Dolar 9,6155
Euro 11,2367
Altın 554,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Az Bulutlu
Kilis
28°C
Az Bulutlu
Paz 27°C
Pts 26°C
Sal 22°C
Çar 23°C

Çocukluk Günlerimde Kış Coşkusu

Çocukluk Günlerimde Kış Coşkusu
A+
A-
14.02.2018
59
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“KIŞ GÜNLERİMİZDE KİLİS’TE, BİR TARAFTA ÇÜKÜNDÜR HAŞLAMASI (ŞEKER PANCARI) İLE BİR TARAFTA ÜZÜM SUCUĞU VE PESTİLLE BESLENDİK. TANDIR (ISINMA SİSTEMİ) BAŞINDA İSE, KAHRAMANLIK HİKÂYELERİNİ DİNLEYEREK VE DE İLK SOSYAL KÜLTÜRÜMÜZÜ ALARAK BÜYÜDÜK.”
Son günlerde gerek yağmura, gerek kar yağışına hasret kaldık. Bir taraftan ekinlerin, bir taraftan barajlarda su seviyesinin hayli düşmesi, yoğun bir kuraklık iklimine neden oldu ve beni de Kilis’in geçmiş kış günlerine götürdü.
Kış kendini tam anlamıyla göstermeye başlayıp, her taraf karla kaplanınca bir başka güzel olurdu Kilis. Bu zaman içinde evlerimizde sobada yanan odunların çıtırdıyan sesleri, doyulmaz bir nağme gibi gelirdi kulaklarımıza. Ayrıca soba üzerinde pişen kestanenin, hem kokusu hem de lezzeti içimizden çıkmazdı. Hele bir de soba üzerinde haşlanmış olan Kilis Leylit’inçükündürünü (şeker pancarını) de büyük bir zevkle yerdik.

Nedendir bilemiyorum, Kilis’te geçen kış günlerimiz bir başka güzel olurdu. Sanki bayram günlerini bekler ya da okula başlar gibi karın yağmasını beklerdik. Kar yağınca, minicik yüreklerimiz heyecanla dolup taşardı. En garip tarafı ise hiç üşüme bilmezdik. Bunun nedenlerinden biri, çok çeletlik (yaramazlık) yapardık. İkincisi ise cebimizden kuru üzüm eksik olmazdı. Çünkü kuru üzüm güç ve enerji verirdi.
Yine Kilis’te kar yağmaya başlayınca, toprak damlı olan evlerimizin akmaması için biriken karlar küreklerle temizlenirdi. Bu işlemi yaparken büyük bir heyecan duyar ve aynı zamanda spor yapmış olurduk. Bu esnada damlardan atılan kar kümeleri, bahçemizi (havuşu) hayli doldurunca, bizlerde bununla kardan adam yapardık.
Karlı günlerde bir de mahalle basmaları vardı. Bu eylem hem zevkli hem de kavgalı geçerdi. Mahalle basmalarına gitmeden önce kar topları biriktirilir ve torbalara doldurulurdu. Omuzlarda taşınan torbalar, hücum esnasında çıkarılır ve karşı tarafa fırlatılırdı. Ancak bu eylem esnasında, kar topunun içine taş konularak hile yoluna gidenler de olurdu.
O yıllarda Kilis evlerinde iki türlü ısınma sistemi vardı. Birincisi ‘Tandır’ veya ‘Kocacık’ denilen ve ayakların ısınmasıyla oluşan sistem, ikincisi ise odunla ısınan sobalardı. Her ikisi de ayrı bir zevk verirdi. Büyüklerimiz, tandır başında kahramanlık hikâyeleri, masallar, destanlar, tarihe mal olmuş yiğit insanların hikâyelerini anlatır ve bizlere ilk sosyal bilgileri aşılarlardı.
Diğer taraftan, dışarıda lapa lapa kar yağarken, sanki anne sevgisinin elleri arasında ısınan bir bebek misali, tek odalı evimizde toplanır, üzüm sucuğu, pestil, nuska eşliğinde sohbet eder, çeşitli oyunlar oynardık. Böylesine bir ortamda öylesine mutlu olurduk ki, okul öncesi eğitimi görmediğimiz halde, ruhsal gelişimimiz kendiliğinden sağlanırdı. Belki de bu ortam doğal bir okul öncesi eğitim gibiydi.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.