Bumerang Serisi-4 Güzellik & Çirkinlik

28 Ağu 2020 Cum 10:04
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

“Güzellik, derinin ete değdiği yerde biter. Oysa çirkinlik ise, ta kemiğe kadar dayanır.” (John MURPHY)

Selam, sevgi ve saygılarımı arz ederek, bir yazımla daha sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum…

Yaşamın zıtlıklarını ve tersliklerini, “Bumerang” adını verdiğimiz bir yazı dizisiyle ele alma gayretlerimizin bugününde, “güzel ve çirkin” metaforunu inceleyeceğiz sevgili arkadaşlarım.

Güzelden başlayalım dilerseniz…
Önce soralım, ne demektir güzel ve güzellik anlayışı?
Türk Dil Kurumu sözlüklerinde, “güzel” kelimesi birçok anlama gelmekte.

Biz sadece kadınlara yüklenen bir betimlemedir zannederiz güzelliği…
Ama değil işte… Tamam, güzel ve güzellik, hatta çirkin ve çirkinlik gibi kavramların karşılığı, dünyamızın en nadide çiçekleri olan kadınlara ait olsa da, bu her zaman öyle değildir.
Bakıyoruz sözlüğe ve tarıyoruz güzel kelimesini…

- Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi çağrıştıran şey…
- Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran durum…
- Görgü kurallarına uygun olan…
- İyi, hoş ve sakin…
- Okşayıcı, aldatıcı ve kandırıcı güdü…
- Pek iyi, doğru…
- Hoşa giden, beğenilen, iyi ve doğru bir biçimde bulunan…

Bunlar yazılmış, güzel için…
Ama daha önce de dediğimiz gibi, güzel deyince bizim yüzde doksan dokuzunun anladığı, hanımefendilerin dış görünüşleriyle alakalıdır.
Bu düşünce yanlış ta değildir hani…

Birçok yazıya, şarkıya, türküye ve şiire malzeme olmuştur kadının güzelliği…
Ama “bir şartla” demiştir halk ozanı Karacaoğlan, güzeli tanımlarken. O güzel yalnız benim olursa…
Yoksa hiç işim olmaz kimseyle, diyesi olmuştur.

Ben güzele güzel demem
Güzel benim olmayınca
Tomurcuk gül gazel olur
Vaktinde derilmeyince.

 

Karacaoğlan sözün haktır
Düşmanın dostundan çoktur
Bizim’çün ayrılık yoktur
Ya sen, ya ben ölmeyince…

 

Karacaoğlan böyle diyedursun, günümüz şairlerinden sevgili Mehmet Ali Şahin dostumuz ise, aynı görüşte değildir. O da, tıpkı bumerang etkisi gibi, gider döner ve tam tersini söyler… Sanki büyük halk şairine nazire edercesine…

Ben güzele güzel derim
Güzel benim olmasa da
Ortada bir çiçek varsa
Ne fark eder, o masada, bu masada

 

Yine ölümsüz ozanlarımızdan Aşık Veysel de görüş derdest eder kadınların güzelliklerine dair.
Yalnız o, olaya biraz farklı bir açıdan ve pencereden bakar.
Güzelliğin göreceli bir şey olduğunu ve görünen fiziki güzelliğin, yürekte taşınan sevdayla bir anlam kazanacağını savunur. Yani derinlerdeki zahiri manaya dikkat çekmek ister ve der ki:

 

Güzelliğin on para etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa…

 

Bence güzelliğin bu hali daha güzel…
Zira güzellik denen şey, hem geçici bir şeydir ve hem de huzur verici olmayabilir her zaman.
Ancak, ruh ve huy güzelliği, daha bir değerlidir. Mutluluğa giden çiçekli bir yol gibidir tıpkı. Hem de kalıcıdır…
Yeter ki onun farkında olabilelim.

Madem ki türkülerden ve halk âşıklarından dem vurduk, Aşık Kerem’i de es geçmeyelim sevgili arkadaşlarım.
O da, güzelliğin çerçevesini çizer sanki ve güzelliğin hangi hallerde ortaya konabileceğini belirtir bir dörtlüğünde:

 

Çiçekler içinde menevşe baştır
Güzeli gösteren göz ile kaştır
Gurbete gidiyom mektup ulaştır
Mektup ile konuşalım bir zaman…

 

“Güzel ama huysuz biriyle geçen zaman, hem ızdırap verici olur ve hem de bir saati, bir yıla döner insanın. Fakat huyu güzel, ruhu güzel, ancak azıcık çirkince olan biriyle, belki cenneti bu dünyada yaşar kişi. Belli mi olur?”

Bunu derken, sakın güzelliği pek de önemsemediğim anlamına gelmesin lütfen. Yalnızca demek istediğim, ruh güzelliğinin, görünen dış güzellikten daha önemli olduğudur..

Mevlana Hazretleri buyurmuşlardır ki: “Çirkinlikle güzelliği, görünüşte değil, akılla ayırt etmek lazımdır…” Hatta “Eğer çirkinlik diye bir şey varsa, o da gözlerdeki önyargılı bakışlardadır” der, Halil Cibran. Her iki kelamda muhteşem.

