Bu Şehirde Yaşanmaz

19 Ağu 2017 Cts 9:34
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet NACAR

 

Gece saat 24’ü geçiyor. Bilgisayar başında çalışmaktayım. Caddede trafik azalmış. Sessizlik hâkim.

Birden bire keskin tüfek sesleri gelmeye başlıyor. İlk anda irkiliyorum. Pencereden uzaklaşıp dinlerken şimşek ışığına benzer ışıklar yansıyor odama.

Anlıyorum. Havai fişek atılıyor.

Altı yaşındaki torunum uykudan kalkarak yanıma geliyor. Uyarıyor beni;

- Dede, pencereden uzak dur. Kurşun gelir!…

***

Komşum gündüz vakti bina girişine bisikletini park ediyor. Merdiven korkuluklarına kilitliyor.

Biraz sonra aşağı indiğinde bisiklet yok. Hırsız götürmüş.

Polise başvuruyor. Polis gelmiyor.

Kamera kaydı var ama polis bakmaya gerek görmüyor.

***

Zorunlu hallerde çarşı ve caddeye çıkıyorum.

Magandalar araçlarını kaldırımlara dikey olarak park etmişler.

Bir insan geçebilecek kadar boşluk yok. Mecburen araç yollarında yürüyorum. Bu defa da araç sürücüleri el kol hareketi yapıyor.

Ancak belediye zabıta ekipleri gece yarısı evin önünde duran araçlarımıza ceza kesip gidiyorlar. Gündüz kaldırımlardan haberleri yok.

***

AVM’ye alışverişe gidiyorum.

Meyve sebze reyonlarının görünüşü göz alıcı… Renkler harika.

Domatesleri kaldırıyorum. Çürük veya kurtlu kısımları alta getirilerek özenle dizilmiş.

Şeftaliye bakıyorum. Birinin kafasına taş yerine vursam beyin kanmasından gidebilir.

Taş gibi sert.

Fiyatlara bakıyorum. Hal fiyatının üç katı…

Olgun meyve veya sebze getirirlerse bir kısmı çürüyüp çökebilir. Özellikle ham olanı alıp getiriyorlar. Görünüşüne bakıp kavun alıyorum. Kesince kelek çıkıyor.

Olgun meyve ve sebzeye hasret yaşıyoruz. Ham olanla beslenmek zorundayız.

***

Genelde geceler sessiz olduğundan bilgisayar başında yazılarımı yazıyorum.

Gece saatin üçü…

Müzik sesi mahalleyi yıkarken içindekilerin de naralar attığı araçlar gelip geçiyor.

Birkaç günde bir de yine gece yarısından sonra yakınlardan peş peşe silah sesleri gelmeye başlıyor. Belli ki bazı hasımlar çatışmaktalar. Ölenler de oluyor bazen.

Polisi arıyorum. Ortalık sakinleştikten sonra bir polis arabası mavi ışığını yakıp söndürerek caddeden gelip geçiyor.

***

Ekmek alıyorum fırından.

İki yüzünü de dikkatlice incelemeden ve temizlemeden yiyemiyorum. Tabi ki arasını da açıp kontrol ediyorum.

Lahmacun yaptırıyorum bazen. Bütün lahmacunların kenarları yanık geliyor. Kenarlarını teker teker koparıyorum. Sofrada bir avuç dolusu kömür birikiyor. Kanserojen lahmacun.

***

Araçla şehir içinde gezemiyorum. Sabah açık olan cadde akşama tek yönlü… Yüz metre ileriye gitmek için üç/dört kilometre yol alıp dolaşmam gerekiyor. Sağa-sola dönüşlerin yasak veya serbest olduğunu anlamak için her köşe başında durup araçtan inip, trafik levhalarını tek tek incelemem gerekiyor.

***

Evin yakınında bir içkili lokanta var. Haftada bir ve genelde gece 24’te bu lokantanın kapısında sarhoş bazı gruplar kavgaya tutuşuyorlar. Ana avrat küfürler gecenin sessizliğinde yankılanıyor.

Bazen polisin yanılıp geldiği oluyor. Onlar geldikten sonra bile evin içinde bütün ailem küfür dinlemeye devam ediyor.

