Bu Gidişe Bir Son Vermeliyiz

28 Tem 2017 Cum 22:18
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

A. Haşim ÖZYURT

 

Biliyorum çok fazla okumayı sevmiyoruz, hatta okumak istemiyoruz. Genelde konuşulanları dinliyor veya sosyal medyada bir kaç resim üzerine dayanaksız olarak yazılan şeyleri okuyor ve bu tür şeylere itibar ediyoruz. Bugün uzun bir yazı yazacağım, aileme ayırmam gereken vakitten çalacak, dinlenmem gereken süreyi göz ardı edecek ve her zaman yaptığım gibi yüreklerinizde bir kıpırtı meydana getirmeye çalışacağım. Aslında bugün biraz sizinle dertleşmek, göğüs kafesimi daraltan ve zihnimi meşgul eden bazı şeyleri sizinle paylaşmak istiyorum. Biliyorum çok yoğunsunuz, her saniyeniz çok kıymetli, biraz başınızı ağrıtacağım, hakkınızı helal edin.

Son günlerde siyasi ayrılıkların ve dini tartışmaların hakim olduğu ülkemizde o kadar mesnetsiz konular gündeme getirilmekte ve tartışılmakta ki olanları sadece izlemekle yetinip ne duruma geldiğimizi düşünmeden edemiyorum. Sosyal medya hesaplarınızı kontrol ettiğiniz zaman göreceksiniz ki, insanların gündeminde sadece siyaset ve din var. Bilim ve sanatın hayatımızda olmadığı, ilmi konuların bel altı şekilde ele alındığı, tarih hususlarının her kesim tarafından kendi çıkarlarına uygun olarak yorumlandığı bir ülkede yaşıyoruz. Daha doğrusu bir coğrafyada yaşıyoruz. Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim diyen ve insanlığın rol modeli olan sevgililer sevgilisini getirin hayalinize, mutlaka teşrif edecektir. Bazen kendimi ona ihanet etmiş hissediyorum. Sadece İslam alemi için değil, tüm insanlık için bir kaynak olan Hz. Muhammed bu günleri yaşasa ve şu an bizleri Akabe’deki gibi toplayıp gözlerimiz içine bakarak “Neden?” diye sorsa ona ne derdik?

Neden birbirinizi sevip İslam’ın güzellikleri ile nasiplenmek yerine birbirinizi yemeyi seçtiniz? deseydi davudi sesiyle, onun gözlerine bakarak ne derdik? Çocuklar gibi birbirimizi suçlayıp onlar şöyle dedi, diğerleri böyle dedi, bizde böyle yaptık mı derdik? Batı dünyası her gün teknoloji, sağlık, bilişim, savunma sanayi vs. konularında atılım üzerine atılım yaparken bizler 1400 yıllık dinin usul ve şartları konusunda birbirimize giriyorduk mu diyeceğiz? Sen bizlere ilim öğrenmemizi emrettin ama bizler tüketmekle meşgul olduk vaktimiz ve halimiz yoktu mu diyeceğiz? Sahi, ilim üzerine sayısız hadis var iken bizlere emredilenin sadece dini ilimler olduğunu nereden çıkardık? Neden fizik, matematik, kimya gibi konular yerine durmadan suyu hangi el ile içmeliyiz konusunu konuştuk? Yoksa bize ders verenlerin tek bildikleri bu olduğu için mi? Artık İslam dünyasının gittiği yolda el frenini çekip nereye gittiğini sorgulaması gerekmez mi? Türk milleti İslam aleminin lider ülkesi diyoruz, o halde kendi öz eleştirimizi yapma zamanının geçtiğini neden anlamıyoruz?