Mevzuya, İranlı büyük şair, Şeyh Sadi Şirazi de dâhil olur ve şöyle belirtir düşüncelerini…
“Güzel kadın bir mücevherse, iyi kadın hazinedir…” Nokta.

Dedik ki biraz önce, güzellik zahiridir. Yani içtedir, derindedir. Sevgi varsa yürekte çirkin bile güzeldir sevene…
Aynen, J. J. Wade’nin buyurduğu gibidir durum ve vaziyet sevgili arkadaşlarım.

“Kimsenin sevdiği çirkin değildir…”
Var mı ötesi?

Sevgi ile bakabiliyorsan canana, çirkinde olsa, o güzeldir işte…
Yani gözlerde ve bakışlarda saklı her şey, anlayacağınız… İyi bakmak ve iyi görmektir aslolan…

Yine Mevlana Hazretleri buyuruyor: “Gönül aynan saf olmadıkça, çirkini güzelden ayıramazsın…”

Aslında, “Çirkin insan yoktur, sadece kendine bakmayan insan vardır…” dedikten sonra, sanırım şu düşünce başat olmalıdır zihinlere…

“Çirkini de yaratan Allah’tır, güzeli de. Çirkin, “Vah, ben niye çirkinim” diye isyan etmemeli, güzel de, “Ay ben çok güzelim” diyerek, asla övünmemelidir…”
Çünkü hep denir ya, küçücük bir sivilce dahi, bütün bir güzelliği yok edebilir.

Buna tezat olabilecek, yani bumerang etkisi gösterebilecek sözlerde vardır.
Zaten konumuz da ters ve zıt şeyleri ele almak değil midir? Buyurun o zaman.

“Güzele ne yakışmaz… Çiçek bozuğu bile… Hâlbuki çirkine çiçek bile yakışmaz…”
Vallahi söz benim değil… Ölümsüz edebiyatçılarımızdan, Refik Halit Karay’ın…
Mekânları cennet olsun cümlesinin de.

Yine beylik bir laf, “Kuzguna bile kendi yavrusu şahin gibi, güzel görünür…”

Nedir manası? Bilinir ki, kuzgun kuşu çok ta güzel bir hayvan değildir. Hem ötüşü ve hem de görünüşü çirkincedir.
Düşünün artık o bile, gerek analık güdüsüyle ve gerekse güzellik hevesiyle bu düşünceye sahipse, konu kapanmıştır.

Cenap Şahabettin de derler ki: “Saklanan çirkinlik, iki misli çirkin görünür… “Doğru mudur? Mutlaka…”

Duyarız çoğu zaman, hep denir ki: “Allah çirkin şansı versin…”

Peki, bu gerçek midir sizce? Sizi bilmem ama bence, duruma göre değişir.
Çok güzel olup da, bir eli yağda, diğeri balda yaşayanda var, yüzü hiç mi hiç, gülmeyende…
Ya da tam tersi, çirkindir fakat yaşamı çok mutlu ve huzurludur kardeşimizin.
Ancak, bazıları doğuştan kadersizdir.

Bence bunların güzellik ve çirkinlikle bir alakaları yoktur. Olay tamamen yazgı ve şans faktörü.. O yüzden, dua ve dileğin doğrusu şöyle olmalı: “Allah’ım bana ve çocuklarıma her şeyin iyi, güzel, doğru ve en hayırlısını ver…”

“Güzellik güzel bedenden değil, güzel işlerden doğar” denmiş bir özlü sözde.
Çok doğru… Ya da “Çirkin bir yaşam yoktur hiçbir zaman. Yalnızca o güzel yaşamı çirkinleştiren insanlar bulunur…” diye de edilen, benzer kelamlar vardır.

Güzellik gibi, çirkinlikte yüzde değil, içtedir değerli dostlarım. Derunidir…

Biz sadece gördüğümüz şeylerle bir hükme varırız. Bilemeyiz ki o kişinin içi ve özü nasıldır… Ama bazen de öyle şeyler yaşanır ki, karşıdakinin hem niyetini, hem karakterini ve hem de çirkinliğini çok net bir şekilde görebiliriz…
Ne diyor bilim ve yazım insanı Ali Suat, bir bakalım mı?..

“Çirkinliği çirkin görmeyen, çirkinleşmiş demektir…” Bu kadar açık ve dürüstçe…

Güzellik veya çirkinlik, bakan göze ve kişiye göredir dedik durduk deminden beri.
Yani, hangi ana evladını çirkin görür…
Ya da, kim kendini güzel bulmaz ki…
Zira bilinir ki, “Çirkinlik, bir elbise gibi sarar kişiyi ve o da, güzel görünür göze.”

Bu anlamda kadınlar için makyaj hangi güne durur ki!… Biraz boya, biraz cila, iş tamamdır.
Çok şükür ki biz erkek milletinin böyle şeylere ihtiyacı yok dermişim… Aman sakın ciddiye almayın lütfen.
Birazcık şaka yapasım geldi.

