Boğaziçi

14 Kas 2017 Sal 9:34
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:


Boğaziçi

Metin MERCİMEK

“BOĞAZİÇİ’NDE VİLLA SUYA ÖYLE YAKIN OLMALIYDI Kİ, YATAK ODASININ PENCERESİNDEN OLTA SARKITIP BALIK TUTABİLMELİYDİ.”
Lionel CASSON (Antik Çağ Seyahat adlı kitabından)

İstanbul Boğaziçi’nin tarihi geçmişine bir göz attığımız zaman, buranın ihtişamının mitoloji ile başladığını görürüz. Bu konuda Helen kaynaklarında 10 ayrı efsane dile getirilmiştir. Ancak İstanbul’un esas gelişimi ve ele alınması, Constantin’in İstanbul’u Roma’nın başkenti ilan etmesi ile başlar. Roma ve Napoli yakınlarında, deniz kıyısında lüks villalarda yaşamaya alışkın Romalıların, Boğaziçi gibi bir yerleşim alanına kayıtsız kalmaları olamazdı.
Boğaziçi denince hemen aklımıza iki şey gelir. İlki İstanbul’u iki yakadan bir gerdanlık gibi süsleyen Boğaziçi, diğeri ise, Hocamız Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca’nın dillerden düşmeyen Hicaz makamında bestelediği Boğaziçi şarkısıdır.
Boğaziçi’nin ihtişamı ve güzelliği, tarih boyunca tüm sanatseverlerin ilgisini çekmiş ve onların ilham kaynağı olmuştur. Hatta İstanbul’a gelen seyyahlar bile Boğaziçi’nin büyüsüne kapılarak onun güzelliği yanında kendilerini alıkoyamamışlardır.
19. yüzyılda Doğu’nun kapısı olarak kabul edilen İstanbul’a gelen Avrupalı yazar, gezgin sanatçı ve tarihçiler, hem gizemli Doğu’yu keşfetmek, hem resmini çizmek hem de düşüncelerini dile getirmek istemişlerdir.

yavasca
Bu konuda ünlü Fransız yazar, şair ve devlet adamı Alphonse de Lamartine, 1833 yılında deniz  yoluyla İstanbul’a geldiğinde, şehrin görüntüsü karşısında donakalmış ve hislerini şöyle ifade etmiştir: “Dudaklarımda, elimde olmayarak, bir ses yükseldi. Napoli Körfez’iyle onun bütün güzelliklerini sanki bir daha hatırlamamacasına unuttum. Bu ihtişamlı ve zarif görüntüyü yeryüzünde başka bir şeyle kıyaslamak, doğrudan doğruya yaradılışa hakaret sayılır” demiştir.
Yine Boğaziçi ile ilgili olarak 1896 tarihinde Sultan 2. Abdulhamit tarafından Osmanlı Saray Ressamlığı’na atanan Fausto  Zonaro, 1891′de Boğaz’a gemi ile ilk girdiğinde, “Acemi kalemimle İstanbul limanına girişi anlatmaya kalkışmayacağım. Pierre Loti ve Edmondo de Amicis gibi üstatlar, bu işi layıkıyla yerine getirmişler. Ben bu görevi kalemle değil, fırçamla yerine getireceğim. Günün her saatinde paletimle o göz kamaştıran atmosferi yakalayacak renk karışımını elde edeceğim” demiş ve Boğaziçi’ni çizmeye başlamıştır.

Görüldüğü üzere, Boğaziçi’nin önemini ve ihtişamını, dünyanın birçok ülkelerinden gelen yazar ve ressamlar görüp, bunu en güzel bir şekilde kaleme almışlardır. Ülkemiz insanı da hiç boş durmamış, gerek yazarlarımız, gerek şair ve musikişinaslarımız hep Boğaziçi’nin güzelliğine ve önemine değinmişlerdir. Ancak bu güne kadar Boğaziçi’nin ihtişamını, hem şiirle hem de beste ile yorumlayan şair-bestekâr olmamıştır. Böylesine bir doğa güzelliğini sadece Hocamız Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca kaleme almış ve onu en güzel nağmelerle süslemiştir.
Güftesi ve bestesi Hocamız Alaeddin Yavaşça’ya ait olan Boğaziçi şarkısı, 15 Mart 1957 tarihinde Sultanahmet’te Hicaz Zirgüle makamında bestelenmiştir.
Şimdi bu eşsiz güzellikte yorumlanan ve bestelenen eserin sözlerini hep birlikte görelim:

BOĞAZİÇİ ŞEN GÖNÜLLER YATAĞI
HER BUCAĞI ÂŞIKLARIN OTAĞI
YAMAÇLARI SANKİ CENNETİN BAĞI
MEHTABI HOŞ GÜNEŞİ HOŞ GÜNÜ HOŞ
BOĞAZİÇİ HERKESİ EDER SARHOŞ.

