Bumerang Serisi-11

17 Eyl 2020 Per 9:58
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Keşkeler & Pişmanlıklar ya da Oh Oldu Demeler

Mahmut İhsan KANMAZ

“İlerde keşke dememek için, gözünde büyütme hiç kimseyi…
Ve hayatından hiç çıkmayacakmış gibi de, davranma kimseye…”
Tekrar birlikte olmaktan son derece mutlu ve huzurluyum sevgili arkadaşlarım.
Serimizin bugünkü mevzusu, çok bilindik ve hep karşılaştığımız bir şey.
Keşkelerimiz, pişmanlıklarımız ya da tam tersi, oh olsun, iyi ki yapmışım dediklerimiz…
Tabi o işin latife kısmı… Sanmam ki hiç kimse birini üzüp ve kırdıktan sonra, “Oh olsun, iyi ki yapmışım, elime dilime sağlık” desin. Öyle düşünmek için insanın biraz zalim ve acımasız olması gerekir.
Zira, hiçbir şey kırılan bir gönül kadar üzemez insanı. Değil mi ama?…
Şimdi biz destursuz bağa dalan harami gibi mevzuya bodoslama girdik girmesine de, terimlerin anlamlarına daha yer vermedik bile… O zaman buyurun…
Neydi pişmanlık?.. Yaptığı bir iş ya da davranışın, olumsuz sonucunu görerek üzülme hali… Buna keşke de diyebiliriz…
Keşke yapmasaydım, keşke ona bu kadar çok değer verip te, bu hallerde olmasaydım, gibi mesela…
Burada bir keder ve üzüntü hali mevcut…
Oysa geriye döndürülemeyen bir tek gerçek varsa, o da zamandır. Son pişmanlık çare getirmez kimseye.. Ok yaydan çıktı mı, tamam. Hızla giden o oku durdurmanız ve hedefe ulaşmasını engellemeniz olası mıdır?
Değil tabi ki…
Onun için hep denir ya, “Laf dokuz boğumdur. Her boğumunda iyi düşünmek gerekir ki, sonra pişman olacağımız sözler çıkmasın ağzımızdan.”
Bir bilge insan diyor ki: “Pişmanlık, hiçbir zaman insana bir şey katmaz. Ancak, kişiyi acının ve karamsarlığın girdabına doğru çeker…”
Keşkeler ve pişmanlıklar genelde hep, sevdasal mevzularda ortaya çıkarlar…
İkili ilişkilerin en çok duyulan hissidir pişmanlık halleri.
Bakın rahmetli ve büyük şairlerimizden Can Yücel şöyle demiş, keşkelere dair.
“Keşke seninle tanışmamıza hiç fırsat olmasaydı ve seni hayatıma şeker misali hiç karıştırmasaydım…”
Devam ediyor ünlü şair sözlerine: “Keşke kendini olduğu yerde bırakıp da gitse insan… Ama olmuyor işte…”
Bir Tolga Sarıtaş şarkısında, ünlü sanatçı Yalın diyor ki:

“Bırak, saygından kuşkum yok
Hatırımda kalıyorsan, hiç kalma bırak.
Sensiz olmaya itirazım var.
Canımı çok yakacak, izlerin bana yeter.
Bırak, sevginden şüphem yok
Arkadaş kalıyorsak, ben yapamam bırak.
Sensiz kalmaya ihtiyacım var.
Yalnızlığı sen özledin, uzak dur bana yeter.
Keşke oyunlar oynamasaydık
Üzülmeseydi şarkılar.
Hâlâ sana yazılıyorlar ve hâlâ buram buram, sen kokuyorlar…”

