Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 714,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 18°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
18°C
Parçalı Bulutlu
Paz 19°C
Pts 19°C
Sal 20°C
Çar 15°C

Bombaların Ardından

Bombaların Ardından
A+
A-
27.04.2016
71
ABONE OL

A. Haşim ÖZYURT

Şu an dünyanın her hangi bir yerinde gökyüzüne bakan insanlar kayan bir şey gördükleri zaman yıldız kayıyor diyerek dilek tutuyorlar. Bizde ise durum biraz karışık. Biz gök yüzüne akıp kayan bir şey gördüğümüz zaman inşallah sevdiklerimizin olduğu yere düşmez diyerek Allah’a yakarıyoruz. Belki düşmüyor düşmesini istemediğimiz yere ama bir yerlerde her şeyden habersiz oynayan çocukların, beşikteki bebeklerin, beli bükük ninelerin olduğu yere düşüyor. Kahroluyoruz, elden bir şey gelmiyor.

Bu ülkenin savunmasına kim bakıyor? Milli savunma bakanı? Genel kurmay başkanı? Kara kuvvetleri komutanı? Hadi uzatmayalım bu ülkede her şeye reis-i cumhur bakıyor. Yani Türk silahlı kuvvetlerin baş komutanı bakıyor. Bu yazıyı okumasına pek ihtimal vermiyorum ama yazmadan olmuyor, elden başka çare gelmiyor.

Sayın başkomutan; Osmanlıya olan hayranlığınız malum, örnek aldığınız ve onun gibi güçlü bir devlet kurmayı hayal ettiğiniz yabancı devletlerin devlet-i aliyye olarak isimlendirdiği o büyük devlet bırakın insanlarının bu şekilde ölmesini maneviyatlarının dahi bozulmasına tahammül edemez, lüzum gördüğü an harekete geçerdi.
Ben 15 yaşında bir çocuk iken İstanbul Belediye başkanıydınız ve Kilis’e bir kahvehaneye halka seslenmek için geldiğinizde sizi nasıl bekliyordu insanlar biliyor musunuz? İstanbul’un ikinci fatihi geliyor diye haykırıyorlardı. Allah’a çok şükür ecdadımız milyonlarca kilometre alanı İslam hakimiyetine almış bize de son demlerinde bu vatan toprağını yaşamamız için bırakmışlar. Hani fatih olmanıza ihtiyacımız yok ama Selahaddin gibi topraklarını müdafaa eden birine bu aralar Kilisliler olarak çok ihtiyacımız var.

Biliyorsunuzdur , Kilis Suriye’de iç savaş çıkmadan önce Suriye ile en iyi bağları kuran bir şehirdi. Hani benden duymuş olmayın ama koca bir şehir Suriye’den getirip sattıkları ile geçiniyor desek yalan olmazdı. Bir kaç kilo çay ile bir kaç bidon benzinin karı ne olacak? Karınları doyup gidiyordu çok şükür diyerek. Savaş başlayınca sanmayın sırtını döndüler Suriye’ye. Ensar’ın muhacire açtığı kucağı açtılar savaş mazlumlarına. Tamam belki bir kaç vicdansız çıkmıştır aramızdan ama sayıları bizden çok olan bu kardeşlerimize sırt dönemezdik bizi birbirimize bağlayan büyük dinin mensupları olarak sarıldık ve sarmaya çalıştık yaraları.

Sayın başkomutan; her şeye rağmen yaşayıp giderken her sabah bomba sesleri ile uyanmaktan yorulduk artık. Eskiden karşıda kopuyordu savaş bizler buradan bakıp elden çare gelmeden tek tesellimiz olan dualara sarılıyor ve Alemlerin Rabbin’den İslam dünyasına selamet vermesi için yalvarıyorduk. Fakat artık savaş evimizin içine girdi, hemde mertçe değil, namertçe. Tavanlarımızdan giriyor savaş, bebeklerimizi, çocuklarımızı, yaşlılarımızı, muhacir olarak görüp sarıldığımız Suriyeli din kardeşlerimizi alıp gidiyor. Bizler karşılık veremiyor, kendimizi savunamıyoruz. En acısı da ne biliyor musunuz? şehadet bile getiremeden gidiyoruz Allah’ın huzuruna.

Sayın başkomutan; yerel yöneticileriniz ellerine silah alıp gidip roket atanları öldüremez belki ama hani diyorum valiliğimizin güzel bir balkonu var oradan çıkıp el ele halka bir seslenseler, bizde burada yaşıyoruz bizde tehlike altındayız ama sizi bırakıp gitmiyoruz öleceksek beraber öleceğiz diye haykırsalar? belki diyorum halk biraz gerçekten onlarında kendileri gibi çaresiz olduğunu fark eder ve provokatörlük yapanlara fırsat vermeden evlerine dönerler? Halktan kaçıp, halk ile arasına çevik kuvveti sokup işleri daha kötüye götürdüklerinin farkındalar mı acaba?

Neyse ne diyorduk? Artık çocuklarımız için endişe ediyoruz, Bu halkın çoğu fakir ama onurlu insanlardan oluşuyor, tek sermayeleri ne biliyor musunuz? gözlerinden bile sakındıkları evlatları, onlara bir şey olma düşüncesi bile delirtmeye yetiyor insanı, yani burada durum sandığınızdan çok karışık.

Size akıl verme hadsizliğin de bulunmayacağım, Asker bir arslan gibi zincirleri kırılsa atılıp yutacak tüm orta doğuyu ama gönül el vermiyor kınalı kuzuların o cehenneme girmesine, ya bir çare bulun, yada bize yeni bir hayat.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.