Dedemin Tandırı

22 Haz 2018 Cum 10:07
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

Terör örgütünün finans kaynakları, Ortadoğu barış sorunları ve seçim arifesinde insanların politik kaygılarının tavan yaptığı şu günlerde gerilen, daralan yüreklerinin, kaygılı bakışlarına, yarı makale, yarı anı türü bu yazımla bir nebzecik gülümseme, hatta kahkaha küçüğü gülme ifadesi eklemek istedim.

Biz, Kilis’in Akcurun Mahallesi’nin başlangıcı olan, taş yapılı, havuşlu, iki tabakalı, duvarlarında kuş penceresi, tazarı, haznası, çıkması, evin altında mağarası bulunan tavanı ağaç direkli, tarihi bir evde doğduk, büyüdük.
Evimiz dört daireden ibaret bir evdi. Daire olarak tasvir ettiğim, bize, amcamlara ve dedemle ninemin ayrı yaşadığı dört ayrı yek gözlü oda.
Bizim ailemiz, anne-baba ve beş çocuk, yedi kişi + amcamlar da yedi kişi + dedem + ninem= 16 kişi bir evde yaşadık. Havuşa açılan tek mutfak, tek banyo ve tek WC. Her gün WC kuyruğu, banyo sırası, annemle yengemin yemeklerini yapmak için didiştikleri tek taş ocaklı mutfakları…
Ninemin mutfağı ayrı, dedemin mutfağı ayrı… Ninemin mutfağından tahta süllümle çıkılan penceresi, tahta cumbalı yatak odası…
Dedemin de odası, içinde tandır bulunan yer odası…
11 yaşıma kadar bu büyük ve içinde 16 kişinin yaşadığı, havuşunda kocaman bir curun, eni 1 metrelik asırlık bir dut ağacı, et ve yemeklerin korkmamasıiçin içine salladıkları lastik kovalı bir kuyusu, kuyunun etrafını çevreleyen erik ve elma ağaçları, hanımeli ve öbek öbek yere sallanan yaseminlerin süslediği ve sekinin tamamını kaplayan kundak kundak koruk salkımlarının sallandığı asmalı havuşlu bu evde yaşadım.
Bu üç aile kendi evinin yemeğini ayrı yapar. Kendi odalarında yemeklerini yer, ancak çay ya da kahve içmek için yaz mevsimi ise geceleri sekide toplanırlar, çay içerler, muhabbet ederler. Kışın da dedemin odasındaki üstü yorgan örtülü yer tandırına ayaklarını sarkıtarak ısınıp sohbet ederlerdi. Dedem; aksakallı, nur yüzlü, yüzü güleç bir ihtiyardı. Ama kalabalığı sevmez, çocuk sesine tahammül edemezdi. Odasına kimsenin gelmesini istemezdi.
Karlı bir kış günüydü. Odun tasarrufu için yine dedemin odasına toplanmış ayaklarımızı tandıra sallamıştık. İki ablam, iki kuzenim ben ve dedem ayaklarımızı tandırın altına girdik, yorganı yarı belimize çektik.
Ben öğretmenimin müsameremizde okumam için verdiği şiiri ezberliyorum, ablam kuzenlerime gördüğü bir filmi anlatıyor. Kızlar kahkaha atınca dedem tandırın içinde ayakları ile ablamın ayaklarına bastırarak ablamın ayağını ateşe bastırıyor… Daha ablam can havliyle bağırmadan önce dedem bağırıyor: “LAN ŞU AYAK KİMİN? LAN ŞU AYAK YANORRRR!…”
Ardından ablam can havliyle bas bas bağırarak ayağını hızla çekiyor.

- Uy ayağımmm… Yandım anam! Yandımmmm!!!

