Bumerang Serisi-7

07 Eyl 2020 Pts 9:50
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

İyilik & Kötülük

 

Mahmut İhsan KANMAZ

 

“İyiliğe iyilik HER kişinin, iyiliğe kötülük ŞER kişinin ve kötülüğe iyilik ise ER kişinin harcıdır…” (Anonim)

Tekrar birlikte olmaktan son derece mutlu ve huzurluyum sevgili arkadaşlarım.

Bugün serimizin yedincisinde, yine çok bilindik bir ikiliyi ele alacağız.
İyilik ve kötülüğü…

Yani, insan fıtratında mevcut bulunan iki önemli özellikten bahsediyorum.
İyi insanların düşündüğü, sergilediği ve bizzat yerine getirdiği olumlu olanlarla ve de kötü mizaçlı birilerinin eylemlerine hâkim olan olumsuz davranışlar, bugünkü yazımıza dayanak teşkil edecek…

Hani birilerinin dediği gibi; “İyilik iyilikleri, kötülükte kötülükleri çeker” kabilinden olanlar babında. Tıpkı mıknatıs gibi anlayacağınız…

Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır ki: “İyilik zayi olmaz… Kötülük unutulmaz ve herkes ettiğini bulur…” Onun için dert etmemelidir…
Yani, birine yapılan iyilik olsun, ya da kötülük olsun, kimseler tarafından bilinip farkında olunmasa da hesap görücünün yanındadır onlar. Hiç kuşkunuz olmasın.
Er veya geç, burada veya orada, bunun bir karşılığı olacaktır mutlaka…

Gönüller sultanı ve Allah dostu Mevlana Hazretleri buyurur ki: “Birine kötülük yaptınsa kork… Çünkü o bir tohum gibidir. Allah onu yeşertir ve illaki senin karşına çıkartır bir gün…

Yani BUMERANG gibidir aynen. Döner dolaşır ve onu fırlatanı geri bulur.

Benzer mantıkla söylenmiş bir kelam daha vereyim mi size? Buyurun o zaman.

“Sana iyilik edene, sen daha fazlasını yap. Ancak kötülüğü dokunana ise hiçbir şey yapma. Zaten onun yaptığı, kendine dönecektir bir gün…”

Deminden beri, iyilik ve kötülük deyip durduk… Peki ne demektir bunlar?
Bakalım mı sözlüklere?…

İyilik, birinden karşılık beklemeden yapılan yardım demektir özetle…
Tek kelimeyle de anlatılır bazen…
Kayra, lütuf, kerem, inayet, esenlik, yarar, elverişlilik ve nimet te, aynı anlama gelir, iyilikle…
Hatta taşımakla gurur duyduğum ikinci adım, “İhsan” da aynı mealdedir.

Kötülük te, haliyle bunların karşıtı olmaktadır değerli arkadaşlarım…
İstenilmeyen, zararlı, rağbet görmeyen ve gereksiz özellikler taşımaktır kötülük.
Bunlara sahip olan kişiye de, kötü insan yaftası uygun görülür. Bu gibiler, başkalarına bile isteye zarar vermekten çekinmezler. O nedenledir ki, adları kötüdür. Şimdi diyelim ki farzımuhal, bir kardeşimiz zor durumda, yani maddi olarak zor günler yaşıyor olsun.
İşte, iyilik hali de böyle zamanlarda ortaya çıkar… O kardeşimizin yarasına kendi cürmümüzce merhem olabilmektir iyilik metaforu.. Yalnız, yapılanları reklam etmemek lazımdır… Sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi demektir iyilik… Ancak o zaman, yapılan iyiliğin adı, iyilik olur…

Filozof Diogenes’in asırlar önce dediği gibi olmalıdır bütün bunlar. Yani,
“Sadece iyilik yapmak yetmez. Onu zarafetle de yapmak lazımdır…” İncitmeden ve çok da hissettirmeden…
Kafa göz yararak değil. Sessizce ve mümkünse belli bile etmeden. Bunun ecri ve sevabı daha çoktur inanın.

