Dolar 32,8960
Euro 35,3287
Altın 2.465,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 37°C
Açık
Kilis
37°C
Açık
Sal 38°C
Çar 37°C
Per 36°C
Cum 33°C

Bize Her Yer Kilis

Bize Her Yer Kilis
A+
A-
14.08.2019
562
ABONE OL

Mahmut İhsan KANMAZ

Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak, bir yazımda daha birlikte olmanın hazzı ve mutluluğu içindeyim değerli arkadaşlarım.

Tamı tamına onyedi yılımın geçtiği sevgili Trabzon şehrine ait bir sloganı ve aidiyet ifadesini, fahri hemşehrileri olmam hesabiyle ve yüksek müsaadeleriyle, bu günlük ödünç almak istiyorum. Umarım beni hoş görürler. Zaten aksinin olması mümkün değil, zira biz en kalbi duygularla birbirimizi sevmekte olup, asla ve de asla unutmamaktayız geçen günlerimizi…
Çok dost ve arkadaş biriktirmişim geriye dönüp baktığımda. Hepsine de bu vesileyle selam ve sevgiler olsun.

Bordo mavi futbol aşkından filizlenen bu çarpıcı sözde ne diyordu?
“Bize Her Yer Trabzon…”
Ben de bugün diyorum ki o zaman, “Bize de Her Yer KİLİS…” O kadar…

Gelin bunun açılımını yapalım izninizle… Tabi her zaman olduğu gibi, kronolojik bir disiplin içinde ve benim öznesi olduğu haller dâhilinde…

***

Bundan yaklaşık 50 yıl öncesine uzanalım ve Kadirli’deki bilindik ahşap konağı bir anımsayalım mı ne dersiniz?
Orada, Kilis dışından ilk kez adına “hemşehri” denilen olguyla tanışmıştım.
Yıllarca altlı-üstlü aynı çatıyı paylaştığımız, rahmetli Ahmet amca ve MemduhaHatabay teyzemle ve de onların evlatlarıyla çok güzel günlerimiz geçmişti.
Halil abi, Şenel abla, Güner, Gülderen ve Vakıfa kardeşlerimin yanısıra, bir süre önce rahmetli olan, benimde çok sevdiğim Mehmet Hatabay kardeşlerle, çok iyi aile dostluklarımız olmuştu.
Hatta belki hatırlarsınız, “Kadirli’de iki Kilisli aile” başlığıyla bir yazımında konusu olmuşlardı, bu değerli aile, Hatabay’lar…

Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz, anne Memduha Teyzemin vefatından kısa bir süre önce, Kilis Bölük Mahallesindeki evlerinde ziyaretinde bulunmuş ve 101 yaşında olmasına ve de uzun yıllar görmemesine rağmen, beni tanımış ve gözyaşlarıyla, “Ah benim öksüz Mahmut’um” diyerekten, o günleri bir film şeridi gibi anımsamıştı sanki…
Çok zayıf olması yanında, serum da bağlıyken, bana ısrar ediyordu ki, “Ne olur bu akşam burada kal, aha şurada yatarsın” diyerek, eliyle yanındaki boş kanepeyi gösteriyordu. Nurlar içinde yatsın hepsi de…Mekânları cennet-i ala olsun inşallah.
***

Nostalji filmi devam ediyor…1960’lı yılların sonu…Ben artık 7 Mart İlkokulu’nu bitirmiş, Kadirli Ortaokulu öğrencisiyim… Türkçe dersimize bir öğretmen geldi o sıralar ve ilk gün, ilk ders tanışma olurdu bilirsini… İşte o zaman dedi ki Hocamız; “Benim adım Enver Aşıcıoğlu, Kilisliyim.”
Hemen atılmışım, “Hocam ben de Kilis’liyim!…” Daha sonra rahmetli Kifayet anneme bahsetmiştim de gidip, annesiyle falan tanışıp, ahbap olmuşlardı.
Halen İstanbul’da yaşamını sürdürmekte olan Enver Hocama bu vesileyle selam, sevgi ve saygılarımı ifade etmek isterim.Dilerim ömrü uzun olsun…
Nostalji treninin durağı bu kez Kars Susuz… MekanCilavuzİlköğretmen Okulu.
Malum öğrenciyim yine ve yaşım da 17-18 suları… Dersimiz Felsefe, Mantık…
Yine ilk ders ve yine tanışma seremonisi.
Hoca sınıfa girdi ve ilk kelamı, “Ben Abdülkadir Toma ve de Kilisliyim…”
Tarih tekerrürden ibaret derler ya, aynen o hesap ben yine haykırdım; “Hocam ben de Kilisliyim!…” Çok uzaklarda bir hemşehri ile tanışmanın anlamını bilenler bilir. Çok iyi bir öğretmen-öğrenci ilişkisi yanında, iyi bir hemşeri desteği ile de karşılaşmış olmanın hazzını duymuştum sanki.
Rahmetli oldu daha sonra… Allah onun da mekanını cennet eylesin inşallah.
***

