Dolar 32,4238
Euro 34,4423
Altın 2.488,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 27°C
Açık
Kilis
27°C
Açık
Sal 27°C
Çar 29°C
Per 24°C
Cum 23°C

Bu Memleket Bizim

Bu Memleket Bizim
A+
A-
20.12.2016
354
ABONE OL

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

İki Muharrir Hasan Beyler; Hasan Şahmaran ve Hasan Bitken’e…

Önce Hasan Şahmaran dikkat çekti; “Yazarlarımız neden Kilis’i konu etmiyor, sorunlarına eğilmiyor, meselelere çözüm üretmiyor” diye.

Hasan Şahmaran sadece Kilis için değil, Türkiye için de, Türk Dünyası için de önemli bir fikir emekçisi, üstad. Sadece tarih yazmıyor, şiirle meşgul, yayınlanmış tiyatro eseri var. İnceleme ve araştırma ürünü eserleri yeniden basılıyor. Aksakal yaşı 80 de olsa, düşün yaşı çok daha da genç, dipdiri, taptaze. İdealizmini kaybetmemiş bir üstad. Eleştirmen. Ülke genelinde muhiti ve itibarı olan bir yazar. Eşi, dostu fazla.

Ben şahsen çok edibi Hasan Şahmaran vasıtasıyla tanıdım. Mesela Peyami Safa ve Necip Fazıl’ı. Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Ziya Şakir ve KadircanKaflı’yı sonra. Hatta Türk Ülküsü, Bozkurtlar Diriliyor kitaplarının yazarı, Ötüken Dergisi’nin sahibi Nahil Atsız’ı öyle bir tanıttı ki daha ortaokul talebesi iken olmazsa olmazımız haline geldi. Nihal Atsız’a bir Kilis tepiri yaptırıp, evine kadar giderek İstanbul Maltepe’de oturan yazara hediye etmeyi kararlaştırmıştık.

O yıllarda Hasan Şahmaran, hem kendisinin okuduğu dergi ve gazeteler, hem bizlere tavsiye ettikleriyle bir medya akademisi gibiydi bizim için. Hala bütün mesaisini yaşının verdiği sağlık sorunlarını mesele yapmaksızın kültür, sanat, tarih çerçevesi içinde Kilis’e veriyor. Sokak sokak dolaşıyor, ziyaretlerde bulunuyor , durum değerlendirmesi içinde nasıl memleketine faydalı olacağının hesabını, kitabını yapıyor.

KİLİS’E AİT HER ŞEY

Hasan ŞahmaranKent Gazetemizde, “Yazarlarımız neden Kilis’i konu etmiyor, meselelerine çözüm üretmiyor” diye yazınca heyecanlandım. Aynı gün kendisini telefonla aradım. Kulağından rahatsız olduğunu bile bile konuştuk. “Ağabey yapma etme, ben Kilis’in her şeyini yazdım. Gündeme taşımadığım güzelliği, özelliği ve bir meselesi yok Kilis’in. Tümüne yakını Kilis Kent Gazetesi arşivinde mevcuttur. Öyleki Kilis’in sadece alimlerini, bilgelerini, kanaat önderlerini, paşalarını, şairlerini, yazarlarını, sanatçılarını, yöneticilerini değil, kaybolan tarihi dokusunun yanında biten mesleklerini, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini, tarımını, sanayiini ve hatta delilerini bile hatırlattım yeni nesle “Ayten cici Remzi egh, Deli Münir, Kore Gazisi, Selli Bebek” vs. tümünü tanıttım. Memleket kültürünün bir rengiydi bu insanlar. Kilis’te sokaksokak gezerek bütün yolların, kapıların, çarşıların, kahvelerin, pazar yerlerinin, harmanların resimlerini çektim. Öyleki Kilis evlerinin sokak kapılarında bile bir sanat ve kültür vardır, bu yansıtılır. Tutya üzerinde iribaş çivilerle vazo içinde güller, karanfiller ile şekiller yapılır. Kapı üzerinde besmele veya ayet olur. Düğün ve hacı evleri boyanır vs. Bunların tümünün resimleri arşivimde duruyor. Kendisiyle birlikte böyle bir çalışma yapmıştık.

BU BİR GÖNÜL İŞİ, YÜREKLİ OLMAK GEREK

Hiç unutmam Kültür Bakanlığı,“Kilis’te Osmanlı Devri Mimari Eserleri” konulu Ankara İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Abdülkadir Dündar’ın (1997) itibar baskılı görkemli bir eserini basmıştı. Görür görmez giderek kutladım. Ancak bir yerde buruktu Prof. Dr. Abdülkadir Dündar. Nedenini sonra öğrendim, bu çalışmayı yapmak için geldiği Kilis’te ne belediye, ne vali, ne kaymakam, ne bir maruf kişi veya kuruluş alaka bile göstermemiş. Müftünün rızasıyla Ulu Camiihücrelerinden birinde birkaç ay yatıp, kalkıp, çalışarak bu eseri hazırlamış. Yemeğini bile orada yapmış. “Keşke haberimiz olsaydı” dedim üzülerek.