Hani geçenlerde televizyonlar vermişti ya, meçhul birileri, İstanbul’un yoksul semtlerine gidip, mahalle bakkalından alacak-verecek defterini istiyordu.
Hatırladınız mı?
Sonrada, hiç tanımadığı bazı insanların bakkal borçlarını kapatıyordu. Bu nasıl bir iyilik halidir. Bilseniz ne kadar dua almıştır, o her kim ise. Allah razı olsun ondan…

Hatta bazı yoksul evlerin kapısını çalıp, zarf içinde bir miktar para veriyordu.
O yaşlı ve çaresiz insanlar, ne kadar da mutlu oluyorlardı, gözlerinin içi gülüyordu sanki. Asıl ihtiyaç sahipleri onlar işte. Nokta atışı yapıyordu isimsiz kahraman… İyilik timsali… Kim ve neci olduğu belli bile değil. Hala bir sır gibi…

Bu güzel davranışı alkışladıktan sonra, şimdi diyelim ki, birinden ya da değer verdiğin ve güvendiğin bir insandan, zarar ve kötülük gördün… Ne yaparsın?…
Ondan koparsın ve irtibatı kesersin değil mi? Olması gerekende o zaten…
Daha fazla zarar görmeme adına yaparsın bunu.
Tıpkı şu güzel kelamda denildiği gibi; “Görülen zarar ve kötülük sonunda, birilerinden uzak duruyorsa birileri, mutlaka bir nedeni vardır… Bunun adı, küsmek değildir her zaman. Bu, bazen kırgınlıkla, bazen gönül kırıklığıyla ve bazen de, araya konan mesafeyle anlatılır.”
Açıklamaya gerek var mı?

Kırılan bir kalp düzelir mi sizce?
Evet, diyenler olacaktır mutlaka. Düzeli. Peki, “unutulur mu?” desem. Tabi ki hayır denecektir… Sen unuttum desen de, yüreğin onu hiç unutmayacaktır.
Böylesi hallerde, hep şu örnek verilir: “Şimdi ayağa kalk ve eline bir bardak al. Bardağı yere at, kır sonra ondan özür dile.
Aslında onu kırmak istemediğini ve tekrar su içmek istediğini söyle ona…
Bu, bir işe yarar mı sizce?…” Hayır…

Yani, “Ne kimseyi bilerek kır ve incit ve ne de, ona haksızlık et. Sadece sana verilen değerin karşılığını vermeye çalış… ”
demiş birileri… Çok da güzel söylemiş.

Başka birisi de, “İyi insan için, verilen bir acının sebebi olmaktan daha ağır bir yük yoktur yeryüzünde” buyurmuş.

Henry David Thoreau, “Hiçbir zaman boşa gitmeyen tek yatırımdır” demiş iyilik için.
Bir din bilgini de iyilik ve kötülüğü inanç açısından ele alarak şöyle buyurmuş: “İyilik kalpte nur, amelde kuvvettir. Kötülük ise, kalpte zulmet, amelde ise zayıflıktır.”

Şimdi iyilik etmek böylesine değerli ve ulvi bir şeyse eğer, neden insanlar hala birbirlerine kötülük edip dururlar. Anlamak mümkün değil sevgili arkadaşlarım.

“Karşılığında kötülük görebileceğinizi hiç düşünmeden, iyilik ediniz” buyurmuş, son halife Hazreti Ali. Ne kadar güzel…

Benjamin Franklin de der ki: “Sana yapılan kötülükleri kuma, iyilikleri ise mermere yaz.” Doğru söz. Deriz ya hep, “Yap bir iyilik at denize, o ki balık bilmezse, belki halik bilir” diye. Yani sen sadece iyiliğe odaklan, karşılığında bana bir kötülük gelir diye düşünme…

Ama her zaman da böyle olmaz işler.
Bazen iyilik yaparsın, tamam bilinmesin de, bir de tepkilere ve olmadık sözlü zulümlere maruz kalırsın üstüne üstlük.