Boğaziçi’nin doyulmaz güzelliklerini ele alarak önce onu mısralarla süsleyen ve daha sonra İpek dantel örer gibi besteleyen Hocamız Alaeddin Yavaşça’yı candan kutluyor ve onun “Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri”nin bir başka güzelliğinde yeniden buluşalım diyorum.
Hoşça kalın.

Benzer Haberler

HAFIZA Şempanzenin hafızası, insanlardan iyi çıkmış. Onun için daldan dala dolaşıp duruyorlar!...

Yorum 
0

Mehmet NACAR   Taksitler halinde zehirleniyoruz. Tavuk aldınız. Hormonlu besinlerle büyütülmüş,...

Yorum 
0

Alaiddin ÖZKAR Bölgemiz patlamaya hazır bir barut fıçısı gibi. Sanki fırtına öncesi sessizliği...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

HAFIZA Şempanzenin hafızası, insanlardan iyi çıkmış. Onun için daldan...

Tamamı Zehirlenen Millet

Mehmet NACAR   Taksitler halinde zehirleniyoruz. Tavuk aldınız. Hormonlu...

Başka Türkiye Yok

Alaiddin ÖZKAR Bölgemiz patlamaya hazır bir barut fıçısı gibi. Sanki fırtına...

Namık Kemal’in Heykeli Dikildi

Metin MERCİMEK “VATAN SEVGİSİNDEN MAKSAT, TOPRAĞA DEĞİL, ONUN ÜSTÜNDE...

Esnafımız Nasıl Kalkınmalı?

Enver KARAKILIÇ  Sevgili okurlarım; bugün sizlere insanlarımızın ve esnaflarımızın...

Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutu...

Gurbette Bayram-34   Aysel MASMANACI BEŞOĞLU   KÖYÜME, ÖĞRENCİLERİME KAVUŞTUM...

DİLERSİN

Ela gözlerine kurban olduğum Can kuşu misali uçar gidersin Ayrılmaz kınalı...

BEKLER

Kuş yuvasında, Baharı bekler. Meyve dalında, Olgunlaşmayı… Bir çocuk...

KURAKLIK ALARMI!

Kuraklığın en çok hissedildiği Kilis’te, 5 yıl öncesine kadar kurumayan...

Sınır bölgesine büyük yığınak...

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından terör örgütü PYD’nin kontrolündeki...

İzinler ikinci bir emre kadar iptal...

Kilis’te Afrin operasyonu nedeniyle asker ve sağlık çalışanlarının izinleri...

Demir korkuluklar çalındı

Kilis’te 3200 metre uzunluğundaki Ali Fakı Kuşaklama Kanalının etrafında...

Kilis’te hayvanlarda şap hastalığı ...

Kilis’te bir çiftlikte çift tırnaklı hayvanlarda şap (dabak) hastalığı...

Gübre satışlarının yasaklanmasına ç...

Kilis Ziraat Odası Başkanı Abdullah Çelik, yüzde 33′lük amonyum nitrat...

Yerli ve yabancı basın Kilis’te

Kilis’te Afrin operasyonun nedeniyle sınırda yerli ve yabancı basın hareketi...

Ekmek fırınları denetlendi

Kilis Belediyesi Zabıta Ekipleri ve İl Gıda Tarım Müdürlüğü ekiplerince...

Vatandaşların çöp feryadı!

Kilis’in Yavuzlu köyü ile Hapse Mahallesi sakinleri, köylerinde birken çöp...

Kuzuini kurtarma kazısı

Kilis merkeze bağlı Kuzuini köyünde bulunan mozaiklerde kaybolan kültür...