Dolar 16,8853
Euro 17,8334
Altın 992,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Açık
Kilis
30°C
Açık
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 34°C
Per 34°C

Çağdaşlık Yolunda Neredeyiz?

Çağdaşlık Yolunda Neredeyiz?
A+
A-
18.01.2022
79
ABONE OL

M. Yahya EFE

Sevgili okurlarım, çağdaş insan, düşünceleri tartışmaktan kaçınmayan, ilme ve yeniliklere açık, her şeyi mantıksal bütünlük içerisinde ele alan, önyargılardan uzak bir şekilde dinleyebilen ve okuyan insandır.

Çağdaş toplum olabilmek için yapılması gereken, hür ve bilimsel düşünce gücüne ve geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı bireyler yetiştirmektir.

Atatürk’ün değişim devriminin genel amacı budur. Bunun koşulu da laik bir çağdaş eğitim ve öğretimdir. Ulu Önder Atatürk’ün çağdaş insan ve toplumu nasıl değerlendirdiğini gösteren konuşmaları vardır.

Örneğin, Türk devriminin gerekçesini açıkladığı, Ankara Hukuk Mektebi’nin açılışında yaptığı konuşmasındaki şu satırlar çok önemlidir:

“Türk devrimi nedir? Bu devrim sözcüğünün ilk anda çağrıştırdığı ihtilâl anlamından başka, ondan daha geniş bir dönüşümü ifade etmektedir. Bu günkü devletimizin şekli yüzyıllardan beri gelen eski şekilleri ortadan kaldıran en gelişmiş tarz olmuştur. Milletin varlığını sürdürmek için bireyleri arasında düşündüğü ortak bağ yüzyıllardan beri gelen şekil içeriğini değiştirmiş; yani millet dinsel ve geleneksel bağ yerine Türk milliyeti bağıyla bireylerini toplamıştır. Millet uluslararası genel mücadele alanında yaşam sebebi ve gücü olacak iklim ve araçların ancak çağdaş uygarlıkta bulunabileceğini değişmez gerçek bir ilke olarak benimsemiştir. Özetle Efendiler, millet saydığım dönüşüm ve devrimlerin zorunlu gereği olarak; genel yönetimin ve bütün yasalarının ancak dünyevi ihtiyaçlardan esinlenmesini ve ihtiyaçların değişip gelişmesiyle sürekli değişme gelişmesini temel olan bir yönetim zihniyetini(anlayışını) yaşam nedeni saymıştır”.

O halde “Atatürkçülük” de, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ve çağdaş bir toplum olmak için; Türk toplumunun bütün yaşamında bilimsel düşünce ve yaklaşımları temel bir ilke ve hayat görüşü olarak egemen olmasını sağlamak gerekir. 

Atatürk’e göre Türk toplumu “ilim ve fen” temelleri üzerine kurulacaktır:

Çağdaş topluma ulaşmak için ne yapmak gerekir?

Ülke eğitim sistemimizi düzeltirsek Türkiye’nin sorunu çözülür mü?

Yani sorun bir “eğitim” sorunu mudur?   

Atatürk’ün önderliğinde kurulan “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”nin özelliklerini çağdaş toplumu yaratmanın ön koşulları olarak görmek gerektiğini söyleyebiliriz. 

Ulusalcı, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti anlayışının çağdaş toplumların siyasal sistemlerinin temelinde yer almaya devam ettiğine bakarak bu ilkelere sahip çıkmaya devam etmemiz gerektiği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Çağdaşlık yolunda neredeyiz?

Çağdaş toplumlarla aramızdaki mesafenin aynı kalması bile, bir anlamda geri kalmaktır. Çağdaş toplumlarla arayı giderek kapatmamız gerekir.

Atatürk’ün “Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız. Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız” sözleri, çağdaşlık yolunda bize  öncü olmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.