Ankara yıllarına geliyoruz ve yakın akrabalarımız olan sevgili Yaşar Özbek Abim ve Özçelebi’lerden, annem tarafından yakınımız olan Nadire Boybeyi
teyzem de has Kilisli idiler… İkisine de Allah’ım gani gani rahmet eylesin.
***
Gerçi orada tren yolu yok ama farzedin ki var ve trenin durduğu istasyonun adı Trabzon olsun olur mu? Yani, bundan 25 yıl öncelerine gidiyoruz.
Birgün, KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesine gitmem gerekti. O yıllarda Yayın Yönetim Müdürlüğü yanında, Radyo Müdürlüğü görevini de aynı anda birlikte yürütüyorum. Boğazım ağrıyor ve KBB servisine gittim. Vaktim çok sınırlı olduğu için de doğrudan bölüm şefinin odasında soluğu aldım. İlk kez gidiyorum ve baktım kapısında, “Prof.Dr.Hayrettin Muhtar” yazıyor. İlk anda bir tahminim olmadı, ta ki içeri girip tanışınca ve şivesini anlayınca… Dedim hemen; “Hocam nereliyiz?” Şaşırdı önce yüzüme baktı ve “Kilisliyim” demez mi? Tabi alışkanlık olduğu üzere ben, “O zaman hemşehri oluyoruz hocam” dedim ve çok iyi bir dostluk ilişkimiz başladı. Trabzon’da kaldığım süre boyunca, Allah razı olsun ailenin, KBB doktoru olmuştu… Şimdi İzmir’de olduğunu, yeğeni sevgili Nejla Can öğretmenimizden öğrenmiş bulundum ve ona da sağlık, afiyet ve uzun ömürler diliyorum.Umarım çok yılları olur.
***
Bundan on yıl kadar önceydi tahmin ediyorum. Bir gece Bodrum’daki evimizin verandasında oturmakta idik, sevgili ve rahmetli eşim Gönül’le…Yeni kiraya verilen bitişiğimizdeki evden sesler duyuyoruz. O evin konumu da kot farkından dolayı bizden 4-5 metre aşağıda kalıyor. Sesler biraz daha çoğalınca, benim kulaklarım iyice hassaslaştı. Neden derseniz, şive aynı bizim Kilis… Dayanamadım ve eğildim bizim bahçenin kenarından aşağı doğru ve seslendim: “Selamünaleyküm.” Yanıt geldi hemen aşağıdan: “Aleykümselam.”
Dedim, “Afedersiniz deminden beri kulak misafiri oldum, siz Kilislimisiniz acaba?” Dedi; “Evet, nereden bildiniz?” “Tabiki konuşmanızdan” dedim, “Zira ben de oralı oluyorum da azıcık…”
Ooo falan derken, bizi yemeğe davet ettiler sağolsunlar… “Bakın sofrada neler var, mutlaka özlemişsinizdir” demeyi de ihmal etmeden… Hepsi de birbirinden leziz Kilis yemekleri yapılmış. Davete icabet sevaptır bilirsiniz, “Pekâlâ” deyip indik aşağı… Bir tanıştık, bir kaynaştık o günden bu güne, çok iyi aile dostumuz oldular, Gönül’den sonra da ben halen gider gelirim ve onlar da çağırırlar zaten.
Kimlerden mi sözediyorum?: Sevgili Ali ve Behiye Okuyucu kardeşlerimden tabi ki… Allah işlerini rast getirsin. Dünya tatlısı insanlar. Arkadaş, dost ve hemşehri canlıları.Şimdi komşumuz değiller, çıktılar ama yine Bodrum’da bir başka eve taşındılar. Kışları İstanbul’da yaşıyorlar.
***
Trabzon’dan emekli oldum ve bu seferki ikamet yerimiz Antalya Lara…
Gönül’ün kaybına kadar geçen dokuz yıl içinde, burada da çok değerli Kilisli ahbaplarımız olmuştu. Hepsi de sağolsunlar.Onlara da selamlar, sevgiler.
***
Sonra ikinci Kadirli günleri başladı 2017’den bu yana… Orada da annem Kifayet’in öz be öz dayısı olan Muharrem Özçelebi Çavuş’un iki kızı yaşamaktaydı.
Yaşamaktaydı diyorum, onlardan birisi olan Remziye teyzemizi, bir süre önce kaybettik Kadirli’de. Nurda yatsın…
Diğeri Nuriye Özçelebi Hastürk teyzemiz, halen Kadirli’de yaşamakta ve ilerleyen yaşına karşın, memleketi olan Kilis’i anmakta ve anlatmakta çevresine.Kendisine Allah’tan sağlık ve afiyetler diler, ellerinden saygı ve sevgiyle öptüğümü, bu vesileyle de olsa belirtmek isterim.
Babaları, rahmetli Muharrem Özçelebi büyük dayıyı da eski çalışmalarımdan biri olan, “Kilis’te İki Çavuş” adlı yazımdan hatırlayanlarınız olacaktır mutlaka. Hani birbirleriyle tatlı tatlı didişen iki Çavuş vardı ya… Biri, benim dedem Keho Mustafa Çavuş, işte diğeri de sözünü ettiğimiz Muharrem Çavuş’tu… Her ikisinin ve Rahmana kavuşan bilcümle geçmişlerimizin de ruhları şad olsun…
***
Gelelim bugüne…. Geçenlerde bir telefon aldım Ekrem Demirtürk adlı Kilisli sevgili hemşehrimden.
Diyordu ki: “Mahmut Hocam, yazılarınızı ve Kilis’le ilgili anılarınızı, Kilis’i tanıtıcı ifadelerinizi ilgiyle takip ediyorum.
Ben de şu an Bodrum’dayım bayrama değin. Eğer kabul buyurursanız, hem sizinle tanışmak ve hem de sizi evimizde ağırlamak isteriz, çok da mutlu oluruz.
Lütfen, yerinizi belirtin, gelip alayım sizi…Yürekten ve samimi bir arzu, belli…