Yoksa hanımefendilerin de böyle şeylere ihtiyaçları yoktur aslında…
Olay sadece karşı tarafa daha derli toplu ve güzel görünebilmektir. Saygı gereği yani… Önce kendine, sonra karşıya…
Kaldı ki makyaj olayı, günümüzün mevzusu da değildir.  İnsanlık var olduğundan beri, kadınlar hep daha güzel görünmek istemişlerdir.

O zamanki koşullarda gözlere çekilen sürmelerin, dudaklara sürülen ve daha parlak görünmesini sağlayan boyaların varlığı, tarih sayfalarında mevcuttur. Milattan önce, sadece 39 yıl yaşamış olan, ünlü Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın bile ne kadar bakımlı ve süse düşkün biri olduğu bilinir hep. Gözlere sürme ve rastık çekilmiş, saçlar çok güzel taranmış ve dudaklarla, yanaklar renklendirilmiştir…
Sonunda da, Kleopatra’nın güzelliği asırlardır söylenegelmiştir.

Ha, adı belki ruj, allık, fondöten falan değildir ama kullanmışlardır benzer şeyleri cümle kadınlar, Kleopatra bile olsa… Bu her kadının severek yaptığı bir eylemdir.

Yani kadın olsun, genç kız olsun, bir ilgi ve merak vardır fıtratlarından ötürü…
Daha da güzel ve çekici olma isteği.

Evet, Kleopatra’nın dillere destan güzelliğinin anlatımıyla, biz de bugünkü yazımızı bitirelim izninizle…

Bugün, bumerang serisi çerçevesinde, güzel ve çirkinlik olayını masaya yatırdık…
Umarım yararlı olmuştur…

Bir başka zıtların dünyasında yeniden birlikte oluncaya kadar, her şey tam da olmasını istediğiniz gibi olsun.

Sağlıkla, sevgiyle, güzelliklerle ve iyi olan ne varsa, hep onlarla kalın.

Allah’a emanet olun sevgili dostlarım ve kıymetli arkadaşlarım.

 

Benzer Haberler

KADIN Kadınlar, 80 yaşında bile doğurabilecekmiş. Doğurmasına doğurur da ertesi gün hatırlar...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, pandemi günlerinde; eğitim, işsizlik ve refah paylaşımındaki...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BÜYÜK DÜŞÜNÜR ARİSTO, BEHRAMKALE (ASSOS) KENTİNDE ÜÇ YIL YAŞAMIŞ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KADIN Kadınlar, 80 yaşında bile doğurabilecekmiş. Doğurmasına doğurur...

Kimsenin Umurunda Değil

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, pandemi günlerinde; eğitim, işsizlik...

Behramkale (Assos)

Metin MERCİMEK “BÜYÜK DÜŞÜNÜR ARİSTO, BEHRAMKALE (ASSOS) KENTİNDE...

Şire Yapma Zamanıdır

Asım MIHCIOĞLU   Şire üzümü “Dökürgen”dir ama bazen içine ”Kabarcık”...

Atatürk’ün Dini İstismar Edenlerle ...

Uğur KEPEKÇİ   Atatürk, 16 Mart 1923 senesinde Adana’da Türk Ocağı’nda...

SEVDANIN ADI

Elimde kaldı şimdi resimlerin Yalnız bana baksın güzel gözlerin Çınlıyor...

Perker: Eğitimin sorunlarını çözmey...

CHP Kilis İl Başkanı Mehmet Akif Perker, Pazartesi günü pandemi nedeniyle...

“Atatürk’e Mareşal rütbesi ve Gazil...

Gaziler Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Kilis Valisi Recep Soytürk, “Gurur...

Kilis 6. Bölge Yatırım teşviklerind...

Kilis Belediye Başkanı M. Abdi Bulut, önceki gün yapılan Genişletilmiş...

İlköğretim Haftası başladı

Kilis’te, 2020-2021 Yılı İlköğretim Haftası’nın başlaması nedeniyle...

Unlu mamul üreticileri ve tatlıcıla...

Kilis İl Tarım ve Orman Müdürlüğü denetim ekipleri, pasta, börek ve şerbetli...

Gaziler Günü törenlerle kutlanacak...

Mustafa Kemal Atatürk’e TBMM tarafından 19 Eylül 1921 günü mareşallik...

Kadına yönelik şiddetle mücadele an...

Kilis’in Polateli ilçesinde muhtarlara “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”...

Sahte sağlıkçılara operasyon: 3 göz...

Kilis’te kendini sağlıkçı olarak tanıtan 3 Suriyeliyi polis ekiplerince...

Bebeği elektrik çarptı [ASAYİŞ TURU...

Kilis’te bir bebek, elektrik çarpması sonucu yaralandı. Mehmet Rıfat Kazancıoğlu...

Ülkü Ocakları, esnafa siftah ve ber...

Kilis Ülkü Ocakları tarafından sabah namazına müteakip Ahilik Haftası nedeniyle...