Duygusal yükü bir hayli yoğun olan şarkıda, pişmanlık ve keşkeleri, önce saygı ve sonra da sevgi bazında ele almış söz yazarı… Yüreğine sağlık diyoruz…
“Keşkelerde yaşayan bir insan, her zaman için mazinin acılarında boğulmaya mahkâmdur” demiş bir kardeşimiz.
Tam isabet bence…
Çünkü sürekli pişmanlık duyguları içinde yaşamak zor gelir insana. Adeta yer bitirir bünyeyi. Huzursuz eder kişiyi.
Onun için ya pişman olacak şeyler yapmamak lazım önceden, ya da bu illeti çıkarmak gerekir akıllardan. Ruh sağlığı içinde elzemdir bunlar sevgili dostlarım.
Ünlü bilim insanı Prof. Dr. Üstün Dökmen de, mevzuya katkı koyarcasına açıklamış düşüncelerini…
“Geçmişin keşkeleri ve geleceğin endişeleri, tıpkı yaşam kalitesini çalan iki hırsız gibidir.”
Allah dostu bir derviş şöyle buyurmuş:

“Geçti ömür bir ah ile
İçi dolu eyvah ile
Çok geçtir vakit
Keşke demek için bile…”

Büyük insan ve ulema Yunus Emre de mutluluğun ve huzurlu bir yaşamın şifrelerini veriyor bir kelamında ve diyor ki: “Eğer ilerde bir gün keşke demek istemiyorsan, şu üç şeyi doğru seçmelisin… Eşini, işini ve arkadaşını…”
Bazen yüreği yanan birileri, ah eder kendisine olmadık acılar çektiren birine.
Terk edip gider oraları. Giderken içi yansa ve gözlerinden yaşlar süzülse de, “Oh olsun” der. Ama yine de seviyordur.
Gururu, sevgisine galebe çalsa da…
Hülasa, çok incinmiştir, çok kırılmıştır, göz pınarları kurumuştur ağlamaktan yani.
Bilemezsiniz ki!…
Her yürek ve her gönül, kendi şahsına münhasırdır. Öyledir de zaten. Herkesin sevdası, ayrılığı, pişmanlıkları ve keşkeleri kendine özeldir.
Dileriz ve umarız ki, kimseler terk edip gitmesin apansız… Yine hiç kimse de ah edip, geride kalan için, oh olsun demesin.
Evet, bunu da böylece açıkladıktan sonra, devam edebiliriz mevzuya kaldığımız yerden…
Keşkelerin panzehiri, manevi teslimiyettir aslında… Sıkılan ve huzursuz ruha bir ilaç gibidir bu dediklerimiz.
Nedir bu ilaç? Bakalım o zaman…
“Keşkelerin en iyi ilacı, “Hayırlısı” demektir her olana. “Keşke” diye takılıp kalmamalı insan. Ruhuna iyi gelecek çarelerin peşinde olunmalıdır daima. En azından, bir deneyin, görün ve yaşayın.
Ondan sonra da, her keşke diyeceğiniz zaman, onun yerine hayırlısı olsun demenin ulvi hazzına ve tadına varın.”
Bir başka uzman kişimiz, benzer ifadelerle destekler bu etkili kelamları…
“Kim bilir, belki de yarın hayatınızda çok pişman olacağınız ve keşke diyerek yaşayacağınız şeyler olacaktır. Bütün bunlar, bugün cesaretsiz davranıp, bir türlü yapamadıklarınızdandır aslında.”
Zordur dedik pişmanlık ve keşkelik halleri. Ama yine de yaşar insan bunları.
Hani, “Yılanın sevmediği ot, burnunun dibinde bitermiş” denilen bir gerçek vardır ya, işte o hesap, yaşamın her anında gelip bulur kişiyi keşkeler ve pişmanlıklar..
Sevilen sanatçılardan Altay bir şarkısında, aynı duygulara yer verir sanki:

