Dolar 18,5818
Euro 18,3741
Altın 1.022,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Açık
Kilis
30°C
Açık
Per 28°C
Cum 25°C
Cts 24°C
Paz 27°C

Çevresine Nur ve Huzur Saçan Düşünür: Mevlana

Çevresine Nur ve Huzur Saçan Düşünür: Mevlana
A+
A-
02.06.2018
169
ABONE OL

Ramazan Düşünceleri:

Çevresine Nur ve Huzur Saçan Düşünür: Mevlana

Metin MERCİMEK

“KÜSMEK VE DARILMAK İÇİN BAHANELER ARAMAK YERİNE, SEVMEK VE SEVİLMEK İÇİN ÇARELER ARAYIN.”
(Büyük Düşünür Hazreti MEVLANA)

1205 yıllarında Anadolu, henüz sükûn ve huzur ülkesi, aynı zamanda bir cazibe merkeziydi. O yıllarda yaşadıkları ülkelerde sıkıntıya düşen birçok Müslümanlar, Anadolu’ya yerleşmek için büyük çaba gösteriyorlardı. Özellikle düşünürler ve bilim adamları, bu göçün gerçekleşmesini çok istiyorlardı. Hatta bunlardan Endülüs’te doğup büyüyen İbn-i Arabi bile, bir gün kendisini her tür fikrin rahatlıkla gelişip serpildiği Anadolu’nun kucağında buldu.
Diğer taraftan Anadolu’ya yerleşenlerden birisi de Mevla’na ve babası Bahattin Veled’dir. Mevlana, babasıyla Anadolu’ya yola çıktıkları sırasında 12-13 yaşlarında olduğu tahmin edilmektedir. Bir rivayete göre, Şam’da Endülüs’ten göç eden İbn-i Arabi, babasının arkasından yürüyen Mevlana’yı görünce, “Bir okyanus, bir denizin arkasından gidiyor” der. Bu söz, baba ve oğulu çok anlamlı ifade eder.
Şiir ve tefekkürleriyle Türk kültürünü asırlardır besleyen Büyük Düşünür Hazreti Mevlana, görülmemiş bir hayal gücü ve inanılmaz ilhamıyla, sadece kendi çağına değil, bu günün bütün insanlığına seslenebilen kudretli bir şair ve düşünürdür. O Peygamber’ler dışında, etkisi kendisi kadar uzun sürmüş ve onun kadar mesajını çağlar ötesine ulaştırabilmiş  başka biri gösterilemez.
Hazreti Mevlana, mesajını insanlara iletebilmek için şiirin gücünü kullanmıştır. Şair olarak hiç şüphesiz Fars edebiyatının zirvedeki isimlerinde biriydi. Oğlu Sultan Veled ve torunu Ulu Arif Çelebi de onu kadar kudretli değillerse de, birçok şiir ortaya koymuşlardır. Bu bakımdan Mevlevi geleneğinde şiir en az musiki kadar önem taşımaktadır.
Anadolu’nun birçok yöresinde, çevresine huzur ve Nur saçan, hatta ilmi değerleri ön plana alan büyük şeyhler ve düşünürler yetişmiştir. Bunlar yaşamımızı renklendiren ve hayatın manasını daha iyi anlamamızı sağlayan zatlardır. Ayrıca, İslam Felsefesi’nin ışığı altında, öylesine tesirli ve manevi havaya sahip olanlar ki, bilgin ve mutasavvıf seviyesine kadar gelmiş, hatta bu seviyeyi aşanlar olmuştur. Böylece Tasavvuf Felsefesi’nde “Allah Aşkı” düşüncesini elde etmişlerdir.
Allah aşkı denince ilk aklımıza gelen insan, Büyük Düşünür Hazreti Mevlana’dır. Hazreti Mevlana, Allah’a karşı duygu ve düşüncelerini öylesine güzel getirmiş ki, Tasavvuf Felsefesi’nde yer alan Allah aşkı düşüncesinin de büyük bir çığır açmıştır.
İşte, İslam Felsefesi ışığı altında gerek ilmi değerlerle, gerek manevi değerlerle çevresine nur  ve huzur saçan Büyük Düşünür Hazreti Mevlana’yı rahmetle anıyor ve “Ramazan Düşünceleri”nin bir başka güzelliğinde yeniden buluşalım diyorum.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.