Dolar 32,2376
Euro 35,0593
Altın 2.508,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 29°C
Az Bulutlu
Kilis
29°C
Az Bulutlu
Cts 31°C
Paz 30°C
Pts 32°C
Sal 32°C

Deprem Korkusu

Deprem Korkusu
A+
A-
26.02.2023
271
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“BİLİNÇLİ VE TEDBİRLİ OLUN. DEPREMİ ÖNLEYEMEZSİNİZ, AMA DEPREMLE BAŞ EDEBİLİRSİNİZ.”                                                   

Korku kavramını ele aldığımız zaman, gelecek korkusu, ölüm korkusu, deprem korkusu, örümcek korkusu, yükseklik korkusu, aşk korkusu, yeterince iyi olmama korkusu, yargılanma korkusu gibi korkuları görürüz. Her insanın bir takım korkuları vardır. Her ne kadar “ben hiç bir şeyden korkmam” diyenler olsa da, onlar o şeylerle karşılaşmış değillerdir. Uzmanlara göre, önemli olan hiç bir şeyden korkmamak değildir. Çünkü bir miktar korku, soğuk havada battaniye gibi bizi korur. Sri Sri Ravi Shankar’ın yorumladığı gibi, ‘ölüm korkusu, yaşamı devam ettirir, hata yapma korkusu doğruyu korur, hastalık korkusu hijyen sağlar, ızdırap korkusu bizi hakkani kılar’ sözleri ile bizlere yol gösterir” diye tanımlanmıştır.

Peki korku nedir? Korku, hastalıksal kuruntuya dayanan aşırı ve ürkütücü, beklenen ya da zihinsel olarak yaratılan bir tehlike karşısındaki duygusal yaşantıdır. Korkuların temeline indiğimiz zaman, kaygı ve endişeyi görmüş oluruz. Kaygı ise kişiliğin yapısında doğal olarak bulunur ve bir nesnesi olmaz. Ancak korku akışında bir nesneye, kişiye, olaya ya da duruma bağlanabilir.

Deprem korkusuna gelince, şiddeti ne olursa olsun her deprem, tüm insanları olumsuz etkileyen ve korkumuzu depreştiren bir zor durumdur. Genelde deprem korkusu, başka başka pek çok fobiden ayrı olarak kişinin kendisinin karşı karşıya kaldığı bir olayla olmayıp, başta ailesi, dost ve akrabalarıyla ortaya çıkan kapsamlı bir korkudur. Burada önde gelen düşünce, daha çok ölmekten ve sevdiklerini kaybetme ihtimalinden ağır bir dehşete kapıldığını gösterir.

Bazı kişilerin depremin vermiş olduğu ağır tahriplere yol açan olaylarda, bir kaç hafta içinde duruma alışıp hayatlarına devam ettiği gözlenmiştir. Ancak bazı kişilerde bu olumsuz duyguların uzun sürdüğü, bu süreç içinde stres bozukluklarına ve travma sonrası stres bozukluğuna yol açabileceği de görülmüştür.
Öncelikle korkularımızı tanımamız gerekiyor. Tam olarak nelerden korkuyoruz ve nelerden korktuğumuzu bilirsek, yolun büyük bir kısmını tamamlamış oluruz. Korku, bilginin olmadığı yerde var olabilir. Buna şöyle bir örnek verebiliriz. Uçağa binme korkusunu ele aldığımız zaman, aslında ölümden korktuğumuz için uçağa binemiyor olmaktayız. Ölümü araştırmaya, hakkında bilgi edinmeye başlamak sözü edilen uçak korkumuzu hafiflettirecektir.

Korkunun kendisine odaklandığımız zaman, korkumuzu daha da büyütürüz. Oysa onu gözlemlersek, bizi ne konuda uyardığını anlamaya odaklanırsak, böylece korkumuz sessizce uzaklaşır gider.
Uzmanlara göre, deprem korkumuzu yenmek için deprem ile ilgili eğitime katılarak bilgi almamız korkulara karşı daha güçlü olmamızı sağlıyor. En önemlisi ise, korkularımızın bastırılmaması, endişeyle ilgili yaşadıklarımızı içimize atmamamız önerilmekte. Hatta elden geldiğince paylaşım ve çözüm yollarını bulmak için yakınlarınızdan çevrenizden manevi destek alınması. Her ne olursa olsun sakin kalmayı, rahatlatıcı müzik dinlemeyi, nefes egzersizleri, gevşeme çalışmaları gibi yararlı yöntemleri de unutmamamız gerektiği bildirilmektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.