Ayrılmıştır iki sevgili. Ancak keşkeler bırakmaz yakalarını… Zira henüz çözülememiş sorunları vardır. Yaralı ve hasret çeken yüreklerde, bitmiş bir sevdanın acısı ve ağırlığı vardır halen.
Ne derlerse desinler, belki de küllenen bir sevginin, daha henüz soğumamış sıcaklığı vardır gönüllerde.
Kolay mıdır, onca anıların sığdığı bir yüreğe ayrılığı tıkıştırmak. Gurur halleri içinde, yüreğe söz geçirmek…
Gerçekten de zor şeydir bunlar. Ancak ve ancak, yaşayanlar bilir ve anlar onu…
Evet, işte bu duygularla okuyor şarkıyı Altay… Ancak, ezgi değil, içerik lazım bize…
Anlam zenginliği bizim konumuz…

“Keşke aramasaydın
Keşke ben de açmasaydım.
Pişman olmuşsun demek
Hiç hoşuma gitmedi
Keşke aramasaydın…
Çok özledim yalan değil
Dayan dedim, giden gelir.
Bir bilsen ne bekledim
Ne bekledim belli değil.
Çok ağladım senin gibi
Hatırladım bugün gibi
Sen benden ne istedin
Ne istedin belli değil…
Sen beni gecelere sor
Kırdığım şişelere sor
Sen bana sorana kadar
Attığın köşelere sor…”

“Mutlu olmak mı istiyorsun? O zaman keşkeleri çıkarmalısın hayatından…” demiş birileri… Çok da doğru söylemiş.
Ayrılmak, terk etmek veya terk edilmek meşakkatli mevzulardır. Kimse için dilememek lazımdır böyle şeyleri…
Hani, “Düşman başına” denir ya, işte onun gibi, hatta daha da ötesi, “Allah düşmanıma bile yaşatmasın” temennisi içinde olunmalıdır her daim. Herkes için.
Zira çok seven bir yürekten ve de gönülden söküp atmak zordur bazı şeyleri ve bazılarını. Dışardan kolay görünebilir, ama değildir işte…
Atalarımız demişler gerçi, “Bekâra hatun boşamak kolay gelir” diye.
İnanın öyle değil sevgili dostlarım.
Yaşayan bilir ancak. Alışkanlık ve tutku dediğimiz bir hal vardır ki, üzerine bolcana da sevgi ve aşkı ilave edin, ondan sonra, hadi kolay deyin, diyebilirseniz…
Demiş ya birileri: “Terk edip gidişin değil de, olur da bir gün dönersin diye, umutla beklemekti, asıl beni mahveden…”
Hele bir de mış gibi yapmalar yok mu, onun ızdırabı daha bir yaralar yürekleri.
İnsan kendini kandırılmış ve aldatılmış gibi hisseder. Bu da çok incitici bir durumdur.
“Her şeyi yapsaydın da, keşke bir tek seviyormuş gibi yapmasaydın” demiş İlhan Berk… Tahammülü zor bir olay…
Ne olur sonunda? Değer ve prestij kayıpları olur haliyle… Büyük yara alır, o hiç bir yere sığdırılamayan sevdalar…
Duvar yazılarına bile malzeme olur böylesi hal ve durumlar…
“Keşke gözümden onca yaş düşseydi de, tek sen düşmeseydin ne olurdu…”
Davranış ve tutum değişiklikleri de olur bazı hallerde… Serzenişte bulunur bir taraf ve der ki: “Keşke tanımasaydım demiyorum seni. Ama keşke tanıdığım gibi kalsaydın.”
Hazır, iyi tanıyıp tanıyamama konusu açılmışken, aynı hızla sürdürelim sözlerimizi ve güngörmüş, deneyimli bir bilgenin sözlerine yer verelim dilerseniz.
“Keşke tanımasaydım dediğim hiç kimse olmadı benim… Ama keşke beni tanımasına izin vermeseydim dediklerim çok oldu maalesef…”
Ayhan İlter’in sözlerini yazdığı ve İrfan Özbakır’ın da Hüzzam makamında bestelediği, çok sevilen bir şarkının anlam zenginliği var şimdi sırada…
Pişman olur da bir gün, dönersen bana geri…
Gönül kapım açıktır, çalmadan gir içeri.
Sana sevgiler sonsuz, henüz geçmedi zaman…
Gönül kapım açıktır, çalmadan gir içeri.
Ne yüce gönüllülük değil mi, sevgili arkadaşlarım… Ben seni hala çok seviyorum ve pişmanlık duyup ta, geri gelirsen bana, çok mutlu olur ve sevinirim, sanki dünyalar benim olur, diyor satırların sahibi…
Onun için de, kalbimin kapısını hep açık tutuyorum ve de sabırla bekliyorum döneceğin günü, demeyi de ihmal etmiyor…
Umarız, dönmüştür beklenen sevgili…
Dileriz, birleşmiştir seven yürekler…
Evet, keşkeler, pişmanlıklar ve de oh olsun demeler, başlıklı bugünkü yazımın sonuna gelmiş olduk böylece..
Bir başka Bumerang serisinde yeniden birlikte oluncaya kadar, yüreğiniz şen, gönül bahçeniz gülşen olsun her daim…
Yaşamınızda keşke diyeceğiniz hiç bir pişmanlığınız olmasın inşallah…
Sağlıkla ve sevgiyle kalın değerli dostlarım ve sevgili arkadaşlarım.
Allah’a emanet olun…

