-19′A KARŞI MÜCADELEDE ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR...

Atatürk’ün Balıkesir Hutbesi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Atatürk; tarihin şahit olduğu en büyük...

Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)...

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar   Ahmet Rami Atan (Müştak-i...