Telafi etmek için Kilis Kültür Derneği Genel Başkanı Rahmetli Avukat Şinasi Çolakoğlu ile konuşarak hem kitabın yazarı Abdülkadir Dündar’a, hem yayıncısı Kültür Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanı’na ve hem de Bakana plaket verdik. İkramda bulundu derneğimiz. Böylece Kilis Kültür Derneği’ne de ilk defa bir bakan Sayın Mustafa İstemihan Talay ziyaret etmiş oldu. Taraflar bundan öyle bir mutlu olmuştu ki gözlerin içi gülüyordu.

Değerli senatörümüz Selahattin Çolakoğlu sürekli bir Kilis Kurultayı yapılmasını arzu ediyordu. Şükürler olsun rabbim buna bana kısmet etti. Ankara’da 32 ilden Kilisli hemşehrilerimizin katıldığı Ankara Milli Kütüphane’debir Kilis Zirvesi topladık. Kilis’ten gelen sanatçılarımızı ayrıca konuk ettik. Kilisli 7 sanatçımızın (el işi, resim, minyatür, tezhip, ebru, hat) eserleriyle sergiler açtık, Kilis Mutfak Kültürünü tanıtan yemekler verdik. Kilis’in sorunları için açık oturum düzenledik, sempozyumda da tebliğler sunuldu. Akşam da muhteşem bir konser verildi ve TRT’nin iki güzide spikeri Canan Kumbasar ve Gülden Özel programı sundular. Misafirlerimize Ankara’yı gezdirerek tanıttık. Bu toplantıya Kilis’in iki milletvekili gelmedi. Ancak 7 milletvekili arkadaşımız ile çok sayıda  eski bakan, aydınlarımız, sanatçılarımız, kültür adamlarımız, sivil toplum temsilcilerimiz bizi yalnız bırakmadı. Bu konuda Sayın Valimiz Aslan Kütükçü ve Belediye Başkanımız Abdi Bulut Beyler katkı verdi, destek oldu, bizzat Başkente gelerek zirvemizi onurlandırdılar.

KİLİS İSMİ DÜNYANIN 7 YERİNDE

TRT’de çalışırken yurtdışına yayın yapan ve bir süre yöneticiliğini üslendiğim Türkiye’nin Sesi Radyosu başta olmak üzere, diğer radyo ve televizyon kanallarında Kilis’i konuştuk, Kilis’i anlattık, Kilis’i yâdettik. Reşit Muhtar, Şinasi Çolakoğlu, Haluk Bilgen ve diğer Kilisli hemşehrilerimizle birlikte yayına katıldık.

Sayın Nevzat Turhan’ın(2006) valiliği döneminde Kilis Kültür Müdürlüğü’nce Kilis’in tarihi, ekonomisi, coğrafyası, eğitimi, müze ve ören yerleri, otelleri, mesire mekânları, ulaşımı, yemekleri vs. derli toplu tanıtmak amacıyla yayınlanan o değerli esere il müdürüyle sürekli temas ederek, görüş alış verişinde bulunarak bir başarısına destek oldum. Zonguldak’ta yaşayan bu değerli bürokratımız  o menhus hastalığı atlatır diye dua ediyorum.

Devlet Kütüphanelerimizde, başta da “Milli Kütüphane’de Kilis ile alakalı veya Kilisli yazarların kaç kitabı bulunuyor?” diye ilk araştırmayı ben yaptım. Sükut içinde kaldım. Kilis için her konuda, her filiz verene, istikbal vadedene kapı araladım, aralıyorum.

“Dünyada Kilis adında kaç tane şehir, kasaba, köy, yerleşim birimi var” konulu çalışmayı yine ben yaptım. Sanırım bütün bunlar Kilis konusunda araştırma yapacak akademisyenlere ve yeni nesle ipucu olur.

Mehmet Çetin arkadaşımla birlikte bir Kilis Ansiklopedisi çalışması başlattık. Her il kendi kütüphanesini kuruyor ve hemşehrisi yazarların eserlerini yayınlıyor. “Niçin Kilis olmasın?” dedik. Çıt çıkmadı. İnternete girin Erzurum Kitaplığı, Malatya Kitaplığı, Kayseri Ansiklopedisini bir görün. Özellikle öncü ve lokomotif olan Kayseri, Malatya ve Erzurum oldu. İl valilerini alkışladım, alkışlamayı sürdürüyorum.