***

Evimin bulunduğu küçücük alanda yirmi yıldan beri sık sık elektrikler kesilir. Trafolar taşımıyor herhalde. TEDAŞ masraf olmasın diye trafo değişikliğine gitmez.

Ancak elektrik faturası gecikince uyarı masajları gelir ve hemen faiz uygulamasına geçilir.

TEDAŞ defolu mal satarken de faiz uygularken de haklı.

Elektrik kullandığım için ben suçluyum.

***

Sularımız da kesilir arada bir. Sonra suları vermeye başlarlar. Musluğu açınca uzun bir süre tıslayarak basınçlı hava gelir. Bu basınçlı hava su sayacını vantilatör gibi döndürür.

Bu sayede su yerine hava parası da öderim emekli maaşımdan…

***

Havalar çok sıcak. Parka giderim akşamları. Türkçe konuşan yok. Türkler evlerine saklanmış. Arap gençleri kadınlı-erkekli bağıra çağıra özgürce konuşup gezmekte. Sataşmasınlar diye uzaklarından dolaşıyorum. Şehirde Arapça ve Kürtçe hâkim. Özellikle bağırarak konuşuyor…

***

Sözün özü; Yetkili yok, etkili yok… Bu şehirde yaşanmaz arkadaş!…

Benzer Haberler

MANŞET Türk mafyası Avrupa’nın gündemindeymiş. Desenize AB’ye girmemiz garantileniyor!...

Yorum 
0

Mehmet Şenay TAŞKENT   Daha geçen haftalar, “Kilis’te Bağcılık (Üzüm Üreticiliği)...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Türk tarihinde İslam öncesi ve sonrası şehitlik ve gazilik...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

‘Kilis Kalkınma Vizyonu’ projesi pr...

Kilis Ticaret ve Sanayi Odası (KİTSO), Kilis için projeler üretmeye devam...

“Üzüm bittikten sonra festival yapt...

Kilisli üzüm üreticisi Ökkeş Aslantaş, “Üzüm bittikten sonra festival...

Vali Tekinarslan, şehit ve gazi yak...

Vali Dr. Mehmet Tekinarslan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün...

Şentürk Suriye’de çocuklarla ...

Kilis’e gelen ünlü sanatçı Metin Şentürk, kamplarda kalan çocuklarla...

Belediye halka hesap verdi

Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara halka yapılan çalışmalar hakkında bilgi...

Kara’dan 20 bin öğrenciye çanta yar...

Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara tarafından kırsal mahallerde oturan 20 bin...

Suriye sınırına askeri sevkiyat

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından terör örgütü PYD kontrolündeki Afrin’e Kilis sınırına...

Aile Sosyal Destek Programı Kilis’t...

Sosyal yardım ve sosyal hizmete ihtiyaç duyan aile ve bireylerin objektif ölçütlere...

Oylumlu ve Aslantaş’tan gazetemize ...

CHP Mersin 25. Dönem Milletvekili A. Adayı, Kilisli hemşehrimiz Hamide Oylumlu...

Kilis’te sis etkili oldu

Kilis’te önceki gün sabah saatlerinde başlayan yoğun sis, etkili oldu. Sabah...

Trafik kazasında 1 ölü [ASAYİŞ TURU...

Kilis’te bir otomobille motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

MANŞET Türk mafyası Avrupa’nın gündemindeymiş. Desenize AB’ye...

Katmer ve Üzüm Festivalinden Edindi...

Mehmet Şenay TAŞKENT   Daha geçen haftalar, “Kilis’te Bağcılık...

Şehit ve Gaziler Onur Abidemizdir

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Türk tarihinde İslam öncesi ve sonrası...

Ah Güzel İstanbul!

Metin MERCİMEK “İSTANBUL’A SAHİP OLAN DÜNYAYA HÜKMEDER. DÜNYA...

Kilisli Devlet Adamı ve Şair Nedim ...

Hasan ŞAHMARANOĞLU                      Kilis siyasi...

YAŞAMAK

evet her şeye rağmen gözünü sevdiğim yaşamak. suda balık olmak havada...

NOKSAN HİSSETTİM

Yürü yalan dünya bırak yakamı Kendimi bir anda noksan hissettim Elinden kurtulmaz...