Demiş ya büyük Allah dostu Yunus Emre hazretleri, “İnsan, ettiği iyilik kadar taşlanır… Merhameti kadar dışlanır ve kulluğu kadar da sınanır.” Doğru mu, tabi ki de…

Batılı bir bilge insanı da şöyle der konu hakkında, “Kime ne kadar iyilik yaparsan yap, o senin hep iyilik amacıyla yaptığın kötülüğü konuşur.” Nokta!…

Çok sık karşılaşılır bu gibilerle…
Sen istediğin kadar yardım sevdasıyla hareket et, iyilikle doldur yüreğini, bazıları için bunun hiçbir anlamı olmuyor maalesef… Diyorum ya, bir yapı meselesi…
Kötülükle beslenmişse yaşamı boyunca, o şekilde de hareket edecektir.

Belli ki benzer kaygıları duyan bir değerli kardeşimiz de demiş ki: ”Veda ettim!…
Beni üzenlere ve bana sürekli huzursuzluk verenlere… İkide bir iğneleyip yaralamaya çalışanlara…
Artık hoşça kalın diyorum cümlesine ve diyorum ki onlara, her nerede iseniz orada kalın ve mümkünse de benden uzak olun.” İşte o kadar yani… Hepsi bu…

Ne olur yani iyi bir insan olunsa, kimse için kötülük düşünülmese, iyilik şerbeti içilse… Ama hayır, bazıları için bu bir huy haline gelmiş arkadaşlarım. Huylu huyundan vazgeçmez misali, fıtratlarının gereğini yapar durur onlar. Allah akıl fikir versin diyelim ve başka da bir şey demeyelim.

İranlı büyük şair Şeyh Sadi Şirazi der ki: “Hiç kimsenin senin yanında görünmesine güvenme. Karşına geçmesi için bir adım ve hatta düşman olması için de, bir küçük lafın yetecektir…”

İyilik yapmak bir reklam aracı olmamalı ve onu sağa sola anlatmamalıdır. Ki o zaman yapılan iyiliğin bir hayrı ve bereketi olsun… Değil mi ama…
Bakın, zaten birileri demiş diyeceğini, “Gördüğün iyiliği hiç unutma sakın. Ama senin yaptığın bir iyiliği ise, asla hatırlamamalısın…” İşte anahtar söz bu…

“Bir sürü içindeki kuzu, birbirlerine tıpatıp benzeyen binlerce koyun arasından nasıl ki kendi anasını kolayca buluyorsa, insanların yaptığı iyilik ya da kötülüklerde, aynen onu bulur” diye buyurmuş, büyük feylesof Beydaba… Bumerang gibi yani.

Feridüddin Attar da derler ki: “İyiliğe gücün yetmiyorsa, bari kötülük yapma.” Değil mi ama… Ne güzel bir söz…

Yine içinde ince ince sitem yüklü ve alınması gereken dersler bulunan bir kelam var şimdi de sırada. Buyurunuz: “Biri senin hakkında, sende olmayan bir iyiliği, hem de abartarak söylüyorsa karşı tarafa, bil ki, aynı o kişi başka birine de bu sefer, sende hiç olmayan kötülükleri de söylemekten çekinmeyecektir.. Bundan emin olabilirsin…”

Yapılan iyilikler hiçbir karşılık duymadan ve hiçbir beklenti içinde olunmadan yapılmadır değerli dostlarım.
Yoksa zaten bunun hükmü yoktur.
Allah katında da bir değeri yoktur.

Blaise Pascal şöyle der mevzuya dair: “İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız eğer, asla bundan söz etmemeniz gerekir.”

Bazen de direnci kırılır insanın.
Kimseye iyilik yapası gelmez. İyilik yaptıklarından hep darbe yemişlerdir de, ondandır böyle düşünür olmaları.
“Merhametten ya da iyilikten maraz doğar” denir böylesi haller için.

