Dolar 32,5976
Euro 34,7516
Altın 2.491,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 24°C
Az Bulutlu
Kilis
24°C
Az Bulutlu
Cum 24°C
Cts 22°C
Paz 24°C
Pts 28°C

De Yeri!

De Yeri!
A+
A-
16.08.2021
535
ABONE OL

Adviye ERTEKİN YÜKSEL

İki gündür pek rahatım yoktur. Boğazım ağrıyor, sesim kısık. Kendiliğinden geçecek gibi değil. İskenderun’a indim kızımla. KBB’den randevu almıştık. O arada zaman geçirmek için yengeme uğradık. Yengem yine yusyuvarlak hali ile bizi karşıladı. Yanında iki gelini ve torunu vardı. Bizi görünce:

– Kez kan vericin mi, diye sordu. Ben:

– Yok yenge kulak-boğaz doktoruna geldim, deyince.

– Ehh o zaman bir ekşili mahılta pişirek kele! Lehmacun da var yanında yirik bile.

– Yenge bizim o kadar zamanımız yok saatimiz gelince gideriz.

– Big kele düdüklüde tez pişer nere gidorsunuz? Hep birlikte yeriz.

Kele kez Beyza Tayinin çıkmış taman. Nereye çıktı kele kez?

Kızım:

– Yenge Nergizlik köyüne çıktı tayinim. Güzel bir köy… 15 dakika mesafede İskenderun’a.

– Kele deniz kenarı mı?

– Yok değil yenge dağ tarafında. Nergisi çok güzel bir köy. Denizi uzaktan görüyor. Gelirsiniz inşallah.

– Heee bir gün gelirik. Kele sen her gün gidip geleceksin zahar.

– Evet yenge evden köyün arası 10-15 dakika falan zaten.

– Eyyi anam eyyi. Kurtuldun Kırıkhan’a gidip gelmeden şükür.

Bu arada mercimek yıkanmış, düdüklüde yerini almış, içine atılacak semiz otu ayıklanmış, doğranmıştı.

Benim kız:

– Yenge çorbanın içine sarımsak koy fakat zeytinyağına sarımsak koyma. Ben sevmiyorum.

– Big kele kez kızım bunları nasıl yetiştirirdin. De anam de ele ederdik. Ne edek!

O arada ekşili mahılta pişmiş, nanesi, ekşisi eklenmişti. Sarımsak da eklenince ortalığı güzel bir koku kaplamıştı.

Bu arada yengem kuru soğanla bir piyaz yapmış, yanına biber dikmişti. Lahmacunlar da teflon tavada ısıtılıyordu. Kızım:

– Yenge, annem soğan yemesin. Doktora kokar, dedi.

Yengem:

– Kez kızım karanfil deyi bir şey var kele. Aha genni kaynattım ağzına alır gargara yapar. Kele ne var bunda.

Bana dönerek:

– Kele anam ne bunların hali kele? Bir şey mi öğrettin bunlara sen. Ya hevlevala kele, hamam kapısında kil satsınlar bunlar. En kolay iş… Kele Kilisli olsunlar, öğret kızım öğret adetlerimizi.

Ben:

– Yenge babalarının yemediğini bunlar da yemiyor. Oruk atıştırmalık, ekmek aşı n’eymiş? Simit aşı kuş yemi! Yani senin anlayacağın bunlar iki ara da bir derede böyle işte yenge! Kebap evde pişmez iş olurmuş. Bayramda bizde kebap pişmedi. İkinci günü lokantadan getirtildi öyle yendi. Bu durumda hamam kapısında kil satsam ne olur, satmasam ne olur? Ona da rağbet yok artık şampuan çıktı çıkalı.

Kızım:

– Anne cilt için yaptığımız maskede kullanıyoruz ya! Yeter işte.

Yengem:

– Kilden maske mi yaptınız kele?

Gelin:

– Anne bu ayrı bir maske… Yüzleri güzel olsun diye yapıyorlar. Kırışmasın ve leke varsa gitsin diye.

– Anam big kele ben bunu geç duymamıştım kele! Kez Beyza nasılmış bu maske bir de biz yapak bari. Kele onun için mi parlor yüzün hııı?

Kızım:

– Yenge geniş bir zamanda sana da maske yaparız.

– Ne alıcım sen söyle ben alırım ha!

Gelin:

– Kele anne sen ne edicin bu yaştan sonra?

Yengem:

– Kez Şenel sen işine bak big. Şele benim de yüzüm parlasın sene ne? Şele yüzüm yalp yalp parlasa ne zararı olur. Aynaya bakınca ben de kendimi güzel görüm ne var bunda.

Baktık atışma büyüyecek, “acıktık hadi sofrayı koyalım” dedik.

Yemeklerimizi yedik, karanfilli çay içtik ve biz ayrıldık.

İki gün sonra telefonu çaldı kızımın.

Kızım:

– Tamam yenge kil aldırdın. Daha ne gerek mi diyorsun? Onları ben getiririm. Ne zaman mı bilmiyorum. Annemle konuşur sana dönerim.

– Ne dedin yenge yarın mı?

– Gelin sabahtan hem kıymalı köftemi yaparız?

– Tamam yenge. Sana birazdan dönerim. Dur sen hazırlık yapma hemen.

Kızımla konuşma bitti. Benim telefon çaldı.

Açtım aynen tahminim doğru. Yengemdi. Daha benimle kız konuşmadan bir de beni arıyordu.

– Söyle yenge.

– Kele ben olduğumu nasıl bildin? Yenge adın yazılı numaranın başında…

– Eee neyse gelorsunuz, değil mi?

– Kili ıslamam gerek mi?

– Yenge he ısla biz diğer malzemeleri getiririz.

– Erken gelin haaa! Kıymalı köfte yapıcık. Her elden yaparsak iş tez biter.

Kızım:

– Anne gençken çok mu süslü idi yengem? Ben sende görmedim bu süs işini. Sen hiç makyaj yapmıyorsun. Niye?

– Kızım ben atmadan tutmaya zaman bulamadım. Bir de ben sevmiyorum. Bana yapmacık geliyor.

Neyse biz artık bu işi üslenmiştik. İster istemez gerekenleri hazırladık. İki gün sonra yengeme gideceğiz. Ve bu maskeyi yengeme uygulayacağız. Zira kurtuluş yok. Onun da bir kadın olduğunu göz ardı edemeyiz.

İnşallah bu mecranın da sonunu anlatırım. Nasıl bir killi maske yapacak kızım onu da yazarım.

Güzellikleriniz yaşamınızda da olsun.

Sağlıkla, mutlulukla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.