Çanakkale Zaferimiz ve Şehitler Abidesi Ziyaretim-3

28 Haz 2018 Per 9:42
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet Şenay TAŞKENT

Şehitliği ziyaret edenler arasında farklı bir tespitim de, ziyaretçilerinin tek Türkiye’nin dört bir etrafından değil, çeşitli ülkelerden gelenlerin oluşudur. Adeta bir mahşer kalabalığının varlığına şahit oldum o gün. Acaba sadece bugüne mi özgü, diye düşündüğümde, hemen her gün böyle olduğunu duyunca, bir kez daha Çanakkale Zaferinin önemini anladım.

Yazımın başında da belirttiğim üzere Çanakkale Zaferi, Türk Tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran bir zafer destanıdır. Yine bu zafer, Mustafa Kemal Atatürk’ün parlayan yıldızı ile Türk Milletine öz benliğini, ulusal kimliğini kazanma ve Kurtuluş Savaşının temelini oluşturması bağlamında önemi büyüktür. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün Kurtuluş Savaşındaki azametine güç veren, kendisinin ve Ulusumuzun Dünya devletleri arasında tanınmasını sağlayan zafer de Çanakkale Zaferidir. Bu zafer için Kahraman Mehmetçiklerimiz sırf bizler gelecekte refah ve bağımsızlık içinde yaşamamız adına canlarını feda etmiş olmaları da bugünkü var oluşumuzun yegâne temeli olduğu göz ardı edilmemelidir. Şimdi bizlere düşen görev de bu dökülen kanlara layık olmaktır.

Tekrar şehitlik ziyaretime dönecek olursam, zamanın su gibi akıp gittiğini akşamın karanlığı çökünce anladım. Bir anda göklere uzanan anıt ışıklandırılmış ve farklı bir tablo ortaya çıkmıştı. Allah’ım bu nasıl bir heybettir, anlatmada zorlanıyorum. Denizin üstüne ay ışığı ile anıtın ışığı serenat yapar gibiydiler. Hayranlığınızı isteseniz de saklayamıyorsunuz.

taskent çanakkale1

Ayrılık zamanın geldiğini fark edince, adeta yüreğimi orada bırakmış gibi hissettiğimi de özellikle belirtmek isterim.

Dönüşe geçtiğimde bu kez son durak olan ve “Çanakkale Geçilmez!” sözünü söyleten o meşhur Seddülbahir Cephesine vardım. Çanakkale Boğazının son noktası olan tepede, savaşta kullanılmış topun bütün haşmetiyle Boğaza seyrini gördüm. Topun hemen yanı başında toprak mühimmat sığınakları hala dip diri bugünlere kadar gelmiş. Geri planda ise mevzi yerlerinin de canlılığını koruduğuna tanık oldum ve bu kez gece savaşlarını sanki yaşar oldum. Velhasıl gezip gördüklerimle ne kadar gururlandığımı ve bu gururu bizlere yaşatanlara olan minnet borcumuzun ödenmez olduğuna kanaat getirerek hüzünlü bir şekilde yeniden Çanakkale’ye dönüyorum.

Ömrüm boyunca unutamayacağım bir gururlu geziyi, kendi kendime “kısmet olursa bir kez daha geleceğim” sözü vererek, gündüz ziyaret ettiğim yerlere mahzun gözlerle bakıp, yeniden hayatın gerçeklerine merhaba demek zorunda kaldım.

Değerli okurlarım, bu denli duygu yüklü bir ziyaret sonrasında sizlerle paylaşmak istediğim son bir detay da aradan 103 yıl gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen daha dün gibi bu zaferi yeniden bizlere yaşatabilen Çanakkale Zaferinin bu gururlu anıtını mutlaka görmeniz gerektiğidir. Hatta görmekle kalmayıp, tıpkı benim yaptığım gibi görmeyenlere anlatıp, onları bilgilendirmek göreviniz olmalıdır. Özellikle gençlerimize ecdatlarımızın bizi gururlandıracak şekilde bırakmış oldukları bu mirasın nasıl elde edildiği konusu anlatılmalıdır, diyorum.

taskent çanakkale2

Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, yaygın bir Çanakkale Türküsü ile birlikteliğimizi burada noktalıyorum.

ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ

Çanakkale içinde aynalı çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı, of, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde bir uzun servi, kimimiz nişanlı, kimimiz evli, o, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde bir kırık testi, analar-babalar ümidi kesti, of, gençliğim eyvah!

Çanakkale elinde toplar kuruldu, vay bizim uşaklar orda vuruldu, of, gençliğim eyvah!

Çanakkale üstünü duman bürüdü, on üçüncü fırka harbe yürüdü, of, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde vurdular beni, ölmeden mezara koydular beni, of, gençliğim eyvah!

Esen kalın…

Benzer Haberler

KAPIŞ Araplar şimdi de Türkiye’ye at almaya geliyormuş. Bazıları da kat almaya!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “GENELDE KIRSAL ALANDA KIŞA HAZIRLIĞI YAPILAN GIDALARDAN BİRİ DE, TURŞUDUR.”...

Yorum 
0

Gülseren FEDAKÂR YALAZA   Bizim bakkal dükkânımız vardı. Babam sabahleyin Hal’e gider;...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KAPIŞ Araplar şimdi de Türkiye’ye at almaya geliyormuş. Bazıları da...

Turşu Kültürü

Metin MERCİMEK “GENELDE KIRSAL ALANDA KIŞA HAZIRLIĞI YAPILAN GIDALARDAN...

Sana Yağı Kutusundan Okul Çantası...

Gülseren FEDAKÂR YALAZA   Bizim bakkal dükkânımız vardı. Babam sabahleyin...

TEZE KİLİS DOLMASI

Kara balcan çıktımı, Karışık dolma edicin. Tüylü acır, heylan kabak,...

GÜN BATIMI

Denizle buluştu güneş, kızıl kızıl son ışıkları, Hüzün kapladı içimi...

Özel güvenlik bölgesi uygulaması so...

Kilis Valiliği’nce başlatılan bazı alanlardaki “özel güvenlik bölgesi”...

İstihdam kurul toplantısı yapıldı...

İl İstihdam Kurulu toplantısı, Kilis Vali Yardımcısı Murat Sarı başkanlığında...

Horozkarası üzüm 5 TL

Kilis’e özgü horozkarası üzüm, 5 TL’den satılmaya başlandı. Tezgâhlardaki...

Kilis’te altı ayda 201 konut el değ...

TÜİK Gaziantep Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada konut...

“Evde Yaşlı Bakım” prot...

Kilis Belediyesi ile İl Sağlık Müdürlüğü işbirliği ile “Evde Yaşlı...

Suriyeli öğrencilerden 15 Temmuz Se...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde düzenlenen ve Diyanet İşleri eski Başkanı...

Öğrencilere kütüphane tanıtımı...

Kilis’te Kur’an Kursu öğrencilerine kütüphane tanıtıldı. Kitap okumanın...

Dondurma ve bebek maması Kilis keçi...

Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Cırnavuk, Kilis...

“Din istismarı ile mücadele” semine...

Diyanet İşleri Başkanlığınca dini, milli ve manevi değerlerimizi istismar...

Halfeti-Şanlıurfa turları devam edi...

Kilis Belediyesinin Kilisli bayanlar için ücretsiz olarak düzenlemiş olduğu...

Elektrik çarpması sonucu ağır yaral...

Kilis’te bir kişi, elektrik çarpması sonucu ağır yaralandı. Şıh Mehmet...

Aramızdan Ayrılanlar

Dursun KARAKUŞ (92) Durdu CIRNAVUK (88) Şaban İMAMOĞLU (68) Necati GÜN (58)...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DİŞ AIDS, diş fırçasıyla da geçiyormuş. Bizim toplum için tehlike yok...