İKİ HASAN DUYARLILIĞI

Son olarak şunu hatırlatayım, Kilis’in 1950-1963’lü yıllarını anlatan “Tut Elimi Killize” adlı bir roman yazdım. Benim kuşağımı anlattım; arkadaşlığı, dostluğu, kaşmerliği, çalışkanlığı, sefaleti, eşkıyalığı, görenekleri, yeniden yapılanmayı, idealizmi, aşkı, sevgiyi ve yarını aktardım. Bunun içinde Kilis bürokrasisi, maruf insanları, yönetimi, eğitimi, çarşısı, pazarı, gelenekleri, örfü, yemek kültürü, hatta BadeliNahsen’ine kadar mevcut.

Bu çalışmalarımın en yakın şahidi Hasan Şahmaran’dır.

-Hasan Ağabey Kent’teki bu yazının muhatabı ben olmamalıydım.

Cevabını anında verdi:

-Zaten sen değilsin, nereden çıkardın bunu? Onlar kendini biliyor!

Doğrusu rahatladım.

Ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim memleketime faydalı şeyler yaptığımı düşünüyorum ki, Kent Gazetesinde emekli Kilis Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Hasan Bitken Bey sütununda benim ismimi de başlığına taşımış. Telefonu olmadığı için ulaşamadım. Yazıda özetle diyordu ki: Ensar Kilis neden23 İl’i kapsayan teşvik paketine alınmadı? Madem böyle bir gelişme olmadı siyasilerin söz verdiği  ve Kilislilere can simidi olacak özel teşvik paketini bekliyoruz. Sonra soruyor: Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nin ikinci öğrenimi neden sudan bahanelerle kaldırıldı? Bunun Kilis’e maddi girdisi vardı, 1500 öğrenci Kilis ekonomisine katkı sağlıyordu.

Hasan Bitken Bey tespitlerinde haklı.

Esasında bunlar çözümlenmeyecek sorunlar değil. Atın önüne et, itin önüne ot atmayıp, yiyeceklerini yer değiştireceksin ikisi de önündekilerden istifade edecek, sahiplerine faydalı olacaklar. Türkiye’de böyle bir şey yaşıyoruz.

KİLİS’İN SORUNLARI BAL GİBİ ÇÖZÜLÜR, ŞU HASETLİK OLMASA

Kilis’in özel bir durumu var. Önce sınırımızda acımasızca bir savaş devam ediyor. DEAŞ, PYD, PKK teröristleri sınırımızda “kurtarılmış paralel bölgeler” açmasın diye hem içerde ve hem de dışarda(özellikle Suriye ve Irak’ta) terörizme karşı devletimiz bir savaş başlattı. Bunun mutlaka başarıya ulaşması gerek.

İkincisi FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz 2016 günü alçakça başlattığı darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL kapsamında Kilis. Çoğu husus müsaadeye bağlı.

Bütün bunlara rağmen Kilis’te bir kalkınma olamaz mı? Bir atılım yapılamaz mı? Motivasyon yükseltilip sorunların üstesinden gelinemez mi?

Bal gibi de olur. Öyle ki OHAL’den istifade ederek Kilis için vergi indirimi veya tehiri, kamu arazilerinde yatırım teşviki, kolaylığı ve kredisi vs.

İsterseniz sıralayayım; 1) Kilis’te bir Kilis Zirvesi toplanmalı. 2)Kilis 7 Aralık Üniversitesi Kilis için projeler üretmeli. Uluslararası sempozyumlar düzenlemeli. 3) Kilis dışındaki Kilisler ile iletişime geçilerek diyalog başlatılmalı. 4) Kilis’i temsil eden siyasi irade Başkent’te Kilisli bürokratları uzmanlık alanlarında birkaç derece yükseltmeli. (Yıllardır maalesef Kilisli bir üst bürokrat yok). 5)Başta hastane ve Polateli Projesi olmak üzere söz verilen bütün programlar için yakın takip heyeti kurulmalı. Tamamlanmasına gayret edilmeli. 6) Kamudaki boş kadrolar hemen takviye edilmeli. 7)Savaştan en fazla etkilenen bir il olarak bu çatışmanın durdurulması için girişimler yapılmalı. 8)Savaş sonrasına hazırlık olarak mayınlı arazinin değerlendirilmesi konusunda çalışmalar hızlandırılmalı. 9) Kilis’ten savaş dolayısıyla göç eden ailelerin memleketlerine dönmesi konusunda yeni teşvikler verilmeli. 10)Hükümet adamlarının Kilis için açıkladığı özel paket yakın takibe alınmalı.

He bir de şu hasetlik olmasa!…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.