Dedim ya, davete icabet hem farz ve hem de güzeldir. Dün aradım ve gittim evlerine… Çok muhteşem insanlar ve bir Kilisli olarak gurur duyacağım tarzda cana yakınlar üstelik… Turgutreis’teymiş evleri. Sağolsun beni karşıladıktan sonra evlerine gittik birlikte… İstanbul’da oturuyorlarmış. Uzun zamandan beri Osmanbey’dekebap, lahmacun ve döner üzerine bir işletmeleri varmış.Yaz aylarında buraya geliyorlarmış, çocuklar sürekli kalırken, kendisi de fırsat olduğunca gelip gidiyormuş… Hanımı Makbule yengemiz sağolsun güzel bir sofra hazırlamış benim için. Allah razı olsun. Tabi benim sofrada ilk dikkatimi çeken yemek, “Müceddere” oldu. Tadına baktık hep birlikte. Bayağı özlemişim hani.
Beş evlatları varmış. Üç erkek çocuk evde değildi. En küçükleri dört yaşındaki Selim, maşallah çok tatlı bir çocuk. Kızları Eda, hemşire adayı… Yine İstanbul’da oturan ve aynı kebapçılık sektöründe uzun süre hizmet verdikten sonra, kendisini emekli etmiş bir güzellik abidesi, Halil Demirtürk Amca ve yenge Fahriye Ablada eşi bulunmaz insanlar… Bol bol yedik içtik ve haliyle muhabbetin ana teması, Kilis oldu hep… Eski anılardan ve müşterek tanıdıklardan sözettik bolca…
Tabir caizse, Bodrum Turgutreis’te bir Kilis güncesi yaşadık tam anlamıyla…
İlla gelmişken biraz daha misafirimiz olun ricaları arasında, müsaade isteyerek zor ayrıldım yanlarından…
Umarım ve dilerim her istekleri kabul görür Allah tarafından. Sağolsunlar, varolsunlar ve işleri rast gelsin her daim…
İşte bütün bunlara istinaden dedim ya zaten, “BİZE HER YER KİLİS” diye…

Umarım, Kilis’imizin ve insanımızın tanıtımı için yararlı olmuştur bu gayretim…
Bir başka konuda yeniden birlikte oluncaya kadar, yüreğinizden sevgi, gönlünüzden yaşama sevinci ve coşkusu, bünyenizden sağlık ve afiyet, hiç eksik olmasın inşallah…

Hoşça kalın, hep mutlu olun sevgili arkadaşlarım ve değerli dostlarım…

——————————————————————-
Not: Daha iyi anlaşılsın diye, tek fotoğrafı ikiye bölerek belirginleştirmek istedim…İlkinde, Kilisli Halil amca ve eşleri Fahriye Demirtürk Ablamızla birlikte, ikincisinde, ev sahipleri Ekrem ve eşleri Makbule Hanımefendi ile sevgili kızları Eda Demirtürk ve bendeniz yer almaktayız.

kanmaz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.