Sen iyilik etmek istersin de birilerine, ondan da hep kötülük bulursun ya, işte bu sözün çok bilinir ve söylenir olmasının nedeni budur.
Ama yine de iyilikten vazgeçmemek lazımdır. Kim ne derse desin ve kim ne yaparsa yapsın…

Zira iyi olmak, mutlu olmanın da şifresi gibidir adeta.
J. J. Roussesau demiş ki ta asırlar öncesinden: “Her şeyden önce iyi bir insan olunmalı. Ondan sonra, mutlu olunur zaten…” Aynen öyle…

“İyilik, insanları birbirine bağlayan altın bir zincir gibidir adeta” demiş, ünlü yazar Von Goethe… O da çok çok haklı…

Evet, bu güzel ve anlamlı sözle birlikte, biz de bugünkü yazımızı bitirelim izninizle.

Bugün, “Bumerang Serisi” kapsamında, iyilik ve kötülük kavramlarına bir açıklık getirmeye çalıştık.
Hatamız ve yanlışımız olduysa affola…

Serimizin bir başka konusunda yeniden birlikte oluncaya kadar, gönlünüzden yaşama sevinci ve arzusu, yüreğinizden sevgi ve iyilik yapma isteği, bedeninizden sağlık ve afiyet hiç eksik olmasın inşallah.

Hoşça kalın sevgili arkadaşlarım ve değerli dostlarım. Allah’a emanet olun.

 

Benzer Haberler

FIRLA Elektrik fiyatları otomatik olarak artacakmış. Otomatik zamlara alışalım!… *** PAHA...

Yorum 
0

Sabahattin YARAR   Yaşantım boyunca belki de ilk kez bir yazı başlığım hakaret içeriyor....

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KERİMOĞLU EFE, MENTEŞE BEYLİĞİ’NİN ÖNDE GELEN AİLELERİNDEN...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

FIRLA Elektrik fiyatları otomatik olarak artacakmış. Otomatik zamlara alışalım!…...

Hayvanlar Hep Ahırda Tepişmezler!

Sabahattin YARAR   Yaşantım boyunca belki de ilk kez bir yazı başlığım...

Kerimoğlu Efe’nin Öyküsü

Metin MERCİMEK “KERİMOĞLU EFE, MENTEŞE BEYLİĞİ’NİN ÖNDE GELEN...

Akıllı İnsan…

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Allah’ın insana bahşettiği müthiş...

Bumerang Serisi-13

Hasret & Vuslat ya da Özlem-Kavuşma   Mahmut İhsan KANMAZ   “Ertesi...

İslam’a Ters Akımların Ortaya Çıkış...

Uğur KEPEKÇİ   Hz. Osman’ın şehadetinden sonra İmam Ali (a.s.)’a...

SANDIN

Gelince gitmiyor yaşam çilesi, Hülyalara dalıp, nelere yandın? Kirpiğinden...

BEKLEYECEĞİM

Başımda eserken sevdanın yeli Süzülür gözlerden bir hüzün seli Aşkınla...

‘Yılın Ahisi’ seçilen işyeri sahipl...

Kilis Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KESOB) ile Ticaret İl Müdürlüğü...

“Yanıtını merak ettiğim 10 so...

Gazetemiz yazarlarından Mehmet Şenay Taşkent yaptığı açıklama ile Kilis’le...

328 kişi için kura çekilişi yapıldı...

Kilis Milli Eğitim Müdürlüğüne alınacak 250 temizlik işçisi ve 78 özel...

Kilis’e 37 doktor atandı

Kilis Devlet Hastanesine 1 nöroloji doktoru, 2 dâhiliye doktoru diğerleri ise...

Askeri araç devrildi: 16 yaralı

Kilis’te sınırdan kaçak olarak geçerken, yakalanan Suriyelilerin taşındığı...

Covid-19 denetimleri devam ediyor

Kilis Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Covid-19 ile mücadele kapsamında...

84 Suriyeli göçmen yakalandı [ASAYİ...

Kilis’te, Suriye’den Türkiye’ye yasadışı yollarla gelen...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

TEHLİKE 28 kurşun yiyen 55 yaşındaki adam ölmemiş. Allah uzun ömürler...

İstanbul’da Uluslararası Anıt Bir V...

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   Öyle kişiler vardır ki, herkesin hayatında...

Sanat Güneşimiz Zeki Müren ve Sanat...

Metin MERCİMEK   “GÖZLERİNİN İÇİNE BAŞKA HAYAL GİRMESİN BANA...