Hadi artık itiraf edelim, sorunların varlığını kabul etmez isek sorunları çözemeyiz.  Çalışmayı sevmiyoruz, üretmeyi sevmiyoruz, okumayı sevmiyoruz, tüketelim istiyoruz, birileri bizim yerimize okusun öğrensin sonra gelip bize bir kaç cümle ile öğretsin diye bekliyoruz. Bize bir şeyler öğretenin kendi çıkarları doğrultusunda gerçekleri değiştirmiş olabileceğini kabul etmiyoruz. İstiyoruz ki, her şey güzel olsun ama biz bedel ödemeyelim. Bedelini başkaları ödesin, biz yorulmayalım, terlemeyelim istiyoruz. Pis kafirler dediklerimiz önce bedel ödeyip daha sonra rahat yaşamaya başladıklarında ödediği bedeli görmüyor, rahat yaşamlarını da onlar diğer dünyada yanacaklar diye umursamıyoruz, kendimizi avutuyoruz. Bir türlü kendimizi kandırmaktan vazgeçmiyoruz. Sahi biz ne yapıyoruz?

Fen okullarını öğrenci ile doldurarak düşünen, araştıran, üreten bir nesil hedeflememiz gerekirken sadece imanlı nesil üreteceğim diye çalışmak hangi akla hizmettir? Son yıllarda ateist ve agnostik sayılarında ki artışı ne ile izah edeceğiz? Tüm dünya İslam’a hakaret edip terörist yetiştiren bir din muamelesi yapar iken bu algıya karşı nasıl mücadele edeceğiz? 1.8 Milyarlık İslam dünyasının 8 Milyonluk İsrail ile baş edememesini nasıl açıklayacağız? Gelecek yıllarda bu konu üniversitelerde araştırma konusu olacak ve sonuç olarak diyecekler ki, mühim olan sayı üstünlüğü değil, üreten insan sayısıdır. Yüzlerce nükleer füzeye sahip olan İsrail tüm İslam ülkelerini kana bulamak üzere hazırlanırken bizler ne yapıyoruz? Bizler, deve idrarı üzerine hararetli tartışmalar yapıyoruz. Çocuklarımıza bu durumu ileride nasıl açıklamayı düşünüyoruz? Geçmişiz ile övünürken bugünü umursamıyoruz, Çanakkale destanı ile övünüyoruz. Denizden gelen bir düşmana karşı yüz binlerce şehit nasıl verildi sormuyoruz,  sadece kanı ile bedel ödemiş insanların akan kanları ile övünüyoruz. Neden, kimsenin saldırmaya, kafa tutmaya, operasyon düzenlemeye korktuğu bir ülke olamadık diye sormuyoruz.

Her zaman yaptığımız bir şey var, bir şeylere karar veriyor, sonra karar verdiğimiz şeyi başkalarının yapmasını bekliyoruz. Neden ben kendi evimde, kendi ailem ile kendi sokağım ile kendi şehrim ile kendi ülkem ile başlamıyorum demiyoruz. Her birey kendi çocuğunu modern bilim ile donatıp, iman ve güzel ahlak ile kuşatarak yetiştirirse çok değil bundan bir kaç yıl sonra bile bu ülke yükselmeye başlar. Düşünen, üreten, araştıran, adil ve merhametli her birey dünyaya bırakacağımız en büyük mirastır. İmanlı gençler yetiştireceğim diyerek cemaatlere teslim ettiğimiz çocuklarımızın 15 Temmuz gecesi neler yaptığına şahit olmadık mı? Şeyhi izin vermeden evlenemeyen veya ticarete atılamayan, hayatı ile ilgili alacağı her türlü kararı hayatı tekkede geçmiş bir adamın ağzına bakarak alan bir birey Allah aşkına bu dine ne verebilir?

Allah peygamberinin aldığı kararları dahi istişare ettiği arkadaşları var iken, mutlak itaat ile hareket eden nesiller kime ne fayda sağlayabilir? 1400 yıl önce yeryüzünü şereflendirmiş olan güzel dinimizde konuşulması gereken her şey konuşulmuş, yazılması gerekenler müderrisler tarafından yazılmış, İslam insanların hayatına saadet katmaya hazır hale binlerce kez gelmiştir. Bugün sizlere Allah’a giden yolu göstereceğini söyleyenler kendi yollarını yitirmiş bir avuç din tüccarından başka ne olabilir?