Benzer Haberler

Metin MERCİMEK “COVİD-19′A KARŞI MÜCADELEDE ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR TEMİZLİK, MASKE...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Atatürk; tarihin şahit olduğu en büyük komutan ve devlet...

Yorum 
0

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar   Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)  ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Covid-19 Virüsüne Karşı Ruhumuzu Gü...

Metin MERCİMEK “COVİD-19′A KARŞI MÜCADELEDE ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR...

Atatürk’ün Balıkesir Hutbesi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Atatürk; tarihin şahit olduğu en büyük...

Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)...

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar   Ahmet Rami Atan (Müştak-i...

Bumerang Serisi-14

Vicdan & Merhamet ve Acımasızlık   Mahmut İhsan KANMAZ   “Bütün...

Ehl-i Beyt’in Tevbe Anlayışı

Uğur KEPEKÇİ   Kişinin işlediği hatalara günah, hatalardan dönüp...

İSTEM

Neden gönlün ahûzar? Efil efil esmekte bu sabah rüzgâr. Halden anlayanın...

AŞK OLSUN

Günler gelip geçiyor tükenip giden ömür Bu gönül sana hasret gel de adın...

BEN BİR “İĞDE”

…ve böyle geçiyor bütün günlerim, Dalımda, yeşilden eser kalmadı....

Piyasadaki durgunluk esnafa 2001 kr...

Kilis’te yaz mevsimi başından bu yana yaşanan alış-veriş durgunluğu giderek...

Kilis’te koronavirüsten ölenlerin s...

Kilis’te bugün itibariyle koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden kişi...

Silahla intihar eden şahıs hayatını...

Kilis’te silahla ağır yaralanan şahıs kaldırıldığı hastanede hayatını...

Üzüm pekmezi 15 TL’ye

Kilisli vatandaşların soğuk kış aylarında özellikle tahin ile birlikte...

7500 ton patlıcan üretimi yapıldı...

Kilis genelinde yaklaşık 1500 dekar alanda 7500 ton civarında patlıcan üretimi...

Suriyeliler birbirlerine girdi [ASA...

Kilis’te Suriye uyruklu iki grup arasında çıkan kavgada 6 kişi yaralandı....

Kaymakam, köy okullarını denetledi...

Kilis’in Musabeyli İlçe Kaymakamı Sertaç Kırçuval, eğitim-öğretime...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

İŞE BAK Türkiye’de bir kişi, 3 kişiye bakıyormuş. Devlet ise bir...

Yeteneklerimizi Değerlendirelim

Metin MERCİMEK “HER ALIŞKANLIK ELİMİZİ DAHA BECERİKLİ, AKLIMIZI İSE...

Türk Musikisine Sahip Çıkalım

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, milli kültürün taşınmasında, en önemli...