Dolar 8,6591
Euro 10,1605
Altın 491,27
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Gök Gürültülü
Kilis
28°C
Gök Gürültülü
Cum 27°C
Cts 29°C
Paz 31°C
Pts 32°C

Çoban Kayası

Çoban Kayası
REKLAM ALANI
A+
A-
29.09.2014
122
ABONE OL

Sayın okurlarım;

Zaman zaman elime olayları Kilis’te geçen ilginç hikâyeler geçmektedir. Bunların kaybolmasını istemediğim için sizlerle paylaşmak istedim. Hikâyelerde Kilis’i anlatan anılar, mekânlar, tarihi bilgiler geçmektedir

Şimdi sizlere Fehmi ANLAROĞLU’ndan “BADELİ NAHSEN” adlı hikâyeyi sunuyorum.

Hazreti Ali’nin mancınık kurarak, kendini ve kumandanlarını Ravanda Kalesine atıldığı Gonca Dağı ile ilgili bir efsane daha var. Dilden dile, nesilden nesle gelen bir efsane de şöyle: Çevre köylerden birinin davarlarını otlatan bir çoban,     bir gün elini havaya kaldırarak. Tanrı’ya yalvarır:

“Ulu Allah’ım, buralarda bir damlacık su yok. Davar ve ben, su içmek için çok uzaklara gitmek mecburiyetindeyiz. Gitmesek susuzluktan kırılacağız, kurtar bizi bu sıkıntıdan. Şuracıkta bir pınar kaynat, hem ben içeyim, hem de davarlar. Kanalım suya, susuzluğumuzu giderelim. Sen ne emredersin de olmaz. Ey ulu Allah’ım dileğimi kabul et. Eğer dileğimi kabul edersen, sana bu sürüdeki en iyi koçu kurban edeyim. Duy, işit dileğimi Yarabbi. Bu çoban kulunu kırma Allah’ım…”

Hikmet-i Hüda, o anda çobanın dileği kabul olunur ve oracıkta, Gonca Dağının eteğinde her taraftan sular fışkırmaya başlar. Bunu gören çoban, sevincinden deliye döner. Hemen soyunur, kendini buz gibi suların içine atar. Doya doya yıkanır, kana kana içer ve davarlarına da içirir…

ÇOBAN TAŞ KESİLİR

Ne var ki, dileği kabul olmasına rağmen çoban sözünde durmaz, yani Tanrı’ya vaat ettiği koçu kurban etmez. Güzel koça bir türlü kıyamaz. Tanrı’nın gazabından da korktuğu için bir oyun düşünür. Kirli gömleğinden bir bit tutar ve Tanrı’ya hitaben, “Sana koçu kurban edemedim ama bu biti kurban edebilirim. Bu da benim sırtımın koçu sayılır” der ve biti iki parmağı arasında ezer.

Çobanın bu oyunu Tanrı’ya güç gelir. Bu defa Tanrı’nın lütfu yerine gazabı kendini gösterir ve yahu biraz önce peyda olan pınarlar kurumakla kalmaz fakat aynı zamanda Allah’ı aldatmaya çalışan çoban oracıkta bir anda taş kesilir.

Bu “ibret levhası” olaydan sonra, o taşın adı “Çoban       Kayası” kalır ve Çoban Kayası’nı gören herkes bu efsaneyi dinler köylülerden.

Çoban kayası, arkeolojik önemi olduğu gerekçesiyle        şimdi Gonca Dağı’ndan alınarak Gaziantep Müzesi’ne götürülmüştür.

______________________________________

Dilden Dile, Nesilden Nesile Anadolu Efsaneleri

Cilt:1

Fehmi Anlaroğlu

Onur Yayınları: 1 Ankara, 1 Mart 1968.

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.