Herkes suçu birbirinin üstüne atıyor.
Bir tartışma, bir kavga. yok ayağımı sen yaktın, yok ben yakmadım…
Dedem bıyık altından kıs kıs gülüyor…
- Ulan erzikırıklar!… Şu sıcak yerde billokma kızınordunguz… Başım beynim getti! Sizi rahatlık mı depor? Yallah bakım alayıngız da evinize kaçın gedin yallah!!! Ayağımın altında üzüm, herkeş evine düzüm düzüm!…
Ablam tek ayak üstünde seke seke ağlayarak eve gitti…
Ötekiler de anında fırladı evlerine dağıldılar…

 

YARIN: DEDEMİN SUMMAKLI, NENEMİN KORUK SUYULU DOLMASI.

 

Sözlük:

Havuş: Evin bahçesi.
Curun: İçinde üzüm, domates vb. suyunu çıkartmak için yapılmış taş havuz.
Tazar: Taş yapılı duvara monte edilmiş bir nevi sehpa.
Çıkma: Dubleks ev gibi yukarı oda.
Hazna: Odanın içinde kiler görevini gören küçük oda.

 

Benzer Haberler

ELBİSE Sibel Can, sahneye 20 bin dolarlık kıyafetle çıkmış. Defile var zannetmiştir! *** EĞİTİM...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK   “İNSAN, BİLGİYİ ÜRETEN DEĞİL KEŞFEDENDİR, VAR OLANI ORTAYA ÇIKARANDIR....

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, bu dünyada kimse kalmıyor, sırası gelen gidiyor. Toplumumuzun...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ELBİSE Sibel Can, sahneye 20 bin dolarlık kıyafetle çıkmış. Defile var...

Antik Çağda Eğitim ve Öğretim Düşün...

Metin MERCİMEK   “İNSAN, BİLGİYİ ÜRETEN DEĞİL KEŞFEDENDİR,...

Hikmet Çiftçigüzeli’nin Ardından...

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, bu dünyada kimse kalmıyor, sırası...

Yiğit Muhtaç Oldu Kuru Soğana

Ökkeş ASLANTAŞ Kilisli Çiftçi   Çiftçimizin sorunlarını kim dile...

Eğitim-Öğretim-1

Mahmut İ. KANMAZ   “Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl...

GURBET

Rüzgâr beni ilden ile savurdu. Hasretin acısı yaktı, kavurdu. Bütün sevdiklerim...

KIŞ GÜLLERİ

Bu solan bahçede Güz de bitti! Sararan yapraklar toprağa karıştı, çürüdü…...

Kilis Polisi’nden uyuşturucuyla sav...

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele...

Kilis seçim havasına girdi

31 Mart’ta yapılacak olan seçimlere az bir zaman kalmasıyla hava ısınmaya...

İşkur’a girenlerin 5’te dördü kadın...

Kilis’te Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)’a girenlerin 1200’ünü kadınlar...

İple kendini asarak yaşamına son ve...

Kilis’te bir genç evinde kendini iple asarak yaşamına son verdi. Nedim Ökmen...

Kilis’e 296 öğretmen atandı

Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Emin Akkurt, Kilis’e 296 öğretmenin...

İşbirliği protokolü imzalandı

Kilis Anadolu İmam Hatip Lisesi (İHL) Fen ve Sosyal Bilimler Programı Uygulanan...

Hikmet Çiftçigüzeli vefat etti

Gazetemiz yazarlarından M. Cemal Çiftçigüzeli’nin amcası oğlu, M. Yahya...

Güneşi gören ağaçlar çiçek açtı...

Kilis’te mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, meyve...

İHL’nin satranç başarısı

Kilis Anadolu İmam Hatip Lisesi (İHL)Satranç Takımı, Gençlik ve Spor İl...

Kadına karşı şiddet devam ediyor...

Kilis’te 4 ayrı olayda kadınlara karşı şiddet uygulandı. H.Y., hakkında...

Motosikletlerin karıştığı kazalarda...

Kilis’te 2 ayrı trafik kazalarında 4 kişi yaralandı Okçular Mahallesi’nde...