Dedikodu

18 Tem 2017 Sal 9:45
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Metin MERCİMEK
“BAŞKALARINI KÖTÜLEMEK İÇİN YAPILAN DEDİKODULARDAN DUYULAN ZEVK, BAŞKALARINI DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ ÖLÇÜDE KENDİMİZİ YÜKSELTTİĞİMİZİ SANMAKTIR.” (DESCARTES)

Dedikodunun toplum üzerindeki yeri ve önemine geçmeden önce, İstanbul Tophane yokuşunda bulunan dar sokaklardaki evlerden ve sohbetlerden söz etmek istiyorum.
İstanbul Tophane yokuşunda adres sormak için arabamı daracık bir sokağa park ettim. Bu evlerin karşılıklı pencereleri birbirine yakın olması nedeniyle, İstemeyerek de olsa o evlerde oturan bayanların dedikodularına kulak misafiri oldum. Hatta karşılıklı iki pencere arası yapılan dedikodu, diğer pencereden sarkan hanımların da ilgisini çekmiş olmalı ki, onlarda bu sohbete dâhil oldular. Bu arada dikkatimi çeken husus, hanımlar dedikodu yaparken “ayol”, “bir tanem”, “a be”, “şekerim” gibi sözcükleri, dillerinden düşürmeksizin büyük bir şevkle kullandıklarına da şahit oldum.
Dedikodu, başkalarının her türlü eylemlerinde kişisel ve özel konuları hakkında yapılan konuşmalardır. Her ne kadar dedikodu gerçek bir olayı yansıtsa bile, genelde kişiler arasında konuşulduğundan yine de tepki yaratabilir.

Halk arasında çoğu kimseler, “Dedikodu yapmak kötüdür”, “Neden dedikodu yapıyorsun?” gibi tenkitler çok konuşulmakta. Ancak bunlardan bir kısmı farkında olmasa da, bu dedikoduyu kendileri de yapmaktadır.

Dedikoduyu İslam düşüncesi açısından ele aldığımız zaman, Yüce Yaradan “Bazınız bazınızı, arkasından çekiştirmesin” emri ile dedikodu yapmayı yasaklıyor. Ayrıca İslam bilginleri, geçici dünya hayatında kendini farklı konumda görüp başkalarını aşağılaması ve arkalarından çekiştirip dedikodu yapması gerçekten akıl, mantık ve insanlıkla bağdaşmayan bir davranış biçimi olduğunu bildirmektedir.
Bir de dedikoduya psikoloji bilimi açısından baktığımızda, bunun daha farklı olduğunu görürüz. Psikologlara göre dedikodu, bir kişi başkalarını eleştirirken, yargılarken o kişi kendini yüceltmek için kullanmış olduğu bir stratejidir. Yani dedikoducu asıl olarak kendisi için, başkaları üzerinden cümle kurmaktadır. Bunun yanı sıra, şöyle bir görüş de ortaya konulmakta. “Çok önemli bir haberi tesadüfen öğrenen ve bu haberin çok kişiyi etki altında bırakacağını bilen biri, bunu kendine saklayabilir mi?” diye düşünülmekte. Bu görüşte, kuşkusuz hemen hepimiz gibi, önce bunu saklayıp saklamamakla, sonra da kime söyleyeceğimize karar vermekle ilgili sıkıntı yaşayıp sonunda bu sırrı paylaşmamız, yüksek bir olasılık. Bu durumda, dedikodu bir kişilik zaafı olarak değil, toplumsal iletişimde etkili bir mekanizma olarak ortaya çıktığı vurgulanmaktadır.
Ayrıca psikologlar, dedikoducuların toplumsal iletişim konusunda da önemli bir yer aldığını da ileri sürmekteler. Özellikle dedikodu yapamayan kişilerin, dedikoduculardaki toplumsal iletişim becerilerinden yoksun oldukları belirtilmektedir. Hatta dedikodu yapamayanların, başkalarıyla kolay iletişim kuramadıklarını ve topluluklara kolay kolay giremediklerini de ortaya koymaktalar.
Her ne şekilde olursa olsun dedikodu ile ilgili olarak, Büyük Düşünür Descartes’in, “Başkalarını kötülemek için yapılan dedikodulardan duyulan zevk, başkalarını düşündüğümüz ölçüde kendimizi yükselttiğimizi sanmaktır” görüşüne kesinlikle katılıyor ve elden geldiği kadar dedikodudan uzak duralım diyorum.
Hoşça kalın.

Benzer Haberler

DELİK DE Mİ? Dar gelirlinin cebi delinmiş. Zaten delikti de, sonunda delikte mi delindi?!…...

Yorum 
0

Mehmet Şenay TAŞKENT Pek çok Kilisli hemşehrilerimin adeta bir derman kapısı olarak gördüğü...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, İnsanoğlu’nun tutarsızlığından ve günümüzde yarattığı...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DELİK DE Mİ? Dar gelirlinin cebi delinmiş. Zaten delikti de, sonunda delikte...

İstanbul’da Öğrenim Görecek K...

Mehmet Şenay TAŞKENT Pek çok Kilisli hemşehrilerimin adeta bir derman kapısı...

Adam Olmak Karakter Meselesi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, İnsanoğlu’nun tutarsızlığından ve...

Şüphe Etmek Düşünmek Midir?

Metin MERCİMEK “DÜŞÜNÜYORUM ÖYLEYSE VARIM.” (Descartes) Dünyada...

GÖÇEN GEÇER

“gel” demiş Yaradan çağırmış bir kez, durmak olur mu ki bekletmekse...

Tekinarslan yemeni esnafının yanınd...

Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan,Sabah Pazarında bulunan yemenici dükkânını...

“Fiyasko zam teklifi”

Türkiye Kamu Sen Kilis İl Temsilcisi Osman Boybeyi, bilindiği gibi Ağustos...

Kilis’te kurbanlık fiyatları belli ...

Kilis’te Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, kurban fiyatları da belli...

Resul Osman mesire alanına tabiat p...

Kilis‘te Resul Osman mesire alanına ceylan ile kekliklerin yaşayacağı...

Üniversitede öğrenci kayıtları başl...

Kilis 7 Aralık Üniversitesinde, 2017 Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonuçlarına...

Karataş Parkı’nda çevre düzenlemesi...

Kilis Belediyesi Park Bahçe Müdürlüğü ekipleri Kilis’i daha yaşanılabilir...

Kilis’te ‘Bayraktar’ ikaz sistemi d...

İl Jandarma Komutanlığı tarafından, ilk olarak Kilis-İslahiye karayolu üzerinde...

Kilis Belediyespor’un rakibi belli ...

İlimizi Bölgesel Amatör Ligi (BAL)’nde temsil eden Kilis Belediyespor’unZiraat...

Kilis’teki kütüphanelerde 44 bin 67...

Kilis İl Halk Kütüphanesi Müdürü Hüseyin Kara, İl’deki kütüphanelerde...

Karacoşkun’dan Vali Sarıfakıoğullar...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun,...

Tıp merkezinde uyuşturucu ve silah ...

9 KİŞİ GÖZALTINDA!   Kilis’teki bir özel tıp merkezine yapılan...

Öncüpınar’da bayramlaşma izni...

2017 yılı Kurban Bayramı döneminde ülkemizde geçici koruma altında bulunan...

Kurban alırken dikkat!

Kilis Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Veteriner Hekim Ahmet...