Biran önce içerisinde bulunduğumuz öfke nöbetinden kurtulmalı, linç kültürünü bir tarafa bırakmalı, insanların fikrine saygı duyarak dinlemeyi öğrenmeliyiz. Sanayi ve teknoloji konularında çığır açacak nesiller yetiştirmeli, tüm dünyanın kaynaklarını sömürüp kanlarını döktüğü İslam âlemi için tekrar model ülke olmalıyız. Anlayacağınız her şey insan ile başlayıp insan ile bitiyor. Avrupalılar Kiliseyi terk ederek yaşıyor, onların bizlere baktıkları zaman gıpta edecekleri bir medeniyet inşa etmeliyiz. Sadece ilahiyat konularına ağırlık vererek yetiştirdiğimiz gençler yerine, modern bilim ile donatılmış imanlı gençler yetiştirmeliyiz. Çok çalışmalıyız, okumalıyız, üretmeliyiz, şu anki gibi yaşamaya devam edersek imanlı gençler yerine ruhları tutsak nesiller yetiştirmiş olacağız. Bunun bedelini ödeyemeyiz, dışa bağımlı bir savunma sanayi, dışa bağımlı bir ekonomi ve dışa bağımlı bir sanayi ile ayakta duramayız. Gençler, bütün umudumuz sizdedir, adaletli, vatanperver ve potansiyelini kullanan insanlar olun. Bizlerin başaramadığını başarıp birbirinizi sevin.

Kalın sağlıcakla…

 

Benzer Haberler

İKTİDAR Siyasiler, “Basınla uğraşan iktidarın ömrü fazla sürmez” demiş. Tecrübe konuşuyor!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “ÇOCUKLARIMIZ YAZ DÖNEMİNDE MUTLAKA SOSYAL AKTİVİTELERE, SPOR VE MÜZİK...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, ülkemizde büyük bir güven bunalımı var. Seçim yaklaştıkça...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Ramazan Bayramı coşkuyla kutlandı...

Kilis Valiliği ve Belediye tarafından organize edilen bayramlaşma, Cumhuriyet...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

İKTİDAR Siyasiler, “Basınla uğraşan iktidarın ömrü fazla sürmez”...

Okullar Kapandı, Çocuklar Ne Yapaca...

Metin MERCİMEK “ÇOCUKLARIMIZ YAZ DÖNEMİNDE MUTLAKA SOSYAL AKTİVİTELERE,...

Ülkemizde Güven Bunalımı Var

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, ülkemizde büyük bir güven bunalımı...

Re’si Osman Kalesi

Hamit MOLLAHAMİT   Kilis’te Zoppun suyunun kuzeyindeki büyük tepe üzerine...

ELVEDA

Pek çok şey kayıp gidiyor ellerinizden, Paramız, zamanımız, Gençliğimiz,...

Kilis Ak Parti döneminde büyük yatı...

AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi’nde bayramlaştı   Kilis Ak Parti döneminde...

Vali Tekinarslan şehit ailesini ziy...

Kilis Valisi Dr. Mehmet Tekinarslan, Zeytin Dalı Harekâtı’nda PYD/PKK terör...

Suriyeli küçük çocuğun haykırışı yü...

Suriye’de PKK’lı teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu...

Bayram namazında camiler doldu

Kilis’te Ramazan’ı idrak eden vatandaşlar, bayram sabahı erken saatlerde...

Bayramda mezarlar ziyaret edildi

Kilis’te vatandaşlar Ramazan Bayramı vesilesiyle mezarlıkları ziyaret ederek...

Çocukların bayram keyfi

Kilis’teki çocuklar, bayramda bayram yerinde gönüllerince eğlenme fırsatı...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KRİZ Bakkallar, vatandaştan alacaklıymış. Veresiye “vermiyese” oldu sonunda!…...

Ramazan Bayramınızı Kutluyoruz

Nejat TAŞKIN Sıcak yaz günlerinin başladığı Ramazan ayında oruç tutmak...

Bayramların Toplum Üzerindeki Önemi...

Metin MERCİMEK “DARGINLIKLARIN UNUTULDUĞU, İNSANLARIN BARIŞTIĞI VE...

Ülkede Yitirilen Geleneklerimiz

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, günümüzde eskiyle yeni arasındaki...

Bayramlarımız

Şükran Demirler YAVŞAN   Ramazan’ın sonuna yaklaştığımız şu günlerde...

RAMAZAN

Hoş geldin onbir ayın sultanı. Aylardır bekledik acaba nasıl geçer diye...